10. Hukuk Dairesi 2011/9824 E. , 2012/17737 K. "" Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No :403-121 Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkeme, davalı işyeri yetkilisinin 3/8, kazalının ise 5/8 oranında kusurlu olduğuna ilişkin, ceza yargılamasındaki değerlendirme ve dayanağı olan 24.04.2003 tarihli kusur raporunu esas alarak davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmü, davacı Kurum vekilinin temyiz etmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve…
**10. Hukuk Dairesi 2011/9824 E. , 2012/17737 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No :403-121 Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkeme, davalı işyeri yetkilisinin 3/8, kazalının ise 5/8 oranında kusurlu olduğuna ilişkin, ceza yargılamasındaki değerlendirme ve dayanağı olan 24.04.2003 tarihli kusur raporunu esas alarak davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmü, davacı Kurum vekilinin temyiz etmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-) Ceza Mahkemesi kararlarının Hukuk Mahkemesine (Davasına) etkisi, hukukumuzda Borçlar Kanununun 53. maddesinde (6098 sayılı Kanunun 74. maddesi) düzenlenmiş olup, Hukuk Hakimi Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında esas hukuku bakımından ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir yasağın yaptırımı, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının da, kişi ilişkilerinin Medeni Hukuk alanında düzenlenmesi, özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır. Borçlar Kanununun 53. maddesinde, “Hakim, kusur olup olmadığına, yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için Ceza Hukukunun sorumluluğa ilişkin hükümleri ile bağlı olmadığı gibi, Ceza Mahkemesinde verilen beraat kararı ile de mukayyet değildir. Bundan başka Ceza Mahkemesinin kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarının tayini hususunda dahi Hukuk Hakimini takyit etmez.” hükmü öngörülmüştür. Bu açık hüküm karşısında, Ceza Mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların Hukuk Hakimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır. İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işveren, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanununun 77. maddesinin açık buyruğudur. Davaya konu işkazası sonucu sürekli işgöremezlik kaybına uğrayan sigotalıya yaptığı sosyal sigorta yardımları nedeniyle oluşan Kurum zararından, davalının tazminle sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi; İş Kanunun 77. ve işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğünün öngördüğü önlemlerin işyerinde alınıp alınmadığının saptanması ile mümkün olacaktır. Bu yön ise, başka bir anlatımla, işverenin kusurlu olup olmadığı, varsa kusur oranı, uzman bilirkişiler tarafından düzenlenecek kusur raporu ile tespit edileceği yönü tartışmasızdır. Hal böyle olunca da hukuk yargılamasında İş Kanununun 77. maddesi ile işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğü hükümleri göz önünde tutularak tarafların kusur durumları belirlenmelidir.