Başvuru, gözaltında müdafiiyle görüştürülmeme nedeniyle müdafi yardımından faydalanma hakkının, müdafi yokluğunda baskı ve zora dayalı verilen ifadelerin hükme esas alınması nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılaNma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; gözaltında müdafiiyle görüştürülmeme nedeniyle müdafi yardımından faydalanma hakkının, müdafi yokluğunda baskı ve zora dayalı verilen ifadelerin hükme esas alınması nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılaNma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 10/1/2014 tarihinde İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 20/2/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 10/4/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 16/6/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 27/6/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanlarını 9/7/2014 tarihinde ibraz etmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) vasıtasıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, yasa dışı TKP/ML-TİKKO terör örgütüne yönelik soruşturma kapsamında 4/4/2001 tarihinde gözaltına alınmıştır. Başvurucuya 5/4/2001 ile 8/4/2001 tarihleri arasında yer gösterme ve teşhis işlemleri yaptırılmıştır. Başvurucu 8/4/2001 tarihinde terör örgütüne ne şekilde katıldığına, kullandığı kod adlarına, örgütsel yapı içindeki konumuna ve katıldığı öldürme, yaralama, bomba koyma, vergi adı altında para alma ve pankart açma eylemlerine dair kollukta müdafii olmaksızın ifade vermiştir. Başvurucu 9/4/2001 tarihinde Cumhuriyet savcısına verdiği ifadesinde ise kolluktaki ifadesini ve yer gösterme işlemlerini kabul etmemiş, psikolojik baskı altında veya tehditle bu beyanların alındığını ileri sürmüştür. Başvurucu bilinçlenmek amacıyla örgüt yayınlarını takip ettiğini, fakat terör örgütü içinde faaliyet göstermediğini ve önceki ifadelerinde geçen eylemlere katılmadığını söylemiştir. Başvurucu aynı tarihte müdafiinin huzurunda yapılan sorgusunda da kolluk beyanlarında geçen eylemlerde yer almadığını, işkence yapılması, askıya alınması ve boş bir araziye götürülerek silahla tehdit edilmesi sonucunda o şekilde ifade verdiğini belirtmiştir. İstanbul 1 No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesi9/4/2001 tarihinde başvurucunun tutuklanmasına karar vermiştir. İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı 11/4/2001 tarihinde silahlı terör örgütü üyeliğinden ve terör örgütü adına çeşitli eylemlerde bulunmaktan başvurucu ve diğer üç sanık hakkında dava açmıştır. Dava, İstanbul 6 No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesinin E.2001/138 sayılı dosyasına kaydedilmiştir. Başvurucu ve diğer kişiler hakkında açılan diğer bazı davalar da sonraki tarihlerde bu yargılamayla birleştirilmiştir. Birleştirmelerin ardından yargılama, on bir sanığa isnat edilen çok sayıda eylemi kapsar hâle gelmiştir. Başvurucu 22/3/2002 tarihli duruşmada, yedi gün gözaltında kaldığını, bu sürede her türlü baskı ve cebire maruz bırakıldığını, askıya alındığını ve hayalarının burulduğunu, gözleri bağlıyken getirilen kâğıtların kendisine imzalattırıldığını, neleri imzaladığını bilmediğini ileri sürmüştür. Devlet güvenlik mahkemelerinin kapatılmasının ardından yargılamaya nihai olarak (kapatılan) İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde (CMK madde ile görevli) devam edilmiştir. Başvurucu 6/4/2011 tarihinde tahliye edilmiştir. Yargılama süresince 10/8/2001 ile 21/11/2011 tarihleri arasında toplam otuz beş duruşma yapılmış; bu duruşmalarda müşteki, tanık ve mağdurlar dinlenmiş ve bu amaçla yazışmalar yapılmış, başvurucunun cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığına dair Adli Tıp Kurumundan rapor alınmış ve belgeler getirtilmiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 21/11/2011 tarihli ve E.2001/138, K.2011/184 sayılı kararı ile başvurucunun üzerine atılı dokuz adet öldürme, yaralama, bomba koyma ve patlatma, vergilendirme adı altında para alma eylemlerinin sübut bulduğuna hükmetmiştir. Mahkeme, anayasal düzeni bozmaya teşebbüs etme suçundan başvurucunun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiştir. Ağır Ceza Mahkemesi kararını, başvurucunun ve diğer sanıkların kollukta verdikleri ifadelerine, müşteki beyanlarına, olaylara ilişkin tutanaklara ve hazırlanan raporlara dayandırmıştır. Resen de temyize tabi olan karara karşı başvurucu müdafii 22/11/2011 tarihinde haksız ve hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle ve temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talebiyle süre tutum dilekçesi vermiştir. Başvuru formunda gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulduğuna dair herhangi bir açıklama bulunmamaktadır. UYAP'a kayıtlı dosya üzerinde yapılan inceleme ve Mahkemesinden gelen bilgi doğrultusunda 10/10/2013 ve 21/10/2013 tarihlerinde başvurucunun ve müdafiinin Yargıtaya dilekçe sunmuş oldukları anlaşılmıştır. Bu dilekçelerle eksik soruşturmaya dayalı hüküm kurulduğu, tanık ifadeleri arasında çelişki bulunduğu, bazı tanıkların dinlenmediği, hakkındaki suçlamaların ispatlanmadığı gerekçeleriyle kararın bozulması talep edilmiştir. Duruşmalı olarak yapılan ve başvurucu müdafiinin katıldığı temyiz incelemesi sonrasında Yargıtay Ceza Dairesi 10/12/2013 tarihli ve E.2013/4630, K.2013/15327 sayılı ilamı ile kararı başvurucu yönünden onamıştır. Yargıtay ilamı 18/12/2013 tarihinde tefhim edilmiştir. Başvurucu 10/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.