Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11516 E. , 2024/3572 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/11516 Karar No : 2024/3572 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ...Bakanlığı (E-Tebligat) VEKİLİ :... DAVANIN KONUSU : Erzurum İli, Tortum İlçesinde bulunan "Bağbaşı Regülatörü ve HES" tesisinde aylara göre bırakılması taahhüt edilen can suyu ile tarımsal sulama suyunun eksik bırakıldığı günlerin belirlenerek, bu günler için idari yaptırım uygulanması isteğiyle yapıl…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11516 E. , 2024/3572 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/11516 Karar No : 2024/3572 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ...Bakanlığı (E-Tebligat) VEKİLİ :... DAVANIN KONUSU : Erzurum İli, Tortum İlçesinde bulunan "Bağbaşı Regülatörü ve HES" tesisinde aylara göre bırakılması taahhüt edilen can suyu ile tarımsal sulama suyunun eksik bırakıldığı günlerin belirlenerek, bu günler için idari yaptırım uygulanması isteğiyle yapılan çeşitli tarihlerdeki başvuruların reddine ilişkin bila tarih ve ... sayılı Tarım ve Orman Bakanlığı 13. Bölge Müdürlüğü işleminin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, Erzurum İli, Tortum İlçesinde bulunan "Bağbaşı Regülatörü ve HES" tesisinde aylara göre bırakılması taahhüt edilen can suyunun düşük olduğu günlerin belirlenerek, bu günler için idari yaptırım uygulanması isteğiyle yapılan çeşitli tarihlerdeki Erzurum Valiliği Çevre, Şehircilik ve İl Müdürlüğü başvuruların cevapsız bırakıldığı, sonrasında ise davalı idareye gönderildiği, davalı idare tarafından da başvurunun gereğinin yapılmayarak talebin yetkisizlik gerekçesiyle reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, dava konusu işlemin iptali istenilmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının başvuruları ile ilgili dilekçelerin verildiği Tarım ve Orman Bakanlığı 13. Bölge Müdürlüğü tarafından işlem tesisi edilememesinin nedeninin, HES tesislerine uygulanacak idari yaptırımın hangi kurum tarafından uygulanacağı hususunda Genel Müdürlükten görüş beklenilmesinin olduğu, sonrasında tüm başvuruları karşılayacak şekilde dava konusu işlemle, denetimlerin 2013/15 sayılı Genelge uyarıca DSİ 8. Bölge Müdürlüğünün koordinatörlüğünde gizli bir şekilde yapıldığı, cansuyu eksikliği ile beraber biyoçeşitliliğe zarar verildiğinin tespiti halinde ancak davalı idare tarafından idari yaptırım kararının uygulanabildiği yönünde cevap verildiği belirtilerek, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemde aşağıda yer verilen gerekçelerle hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava, Tarım ve Orman Bakanlığı 13. Bölge Müdürlüğünün bila tarih ve 4897103 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır. 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı, bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlamaktır."; 2. maddesinde, "çevre korunması", çevresel değerlerin ve ekolojik dengenin tahribini, bozulmasını ve yok olmasını önlemeye, mevcut bozulmaları gidermeye, çevreyi iyileştirmeye ve geliştirmeye, çevre kirliliğini önlemeye yönelik çalışmaların bütünü; "çevre kirliliği", çevrede meydana gelen ve canlıların sağlığını, çevresel değerleri ve ekolojik dengeyi bozabilecek her türlü olumsuz etki; "doğal varlık", bütün bitki, hayvan, mikroorganizmalar ile bunların yaşama ortamları; "biyolojik çeşitlilik", ekosistemlerin, türlerin, genlerin ve bunlar arasındaki ilişkilerin tamamı şeklinde tanımlanmış; "Çevrenin korunması" başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasında, "Çevrenin korunması amacıyla; a) Doğal çevreyi oluşturan biyolojik çeşitlilik ile bu çeşitliliği barındıran ekosistemin korunması esastır. Biyolojik çeşitliliği koruma ve kullanım esasları, yerel yönetimlerin, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının ve ilgili diğer kuruluşların görüşleri alınarak belirlenir...f) Biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilirliliğinin sağlanması bakımından nesli tehdit veya tehlike altında olanlar ile nadir bitki ve hayvan türlerinin korunması esas olup, mevzuata aykırı biçimde ticarete konu edilmeleri yasaktır." hükmü ile 10. maddesinde, "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." kuralı yer almış; 20. maddesinde idari nitelikteki cezalar sayılmış, (k) bendinde, bu Kanunun 9 uncu maddesinin (a) bendinde belirtilen hususlara aykırı olarak biyolojik çeşitliliği tahrip edenlere, (d) bendi uyarınca ilan edilen Özel Çevre Koruma Bölgeleri için tespit edilen koruma ve kullanma esaslarına aykırı davrananlara ve (e) bendinin ikinci paragrafı uyarınca sulak alanlar için yönetmelikle belirlenen koruma ve kullanım usûl ve esaslarına aykırı davrananlar ile (f) bendinde belirlenen esaslara ve yasaklamalara aykırı davrananlara idarî para cezası verileceği belirtilmiş, "İdari cezalarda yetki" başlıklı 24. maddesinde de, "Bu Kanunda öngörülen idarî yaptırım kararlarını verme yetkisi Bakanlığa aittir. Bu yetki, 12 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca denetim yetkisinin devredildiği kurum ve merciler tarafından da kullanılır. Bu Kanunda öngörülen idarî yaptırım kararları Bakanlık merkez teşkilâtında genel müdürler, taşra teşkilâtında çevre ve şehircilik il müdürlerince verilir..." kuralı yer almıştır. Diğer taraftan dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. Maddesinin (a) bendinde bu Yönetmelikte geçen; "Bakanlık" kelimesinin "Çevre ve Şehircilik Bakanlığını" ifade ettiği belirtilmiş; "Yatırımın izlenmesi ve kontrol edilmesi" başlıklı 18. Maddesinde; " (1) Bakanlık, "ÇED Olumlu" kararı veya "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilen projelerle ilgili olarak, Nihai ÇED Raporu ve/veya “ÇED Gerekli Değildir” kararına esas Proje Tanıtım Dosyasında taahhüt edilen hususların yerine getirilip getirilmediğini izler ve kontrol eder. (2) Bakanlık bu görevi yerine getirirken gerekli görmesi durumunda ilgili kurum/kuruluşlarla işbirliği yapar. (3) Proje sahibi, "ÇED Olumlu" kararını aldıktan sonra yatırımın başlangıç, inşaat dönemine ilişkin izleme raporlarını Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara yaptırmakla, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlar da bu raporları Komisyonca belirlenen periyotlarda, Bakanlığa sunmakla yükümlüdür..." kuralı yer almıştır. 10/07/2018 tarihli ve 30474 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 No.lu Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü" başlıklı 420. Maddesinde, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında, "...a) Milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları, tabiatı koruma alanları ve sulak alanların tespiti, bunlardan Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca tescil edilenlerin korunması, geliştirilmesi, tanıtılması, yönetilmesi, işletilmesi ve işlettirilmesi ile ilgili işleri yürütmek ve denetlemek, b) 9/8/1983 tarihli ve 2873 sayılı Millî Parklar Kanunu ile verilen görevleri yürütmek, c) Yaban hayatı ve kara av kaynakları ile orman içi su kaynakları, dere, göl, gölet ve sulak alanların ve hassas bölgelerin korunması, geliştirilmesi, kara avcılığının düzenlenmesi, av kaynaklarının işletilmesi ve kontrolü ile ilgili her türlü etüt, envanter, planlama, projelendirme, uygulama ve izlemeye ilişkin iş ve işlemleri yapmak veya yaptırmak, bu hizmetlerle ilgili tesisleri kurmak veya kurdurmak, ç) Kara avcılığını düzenleyen mevzuat ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek, d) Uluslararası koruma sözleşmeleri ile belirlenen yörelerdeki koruma ve kullanma esaslarını belirlemek, e) Uluslararası sözleşmeler ile koruma altına alınan bitki ve hayvan türleri ile alanların korunması konusunda tedbirler almak, ilgili kuruluşlarla işbirliği yapmak, f) Hayvanların korunmasına yönelik çalışmaları, ilgili bakanlık, kurum ve kuruluşlar ve sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği içinde yapmak, yaptırmak, bu konuda yürütülen faaliyetleri desteklemek, denetlemek veya denetlenmesini sağlamak, g) Görev alanıyla ilgili olarak bitki ve hayvan türü genetik kaynaklarının muhafazası ve iyileştirilmesi ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek, ğ) Orman ve orman rejimine tabi yerlerde tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanları ile sulak alanları ve benzeri koruma alanlarının tescil ve ilanını yapmak, h) Bakan tarafından verilen diğer görevleri yapmak." sayılmıştır. Dosyanın incelenmesinden, Erzurum ili, Tortum ilçesi, Bağbaşı Mahallesinde bahçe vasfında iki adet taşınmazı bulunan davacı tarafından, aynı yerde bulunan Bağbaşı Regülatörü ve HES projesi ile ilgili olarak AGİ sistemlerinin yanlış kurulduğu, ÇED raporunda taahhüt edilen çevresel akış değerlerinin bırakılmadığı, dere yatağına bırakılan suyun debisinin düşük olması nedeniyle zirai faaliyetinin etkilendiği, ÇED raporunda belirlenen taahhüdüne uyulmaması nedeniyle 2872 sayılı Çevre Kanunu hükümleri uyarınca ilgili şirkete yaptırım uygulanarak gerekli işlemlerin yapılması istemiyle yaptığı başvuruların Erzurum Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün E-2465760 sayılı yazısıyla hidroelektrik santrallerden doğal hayatın devamı için bırakılması taahhüt edilen su miktarının bırakılmaması fiili için, 2872 sayılı çevre Kanununun 20/1-k maddesinin Tarım Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ve taşra teşkilatı tarafından uygulanması gerektiği belirtilerek davacının dilekçelerinin Tarım ve Orman Bakanlığı 13. Bölge Müdürlüğü tarafından değerlendirilmesi ve bilgi verilmesinin istenilmesi üzerine, Tarım ve Orman Bakanlığı 13. Bölge Müdürlüğünün dava konusu işlemi ile düşük olduğu iddia edilen can suyu değerlerinin davacı tarafından nasıl temin edildiği belirtilmediği, aylara göre debimetre verileri dikkate alınarak can suyundaki eksiklikten dolayı HES denetimine ilişkin 2013/15 sayılı Genelgede ceza verilmesine ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı, ÇED kararları kapsamındaki yükümlülükleri yerine getirmeyenlere idari yaptırım uygulanması hususunda yetkili kurumun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olduğunun davacıya bildirildiği anlaşılmaktadır. İncelenen davada, uyuşmazlığın Bağbaşı Regülatörü ve HES projesi ile ilgili olarak AGİ sistemlerinin yanlış kurulduğu, ÇED raporunda anılan hidroelektrik santralinden doğal hayatın devamı için bırakılması taahhüt edilen su miktarının bırakılmadığı, ÇED raporuna uyulmadığı iddialarından kaynaklandığı, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca bu konuda yetkili kurumun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olduğu görüldüğünden dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra üye ...'in dava konusu işlem ile Dairemizin E:2023/11524 sayılı dosyasının konusu olan 2013/15 sayılı Genelge arasında 2577 sayılı Kanun'un 38. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bağlantı bulunmadığı sonucuna varıldığından, davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği yönündeki azlık oyuna karşın, 2013/15 sayılı Genelge hakkında verilecek hükmün dava konusu işlemi etkileyeceği, dolayısıyla iki işlem arasında bağlantı bulunduğu sonucuna varılarak, gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Davacı tarafından, Erzurum İli, Tortum İlçesinde bulunan "Bağbaşı Regülatörü ve HES" tesisinde aylara göre bırakılması taahhüt edilen can suyu ile tarımsal sulama suyunun eksik bırakıldığı günlerin belirlenerek, bu günler için idari yaptırım uygulanması isteğiyle yapılan çeşitli tarihlerdeki Erzurum Valiliği Çevre, Şehircilik ve İl Müdürlüğüne çeşitli tarihlerde yapılan başvuruların değerlendirilmesi amacıyla anılan Kurumun bila tarih ve 2465760 sayılı işlemiyle davalı idareye gönderilmiştir. Davalı idare tarafından yapılan başvuruların değerlendirilmesi neticesinde, bila tarih ve 4897103 sayılı (dava konusu) işlemle denetimlerin 2013/15 sayılı Genelge uyarıca DSİ 8. Bölge Müdürlüğünün koordinatörlüğünde gizli bir şekilde yapıldığı, cansuyu eksikliği ile beraber biyoçeşitliliğe zarar verildiğinin tespiti halinde, ancak davalı idare tarafından idari yaptırım kararının uygulanabildiği yönünde cevap verilmiştir. Bakılan dava, anılan bila tarih ve 4897103 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE : İlgili Mevzuat : 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı, bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlamaktır." hükmüne, 2. maddesinde; "... Çevre korunması: Çevresel değerlerin ve ekolojik dengenin tahribini, bozulmasını ve yok olmasını önlemeye, mevcut bozulmaları gidermeye, çevreyi iyileştirmeye ve geliştirmeye, çevre kirliliğini önlemeye yönelik çalışmaların bütününü, Çevre kirliliği: Çevrede meydana gelen ve canlıların sağlığını, çevresel değerleri ve ekolojik dengeyi bozabilecek her türlü olumsuz etkiyi, ... Doğal varlık: Bütün bitki, hayvan, mikroorganizmalar ile bunların yaşama ortamlarını, ... Biyolojik çeşitlilik: Ekosistemlerin, türlerin, genlerin ve bunlar arasındaki ilişkilerin tamamını, ... ifade eder." olarak tanımlanmış, 9. maddesinde; "Çevrenin korunması amacıyla; a) Doğal çevreyi oluşturan biyolojik çeşitlilik ile bu çeşitliliği barındıran ekosistemin korunması esastır. Biyolojik çeşitliliği koruma ve kullanım esasları, yerel yönetimlerin, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının ve ilgili diğer kuruluşların görüşleri alınarak belirlenir. ... f) Biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilirliğinin sağlanması bakımından nesli tehdit veya tehlike altında olanlar ile nadir bitki ve hayvan türlerinin korunması esas olup, mevzuata aykırı biçimde ticarete konu edilmeleri yasaktır. ..." hükmüne, 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. ..." hükmüne, 20. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinde; "Bu Kanunun 9 uncu maddesinin (a) bendinde belirtilen hususlara aykırı olarak biyolojik çeşitliliği tahrip edenlere, (d) bendi uyarınca ilan edilen Özel Çevre Koruma Bölgeleri için tespit edilen koruma ve kullanma esaslarına aykırı davrananlara ve (e) bendinin ikinci paragrafı uyarınca sulak alanlar için yönetmelikle belirlenen koruma ve kullanım usûl ve esaslarına aykırı davrananlar ile (f) bendinde belirlenen esaslara ve yasaklamalara aykırı davrananlara 20.000 Türk Lirası, (e) bendinin birinci paragrafına aykırı davrananlara 100.000 Türk Lirası idarî para cezası verilir." hükmüne, 24. maddesinde de; Bu Kanunda öngörülen idarî yaptırım kararlarını verme yetkisi Bakanlığa aittir. Bu yetki, 12 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca denetim yetkisinin devredildiği kurum ve merciler tarafından da kullanılır. Bu Kanunda öngörülen idarî yaptırım kararları Bakanlık merkez teşkilâtında genel müdürler, taşra teşkilâtında çevre ve şehircilik il müdürlerince verilir. Bu Kanunda öngörülen idarî yaptırım kararlarını verme yetkisi Bakanlığa aittir. Bu yetki, 12 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca denetim yetkisinin devredildiği kurum ve merciler tarafından da kullanılır. Bu Kanunda öngörülen idarî yaptırım kararları Bakanlık merkez teşkilâtında genel müdürler, taşra teşkilâtında çevre ve şehircilik il müdürlerince verilir. ... 20 nci maddenin birinci fıkrasının (k) bendi uyarınca 9 uncu maddenin (a) bendine aykırı olarak biyolojik çeşitliliği tahrip edenler ile (e) bendi uyarınca sulak alanlar için yönetmelikle belirlenen koruma ve kullanım usul ve esaslarına aykırı davrananlara Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından belirlenen usul ve esaslar dahilinde, Tarım ve Orman Bakanlığı merkez teşkilatında Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ve taşra teşkilatı birimleri tarafından idari yaptırım uygulanır ve yapılacak denetimlerle ilgili harcamalarda kullanılmak üzere Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesine gereken ödenek konulur. Bu fıkra hükmü uyarınca uygulanacak idari yaptırımlara karşı açılacak davalar Tarım ve Orman Bakanlığına karşı açılır." hükmüne yer verilmiştir. 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelikte geçen; a) Bakanlık: Çevre ve Şehircilik Bakanlığını, ... ifade eder." olarak tanımlanmış, 18. maddesinde; "(1) (Değişik:RG-8/7/2019-30825 Mükerrer) Bakanlık, "ÇED Olumlu" kararı veya "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilen projelerle ilgili olarak, Nihai ÇED Raporu ve/veya “ÇED Gerekli Değildir” kararına esas Proje Tanıtım Dosyasında taahhüt edilen hususların yerine getirilip getirilmediğini izler ve denetler. (2) Bakanlık bu görevi yerine getirirken gerekli görmesi durumunda ilgili kurum/kuruluşlarla işbirliği yapar. (3) (Mülga fıkra:RG-9/2/2016-29619) (4) Proje sahibi "ÇED Olumlu" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararını aldıktan sonra projede yapılacak bu Yönetmeliğe tabi değişiklikleri Bakanlığa veya Valiliğe bildirmekle yükümlüdür. (5) (Ek:RG-8/7/2019-30825 Mükerrer) ÇED Olumlu Kararı verilen projelerin proje sahibi; komisyonca belirlenen periyotlarda yatırımda kaydedilen gelişmeleri içeren Proje İlerleme Raporu’ nu, Bakanlıkça yeterlik verilen ve söz konusu projenin ÇED Raporu’nun hazırlanmasında görev almayan kurum/kuruluşlara hazırlatarak elektronik sisteme yüklemek ve Bakanlık denetimlerinde sunmakla yükümlüdür. Yükümlülüğün yerine getirilmesine yönelik yöntem Bakanlıkça belirlenir." kuralı yer almıştır. 10/07/2018 tarih ve 30474 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 No.lu Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü" başlıklı 420. maddesinde; "Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır: a) Milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları, tabiatı koruma alanları ve sulak alanların tespiti, bunlardan Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca tescil edilenlerin korunması, geliştirilmesi, tanıtılması, yönetilmesi, işletilmesi ve işlettirilmesi ile ilgili işleri yürütmek ve denetlemek, b) 9/8/1983 tarihli ve 2873 sayılı Millî Parklar Kanunu ile verilen görevleri yürütmek, c) Yaban hayatı ve kara av kaynakları ile orman içi su kaynakları, dere, göl, gölet ve sulak alanların ve hassas bölgelerin korunması, geliştirilmesi, kara avcılığının düzenlenmesi, av kaynaklarının işletilmesi ve kontrolü ile ilgili her türlü etüt, envanter, planlama, projelendirme, uygulama ve izlemeye ilişkin iş ve işlemleri yapmak veya yaptırmak, bu hizmetlerle ilgili tesisleri kurmak veya kurdurmak, ç) Kara avcılığını düzenleyen mevzuat ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek, d) Uluslararası koruma sözleşmeleri ile belirlenen yörelerdeki koruma ve kullanma esaslarını belirlemek, e) Uluslararası sözleşmeler ile koruma altına alınan bitki ve hayvan türleri ile alanların korunması konusunda tedbirler almak, ilgili kuruluşlarla işbirliği yapmak, f) Hayvanların korunmasına yönelik çalışmaları, ilgili bakanlık, kurum ve kuruluşlar ve sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği içinde yapmak, yaptırmak, bu konuda yürütülen faaliyetleri desteklemek, denetlemek veya denetlenmesini sağlamak, g) Görev alanıyla ilgili olarak bitki ve hayvan türü genetik kaynaklarının muhafazası ve iyileştirilmesi ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek, ğ) Orman ve orman rejimine tabi yerlerde tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanları ile sulak alanları ve benzeri koruma alanlarının tescil ve ilanını yapmak, h) Bakan tarafından verilen diğer görevleri yapmak." kuralı yer almıştır. Dava Konusu İşlemin İncelenmesi: Dosyanın incelenmesinden; Erzurum İli, Tortum İlçesi, Bağbaşı Mahallesinde bahçe vasfında taşınmazı bulunan davacı tarafından, aynı yerde bulunan Bağbaşı Regülatörü ve HES projesinin, ÇED raporunda taahhüt edilen can suyu ile tarımsal sulama suyu değerlerinin bırakılmadığı, dere yatağına bırakılan suyun debisinin düşük olması nedeniyle zirai faaliyetinin etkilendiği, ÇED raporunda belirlenen taahhüde uyulmaması nedeniyle 2872 sayılı Çevre Kanunu hükümleri uyarınca ilgili şirkete idari yaptırım uygulanması isteğiyle çeşitli tarihlerde yapılan başvurularla ilgili olarak Erzurum Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle; hidroelektrik santrallerinden doğal hayatın devamı için bırakılması taahhüt edilen su miktarının bırakılmaması fiili için, 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendi uyarınca Tarım Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ve taşra teşkilatı tarafından uygulanması gerektiğinin davacıya bildirildiği, davacının ... tarihli başvurusu ile; Erzurum Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne daha önce yapılan tüm başvuruların Tarım ve Orman Bakanlığı 13. Bölge Müdürlüğünce değerlendirilmesi amacıyla anılan kuruma gönderilmesinin istenilmesi üzerine, Tarım ve Orman Bakanlığı 13. Bölge Müdürlüğünün dava konusu işlemi ile; düşük olduğu iddia edilen can suyu değerlerinin davacı tarafından nasıl temin edildiğinin belirtilmediği, aylara göre debimetre verileri dikkate alınarak can suyundaki eksiklikten dolayı HES denetimine ilişkin 2013/15 sayılı Genelgede ceza verilmesine ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı, ÇED kararları kapsamındaki yükümlülükleri yerine getirmeyenlere idari yaptırım uygulanması hususunda yetkili kurumun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olduğu, cansuyu eksikliği ile beraber biyoçeşitliliğe zarar verildiğinin tespiti halinde ancak davalı idare tarafından idari yaptırım kararının uygulanabildiği yönünde cevap verildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta; Bağbaşı Regülatörü ve HES projesi ile ilgili olarak ÇED raporunda doğal hayatın devamı için bırakılması taahhüt edilen su miktarının bırakılmadığı, dolayısıyla ÇED raporuna uyulmadığı iddialarından kaynaklandığı, 2013/15 sayılı Genelge uyarınca yapılan denetimlerde, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri gereği, ÇED kararı kapsamındaki taahhüdün ihlali durumunda idari yaptırım uygulama yetkisinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına; taahhüdün ihlali aynı zamanda biyolojik çeşitliliğin tahribine neden olması durumunda ise idari yaptırım uygulama yetkisinin Tarım ve Orman Bakanlığı merkez teşkilatında Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ve taşra teşkilatı birimlerine ait olduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davacının başvuruları üzerine, idari yaptırım kararının uygulanmasındaki yetki ve 2013/15 sayılı Genelge uyarınca yapılacak denetim konularıyla ilgili olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davacı tarafından yapılan toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Varsa posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 30/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dosyanın incelenmesinden; Bağbaşı Regülatörü ve HES projesinin, ÇED raporunda taahhüt edilen can suyu ile tarımsal sulama suyu değerlerinin bırakılmadığı, dere yatağına bırakılan suyun debisinin düşük olması nedeniyle zirai faaliyetinin etkilendiği, ÇED raporunda belirlenen taahhüde uyulmaması nedeniyle 2872 sayılı Çevre Kanunu hükümleri uyarınca ilgili şirkete idari yaptırım uygulanması isteğiyle çeşitli tarihlerde yapılan başvurularla ilgili olarak Erzurum Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle; hidroelektrik santrallerinden doğal hayatın devamı için bırakılması taahhüt edilen su miktarının bırakılmaması fiili için, 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendi uyarınca Tarım Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ve taşra teşkilatı tarafından uygulanması gerektiğinin davacıya bildirildiği, davacının ... tarihli başvurusu ile; Erzurum Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne daha önce yapılan tüm başvuruların Tarım ve Orman Bakanlığı 13. Bölge Müdürlüğünce değerlendirilmesi amacıyla anılan kuruma gönderilmesinin istenilmesi sonrasında, Tarım ve Orman Bakanlığı 13. Bölge Müdürlüğünün dava konusu işlemiyle talebin reddedilmesi üzerine, bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta; davacı tarafından dosyaya sunulan 22/03/2023 tarihli ek beyan dilekçesinnde; söz konusu başvuruların davalı idare tarafından yetkisizlik nedeniyle dava konusu işlemle reddedilmesi nedeniyle 17/03/2022 tarihli dilekçe ile, tüm başvuruların ilgili kuruma gönderilmesinin talep edildiği ve davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı işlemiyle talebin kabul edilerek, başvuruların Erzurum Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne iade edildiği, dolayısıyla davanın konusuz kaldığı görülmüştür. Bu itibarla; davacının dava konusu talebinin yerine getirilmesi amacıyla yeni bir işlem tesis edildiği anlaşılmış olup, davanın konusunun kalmadığı sonucuna varıldığından, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyoruz.