Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/6319 E. , 2024/2714 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/6319 Karar No : 2024/2714 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...'nu, temsilen ... Sendikası VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Diyarbakır İli, Kayapınar
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/6319 E. , 2024/2714 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/6319 Karar No : 2024/2714 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...'nu, temsilen ... Sendikası VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Diyarbakır İli, Kayapınar İlçesi ... Anadolu İmam Hatip Lisesinde öğretmen olarak görev yapan davacının, memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşıldığından bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca memuriyetine son verilmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesi, 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 38. maddesi ile Adli Sicil Kanunu'na eklenen 13/A maddesinin birinci fıkrası bir bütün olarak değerlendirildiğinde; kişilerin kasten işlemiş oldukları suçlardan dolayı belli hakları kullanmaktan yasaklı olacağı, bu yasaklar arasında bir kamu görevinin üstlenilmesinden yoksun bırakılmanın da bulunduğu, Türk Ceza Kanunu'na göre bu yasakların, mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürebileceği düzenlenmiş olmakla birlikte, bu konuda özel bir kanun olan 657 sayılı Kanun'un 48/A-5 maddesindeki düzenleme karşısında, kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası alan ya da affa uğramış olsa bile bu maddede sayılan suçlardan hüküm giyenlerin artık hiç bir şekilde memuriyete atanmasının mümkün olmadığı; öte yandan, yasaklanmış hakların iadesine karar verilmesinin, mahkumiyeti ortadan kaldırmamakla birlikte, mahkumiyetten doğan veya mahkûmiyetle birlikte hükmedilen ehliyetsizlikleri ileriye dönük şekilde ortadan kaldıracağı; bununla birlikte, ilgili kişiye bu karar uyarınca doğrudan memuriyete alınma hakkı vermeyip, memuriyete başvurma hakkı sağlayacağı, idarenin ise, ilgilinin açıktan atama niteliğinde olan bu talebini değerlendirirken kadro ve ihtiyaç durumunu gözeterek takdir yetkisini kullanacağı; davacı hakkında, "silahlı terör örgütüne üye olma" suçu nedeniyle ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen...tarih ve E:..., K:... sayılı mahkumiyet kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ...1 tarihli kararıyla ise, yasaklanmış haklarının iade edildiği; bu durumda, davacının kamu görevlerine yeniden alınmasına ilişkin hak yoksunluğunun devam ettiğinin açık olduğu, yasaklanmış hakların iadesine karar verilmesinin, anılan maddede yer alan "Türk Ceza Kanununun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile" ifadesi nedeniyle davacı lehine bir hak vermeyeceği ve davacının yeniden göreve başlatılmasına imkân tanımayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hakkında verilen mahkumiyet kararında hak yoksunluğuna karar verilmediği, memnu haklarının ise iade edildiği, bu nedenle, memnu hakların iadesine ilişkin şartların oluştuğu tarihten itibaren mahkumiyet kararıyla hükmedilen tüm ehliyetsizliklerin ortadan kalktığı, memuriyete atandığı tarihte adli sicil ve adli sicil arşiv kaydının bulunmadığı, davalı idarece sadece adli sicil kaydı istendiğinden, başvurusu esnasında adli sicil kaydını verdiği; dolaysısıyla, önceki mahkumiyet kararını gizlemediği, atama için gerekli KPSS puanı, mezuniyet şartı gibi şartları taşıdığı, mahkumiyetinden sonra herhangi bir yasa dışı eyleminin bulunmadığı, atandıktan yaklaşık 9 yıl sonra işlem tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin hukuka ve usule uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Davacı hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle açılan ceza davasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E.... , K.... sayılı kararıyla 13 yıl, 4 ay mahkûmiyetine karar verilmiş, anılan karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. 2013 yılında başvurusu kabul edilerek öğretmenliğe atanan ve dava konusu işlem tarihinde Diyarbakır İli, Kayapınar İlçesi, ... Anadolu İmam Hatip Lisesinde öğretmen olarak görev yapan davacının, memurluğa alınma şartlarından her hangi birini taşımadığının sonradan anlaşıldığından bahisle Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca memuriyetine son verilmesi üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Genel ve özel şartlar" başlıklı 48. maddesinin birinci fıkrasının "Genel şartları" belirleyen (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde; "Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikap, rüşvet hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkum olmamak", Devlet memurluğuna alınacaklarda aranan şartlar arasında sayılmıştır. Aynı fıkranın "Özel şartları" belirleyen (B) bendinin (2) numaralı alt bendinde; "Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımak" kuralına yer verilmiştir. 657 sayılı Kanun'un "Memurluğun sona ermesi" başlıklı 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise; "Memurluğa alınma şartlarından her hangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan her hangi birini kaybetmesi", Devlet memurluğunu sonra erdiren haller arasında sayılmıştır. Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22/12/1973 tarih ve E:1968/8, K:1973/14 sayılı kararında; idarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hâllerinde süre aranmaksızın kanuna aykırı olarak tesis edilen idari işlemin geri alabileceği ancak sayılan haller haricindeki durumlarda ise idarenin ancak dava açma süresi içinde idari işlemi geri alabileceğine karar verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun yukarıda sözü edilen kararı ile idarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hâllerinde süre aranmaksızın kanuna aykırı olarak tesis edilen idari işlemi geri alabileceği, sayılan haller haricindeki durumlarda ise, idarenin ancak dava açma süresi içinde idari işlemi geri alabileceğine karar verilmiştir. İdari işlemin geri alınabilmesi olanağını tanıyan "açık hata" halinin, herhangi bir inceleme veya araştırmaya gerek duyulmaksızın, yalın ve yüzeysel bir bakışla bile kolayca anlaşılabilecek kadar açık bir yanılgının varlığını ifade ettiği kabul edilmektedir. Her bir somut uyuşmazlıkta sırasıyla; geri alınan işlemin kanuna aykırı olup olmadığı, geri alınan idari işlem kanuna aykırı ise dava açma süresi içinde geri alınıp alınmadığı ve dava açma süresi içinde geri alınmamış ise yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hâllerin bulunup bulunmadığı hususları yönünden değerlendirme yapılması ve buna göre hukuki uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekeceği de açıktır. Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacı hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle hakkında açılan ceza davasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla 13 yıl, 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği; öte yandan, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K... sayılı ek kararıyla davacının yasaklanmış haklarının geri verilmesine karar verildiği; davacı tarafından, 2013 yılı Eylül döneminde öğretmen olarak atanma talebiyle Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğüne ilk atama başvuru formuyla başvurulduğu, başvuru belgelerinin ekinde, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 24/09/2013 tarihli Adli Sicil Kaydı belgesinin de verildiği, Başsavcılıkça, davacı hakkındaki mahkûmiyet kararı 17/03/2014 tarihinde sisteme işlendiğinden, söz konusu belgede, “adli sicil ve arşiv kaydı yoktur” ibaresinin bulunduğu, atanma talebi kabul edilen davacının, işlem tarihinde Diyarbakır İli, Kayapınar İlçesi ... Anadolu İmam Hatip Lisesinde öğretmen olarak görev yaptığı, bir gazete haberi üzerine Diyarbakır Valiliğinin 20/11/2020 tarihli yazısıyla, Milli Eğitim Bakanlığından iddia edilen hususların Bakanlık Maarif Müfettişlerince incelenmesinin istenilmesi üzerine başlatılan soruşturma sonucunda düzenlenen 23/02/2021 tarihli Teftiş Kurulu Raporunda; davacının, öğretmenliğe başvurmadan önce Türk Ceza Kanunu'nun 134. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan kesinleşmiş 13 yıl, 4 ay mahkûmiyetinin olduğu ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Devlet memurluğuna alınma" başlıklı 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde yer alan şartları taşımadığı, atama esnasında ibraz ettiği adli sicil kaydı sahte olmamakla birlikte, gerçek durumu yansıtmadığı, bu nedenle memuriyete atanma işleminde idarenin takdir yetkisini kullandığından bahsedilemeyeceği anlaşıldığından, davacı hakkında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybetmesi" halinde memurluğun sona ereceği hükmünü öngören 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca işlem tesis edilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmesi üzerine, memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşıldığından bahisle Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca memuriyetine son verildiği anlaşılmaktadır. Bakılan uyuşmazlıkta, davacının, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla 13 yıl, 4 ay mahkûmiyetine karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği ve dolayısıyla, atanma başvuru ekinde davalı idareye verdiği Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 24/09/2013 tarihli Adli Sicil Kaydında yer alan, “adli sicil ve arşiv kaydı yoktur” şeklindeki ibarenin gerçeği yansıtmadığını bilebilecek durumda olması nedeniyle, anılan başvurunun kabul edilerek, davacının öğretmenliğe atanmasına ilişkin işlemin, açık hata kapsamında olduğu; dolayısıyla, hukuka aykırı olarak doğan memuriyet statüsü, idarece tesis edilecek bir başka işlem ile her zaman geri alınabileceğinden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda; davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde bulunmamakta ise de, sözü edilen husus, sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmamıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 29/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Genel ve Özel Şartlar" başlıklı 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde; "Türk Ceza Kanunu'nun 53'üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkum olmamak", Devlet memurluğuna alınacaklarda aranan genel şartlar arasında sayılmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Belli Hakları Kullanmaktan Yoksun Bırakılma" başlıklı 53. maddesinde; ''(1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak; a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tâbi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten, (...) yoksun bırakılır. (2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz...." hükmü yer almaktadır. 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'na 06/12/2006 tarih ve 5560 sayılı Kanun'un 38. maddesiyle eklenen "Yasaklanmış hakların geri verilmesi" başlıklı 13/A maddesinde ise; "(1) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir. Bunun için; Türk Ceza Kanununun 53. maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla, a) Mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması, b) Kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması gerekir." hükmüne yer verilmiştir. 5352 sayılı Kanun'a eklenen 13/A maddesinin gerekçesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda belli bir suçu işlemekten dolayı verilen ceza mahkumiyetinin sonucu olarak kişinin "Ömür boyu devam edecek bir hak yoksunluğu" söz konusu olamayacağı için yasaklanmış hakların geri verilmesi (memnu hakların iadesi) müessesesine yer verilerek düzenleme yapıldığı belirtilmiştir. Yasaklanmış hakların geri verilmesi (memnu hakların iadesi), belli bir suç veya cezaya (mahkûmiyete) bağlı olarak gerek Türk Ceza Kanunu’nda, gerekse diğer özel kanunlarda öngörülen çeşitli hak yoksunluklarının (yasaklanmış hakların ve ehliyetsizliklerin) ortadan kaldırılmasını sağlayan hukuki bir durumdur. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararını alan kişi, daha önce hükümlü olduğu hangi haklardan yoksun bırakılmış ise, ileriye (geleceğe) dönük olarak bu hakları yeniden elde etmiş olur. Hakkında verilen bu karar ile daha önceki mahkûmiyet hükmü ortadan kalkmamakta, sadece söz konusu mahkûmiyetin sonucu olarak kaybedilmiş hak yoksunluklarını yeniden elde edilmiş bulunmaktadır. Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacı hakkında Nisan 1999 tarihinde üzerine atılı bulunan ve işlediği öne sürülen suç nedeniyle açılan kamu davasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla, davacı ve katılan diğer sanıklar hakkında verilen mahkumiyet kararının ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bozulması üzerine, anılan mahkemece bozma kararına uyulmayarak ve ilk kararında ısrar edilerek ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının 13 yıl, 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği; davacının başvurusu üzerine Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca 24/09/2013 tarihinde yapılan Adli Sicil kaydı sorgulaması sonucunda ise, "Adli sicil ve arşiv kaydı yoktur" belgesinin verildiği; 05/01/2021 tarihli başvurusu üzerine, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı ek kararıyla "Yasaklanmış (memnu) Hakların Geri Verilmesine" karar verildiği; davacının açıkta iken 2013 yılı Eylül ayı öğretmen atama döneminde yaptığı başvurusu davalı idarece kabul edilerek, 26/09/2013 tarihinde Diyarbakır Kayapınar ... Anadolu İmam Hatip Lisesine Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (aday) öğretmeni olarak atandığı, 26/09/2014 tarihinde de adaylığının kaldırıldığı; bu görevde iken, hakkında yürütülen soruşturma sonucunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemiyle görevine son verildiği anlaşılmaktadır. Bu duruma göre; davacı, kamu görevine (memuriyete) girmeden önce üzerine atılı suç nedeniyle yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesinin, ... Ceza Dairesinin bozma kararına uymayarak ve 17/12/2010 tarihli ilk kararında ısrar ederek verdiği 04/04/2013 tarihli kararıyla 13 yıl, 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmış ve anılan cezanın infazından sonra 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun "Yasaklanmış hakların geri verilmesi" başlıklı 13. maddesi kapsamında, daha önce yargılandığı ve mahkûmiyetine karar verilen ... Ağır Ceza Mahkemesine yaptığı başvurusu sonucunda, anılan mahkemenin ... tarih ve E:... , K:... sayılı ek kararıyla "Yasaklanmış hakların geri verilmesi" kararı verilmiş ve bu karar ile ceza mahkumiyetinden doğan hak ve ehliyetleri geleceğe (ileriye) dönük olarak geri verilmiştir. Anayasal bir güvence olan kişilerin "Kamu görevine girme ve çalışma hakkı" ile belli bir suçtan dolayı "Ömür boyu suçlu ya da yasaklı sayılmama" halleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca hakkında verilen "Adli sicil ve arşiv kaydı yoktur." resmi belgesine dayalı olarak Milli Eğitim Bakanlığına yaptığı başvurusu kabul edilerek Kız Anadolu İmam Hatip Lisesine öğretmen olarak atanmasında, başvuru tarihi itibarıyla hukuken atamaya engel bir durumunun bulunmaması; ayrıca, davacının bu başvurusu sırasında hilesi, hatası ve gerçek dışı bir beyanı bulunmadığı gibi, sahte ve yanıltıcı bilgi ve belgenin de idareye sunulmadığı açıktır. Dairenin çoğunluk kararının gerekçesinde belirtilen ve atıfta bulunulan 22/12/1973 tarih ve E:1968/8, K:1973/14 sayılı Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararında belirtilen "açık hata" halinin bulunmadığı gibi, idarenin resmi ve kabul edilebilir belgelere dayalı bir "yorum" hatasının da bulunmadığı hususları gözetildiğinde, 26/09/2013 tarihinde aday öğretmen olarak (daha sonra asaleten) atandıktan ve bu tarihten itibaren 8 yıldan fazla bir süre geçtikten sonra davalı idarece tesis edilen işlemde hukuka uyarlık, davanın reddine dair karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığından, bozulması gerektiği görüşüyle, temyiz isteminin reddi ile kararın onanmasına ilişkin çoğunluk kararına katılmıyorum.