T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1177-2026/329 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1) DOSYA NO : 2024/1177 Esas KARAR NO : 2026/329 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/07/2024 NUMARASI : 2023/695 Esas-2024/543 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali …
T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1177-2026/329 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1) DOSYA NO : 2024/1177 Esas KARAR NO : 2026/329 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/07/2024 NUMARASI : 2023/695 Esas-2024/543 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 07/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/04/2026 Taraflar arasında yapılan yargılama neticesinde, İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; “..müvekkili şirketin 6" boruların ve dirseklerin 8cm çıplak prefabrik taşyünü ile izole edilmesi ve üzerinden 0.60 mm gofrajlı veya düz alüminyum ile kaplanması işini ve 080 ve (G150 vana ceketi işlerini yaptığını, işbu işler için davalı/borçlu ... Yapı Endüstrisi A.Ş.'ye 28.01.2023 tarihinde 324.500,00 TL tutarlı fatura keşide ettiğini, yine Müvekkili şirketin 6“ boruların 8cm çıplak prefabrik taşyünü ile izole edilmesi ve üzerinden 0.60 mm gofrajlı veya düz alüminyum ile kaplanması işi ve tesisat, kaynak ve montaj işleri bedeli nedeniyle davalıya 21.02.2023 tarihinde 259.600,00 TL tutarlı fatura keşide etmiş olduğunu, davalının anılan faturalar nedeniyle itirazın iptaline konu icra dosyasındaki meblağ kadar borcunu ödememiş olduğunu, taraflarınca müvekkili alacağının tahsili amacıyla Ankara 4. İcra Dairesi 2023/19281 E. Sayılı dosyasıyla ilamsız takibi başlatılmış olduğunu, davalının takibe konu ödeme emrine itiraz ederek takibi durdurmuş olduğunu, itiraz üzerine taraflarınca Arabulucu'ya başvurulduğunu, ancak görüşmeler sonucunda anlaşamama yönünde karşılıklı mutabakata varılmış olduğunu, borçlunun takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibin durmasına ve müvekkili alacağının tahsilini geciktirmiş olması nedeniyle, davalı aleyhine alacağın 9620'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı hükmedilmesi gerektiğini, açıklamalarından da anlaşılacağı üzere müvekkili ile davalı arasında bir alacak-borç ilişkisi olduğunu, davalının müvekkile karşı borçlu durumda olduğunu, bu nedenle davalının haksız itirazının iptali ile dava konusu alacak likit olduğundan İİK m.67 gereğince davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ettikleri beyanla; Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla Davanın kabulüyle, davalının Ankara 4. İcra Müdürlüğü 2023/19281 E. Sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline ve takibin devamına, Asıl alacağın 9620'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi” talep edilmiştir. Davalı vekili; “...davacının, müvekkiline karşı ikame ettiği davanın haklı ve yerinde olmadığını, yasal düzenlemelere ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun üşmediğini, davacının Ankara 4. İcra Müdürlüğü 2023/19281 sayılı dosyası kapsamında müvekkili şirkete karşı icra takibi başlatmış olduğunu, icra takibinde borcun sebebi olarak 259.600,00 TL bedelli ve 21.02.2023 tarihli faturanın gösterilmiş olduğunu, ancak davacı tarafından düzenlenen ve takibe konu edilen 21.02.2023 tarihli faturanın hiçbir dayanağı bulunmadığını ve kabulünün mümkün olmadığını, her ne kadar davacının, müvekkili şirketin bakiye borcunun bulunduğu başlatılmışsa da, müvekkilinin davacıya bakiye bir borcu bulunmaması nedeniyle bahse konu takibe süresinde itiraz edilerek icra takibinin durdurulmuş olduğunu, Müvekkili şirketin Şereflikoçhisar'da bir şantiyede yüklenici sıfatı ile çeşitli imalat işleri yaptığını, Müvekkili şirketçe davacıdan imalat işleri yaptığı Şereflikoçhisar şantiyesinde alt yüklenici olarak boru izolasyonu işlerinin yapılmasına ilişkin olarak teklif talep ettiğini, bu kapsamda davacının 03.11.2022 tarih ve 2022/11/03 referans numaralı teklifi müvekkili şirkete ilettiğini, davacının anılan teklif ile boru izolasyon ve saç kaplama işleri kapsamında; 6" boruların ve 8 cm çıplak prefabrik taşyüi düz alüminyum ile kaplanması, 6" dirseklerin 8 cm çıplak prefabrik taşyünü ile izole edilmesi ve üzerinin 0.60 mm gofrajlı veya düz alüminyum ile kaplanması, vana ceketi 080 Vana ceketi 0150 işlerinin yapımı için toplam 324.500,00 TL fiyat teklifi verdiğini, müvekkilince kabul edilen bu teklif neticesinde yukarıda sayılan işlerin davacı tarafından tamamlanmış olduğunu, işlerin tamamlanmasının ardından, davacının müvekkili şirkete 324.500,00 TL bedelli 28.01.2023 tarihli faturayı düzenlemiş olduğunu, anılan fatura bedelinin müvekkilince davacıya ödenmiş olduğunu, dava dilekçesinde müvekkili şirkete düzenlendiği belirtilen 28.01.2023 tarihli fatura bedelinin davacıya ödendiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığını, ancak davaya konu icra dosyasında borcun dayanağı olarak gösterilen 21.02.2023 tarihli faturanın kabul edilebilirliği bulunmadığını, çünkü 28.01.2023 tarihli fatura bedeli davacıya ödendikten sonra taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona erdiğini ve davacının Şereflikoçhisar şantiye alanında 28.01.2023 tarihli faturaya konu iş kalemleri dışında herhangi bir iş yapmamış olduğunu, le izole edilmesi ve üzere 0.60 mm gofrajlı veya Davacı tarafından sunulan 21.02.2023 tarihli fatura içeriği incelendiğinde de görüleceği üzere, faturada verilen hizmetin "6" boruların ve 8 cm çıplak prefabrik taşyünü ile izole edilmesi ve üzerinin 0.60 mm gofrajlı veya düz alüminyum ile kaplanması" olarak gösterilmiş olduğunu, bu iş kaleminin 28.01.2023 tarihli faturadaki iş kalemi ile birebir aynı olduğunu ve söz konusu hizmet bedelinin Müvekkili şirketçe ödenmiş olduğunu, davacının kötü niyetli olarak tek bir defa hizmet verdiği iş ile ilgili olarak iki ayrı fatura düzenlemiş olduğunu, davacının vermediği hizmet nedeniyle düzenlediği 21.02.2023 tarihli faturanın kabul edilebilirliği bulunmadığını, ayrıca davacının 28.01.2023 tarihli fatura kapsamında Şereflikoçhisar şantiye alanında tamamlanan işlerde eksiklik ve kusurlar (borularda eğrilikler, bağlama noktalarında açık kalan bölümler vb.) bulunduğunu, buna rağmen müvekkili şirketçe 28.01.2023 tarihli fatura bedelinin davacıya eksiksiz ödenmiş olduğunu, davacı tarafından hem kusurlu imalat yapıldığını, hem de aynı işle ilgili olarak iki ayrı fatura düzenlenmiş olduğunu, bu hususun davacının kötü niyetli olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek ihtirazi kaydıyla, davacının dilekçesinde ne 28.01.2023 tarihli fatura ile ne de 21.02.2023 tarihli fatura ile ilgili herhangi bir teklif veya sözleşme sunulmamış olduğunu, faturaların hizmetlerin verildiği hususunun ispatlanamadığı belirtildikten sonra Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 09.12.2019 tarih ve 2019/3111 E., 2019/7939 K. Sayılı Kararı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 05.05.2005 tarih ve 2004/7832 E., 2005/4738 K. sayılı Kararına göre davacının faturalara konu hizmetin veriliğini ispatlamak zorunda olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafından düzenlenmiş faturalardaki işin yapıldığı/hizmetin verildiğine ilişkin ispat yükünün davacıda olduğunu, ancak davacının bu hizmetlerin verildiğine ilişkin hiçbir açıklamada bulunmamış olduğunu, davacının sadece dayanaksız olarak kestiği ve kabul edilebilirliği bulunmayan fatura bedelinin müvekkilince ödenmediğini iddia etmiş olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişki 28.01.2023 tarihli fatura kapsamındaki işler ile sınırlı olduğunu ve bu fatura bedelinin Müvekkilince ödenmiş olduğunu, davacının bir kez verdiği iş ile iki kez fatura düzenlemiş olması nedeniyle, davacının müvekkili şirket aleyhine başlattığı icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının hizmet verildiğini ispat etmeden, hatalı şekilde ikinci defa kestiği fatura ile ilgili olarak herhangi bir talepte bulunabilmesinin mümkün olmadığını, açıkladıkları sebeplerle davacının müvekkili şirket aleyhine başlattığı icra takibinin kötü niyetli olması nedeniyle davacı aleyhine 9620'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettikleri beyanla; Haklı ve yerinde olmayan, yasal koşulları bulunmayan davanın reddine, Kötü niyetle icra takibi başlatan davacı aleyhine 9620'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesi” talep edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; 24/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı ve davalı şirket 2022 ve 2023 ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin/defter beratlarının VUK belirlenen süre içinde yerine getirilmiş olduğu, ticari defterlerin (Davacı ve Davalı) şirketler lehine delil niteliği taşıyacağı, Davacı Şirketin, takip tarihi itibariyle Davalı şirketten 100.000,00 TL alacaklı gözüktüğü, Davalının takibe itirazın iptali, takibin devamı ve Davacı icra inkâr tazminatı talebinin mahkemenin takdirlerinde olduğunun belirtildiği, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu sonucuna varılan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; takibe konulan faturanın dayanağı olmadığını, davacının yapılan iş için 324.500,00 TL fiyat teklif ettiğini ve bu miktarda fatura kestiğini, fatura bedelinin ödendiğini, bunun dışında bir iş yapılmadığını, aynı işle ilgili ikinci faturanın kesildiğini, işin eksik ve ayıplı yapıldığını, faturaya 8 gün içinde itiraz edilmemesinin, fatura içeriğinin kabul edildiği anlamına gelmeyeceğini, işin yapıldığını davacının kanıtlaması gerektiğini, dava konusu fatura ile ilgili teklif veya sözleşme sunulmadığını, Yargıtay 15.ve 11.Hukuk Dairelerinin emsal kararlarının mevcut olduğunu, raporun eksik ve hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden alınması gereken 7.111,44 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 1.800,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.311,44 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına, artan avansların yatıran taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 07/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ✍e-imzalıdır Üye ✍e-imzalıdır Üye ✍e-imzalıdır Katip ✍e-imzalıdır