10. Hukuk Dairesi 2014/22343 E. , 2014/25284 K. "" Mahkemesi : İstanbul 21. İş Mahkemesi Tarihi : 01.07.2014 No : 2013/67-2014/488 Dava, hak sahibi konumundaki davacıya ödenen ölüm aylıklarının kesilmesine dair Kurum işleminin iptali; birleşen dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamda belirtildiği şekilde asıl davanın kabulüne birleşen davanın, konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Hük…
**10. Hukuk Dairesi 2014/22343 E. , 2014/25284 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : İstanbul 21. İş Mahkemesi Tarihi : 01.07.2014 No : 2013/67-2014/488 Dava, hak sahibi konumundaki davacıya ödenen ölüm aylıklarının kesilmesine dair Kurum işleminin iptali; birleşen dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamda belirtildiği şekilde asıl davanın kabulüne birleşen davanın, konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Hakkında verilen boşanma kararı 13.5.2004 tarihinde kesinleşen davacı T.. Ş..'in yaşamını yitiren sigortalı babası üzerinden hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan ölüm aylığının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle davalı Kurumca gerçekleştirilen işlemle kesildiği, borcun Kuruma ödenmemesi sebebiyle davacı hakkında yersiz ödendiği belirtilen aylıkların tahsili için İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün 2012/21904 sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davacıya tebliği edildiği süresi içerisinde itiraz edilmesiyle sebebiyle takibin durdurulduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda, Mahkemece, Kurum denetim raporu celp için müzerekkere yazıldığı, ancak denetim raporunun dosyaya gönderilmediği, ilçe seçim kurulundan davacıya ait kayıtların getirildiği, elektirik, su ve telefon aboneliklerinin sorulduğu, davacı tanıkları ve kamu tanığı olarak muhtarın beyanlarının alındığı, tanık beyanları göre boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusu gerçekleşmediğinden davanın kabulüne karar verilerek, Kurum işleminin iptaline, birleşen davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece, bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56. maddesinin ikinci fıkrasında, eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıklarının kesileceği, bu kişilere ödenmiş olan tutarların, 96. madde hükümlerine