Başvuru, aile bireyleri tarafından kasten yaralanma neticesinde gebeliğin sona ermesine rağmen sorumlular hakkında yapılan şikâyetin etkili bir şekilde soruşturulmayarak kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, aile bireyleri tarafından kasten yaralanma neticesinde gebeliğin sona ermesine rağmen sorumlular hakkında yapılan şikâyetin etkili bir şekilde soruşturulmayarak kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 3/10/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: 1995 doğumlu olan başvurucu, olay tarihinde yaklaşık 3 aylık evli ve 7 haftalık hamile olup eşinin ailesiyle birlikte yaşamaktadır. Eşinin evde olmadığı 1/3/2017 tarihinde, başvurucunun telefonla uzun görüşmesi nedeniyle başvurucu ile başvurucunun eşinin dedesi (1938 doğumlu) arasında tartışma yaşanmıştır. Başvurucunun anlatımına göre tartışma esnasında başvurucuya sinkaflı küfür etmiş, bunun üzerine başvurucu evde bulunan ziynet eşyalarını alarak annesiyle birlikte kendi ailesinin evine gitmek istediği için başvurucuya yumruk atmış, yumruğun etkisiyle başvurucu merdivenlerden yuvarlanarak düşmüştür. Başvurucu ayrıca kayınvalidesi A. tarafından iteklenmiştir. Yaşanan bu olaydan bir gün sonra rahatsızlanarak hastaneye giden başvurucu düşük yaparak bebeğini kaybetmiştir. Beyhekim Devlet Hastanesinde (Hastane) doktor G.G. tarafından düzenlenen 2/3/2017 tarihli -saat 50- epikriz raporunda, başvurucunun "gebelik durumu, bir başka şahıs tarafından darp, vurulma, tepilme, bükülme, ısırılma veya tırmalanma, düşük tehdidi"tanı kodlarıyla tedavisinin yapılmış olduğu belirtilmiştir. Soruşturma dosyasında bulunan, aynı doktor tarafından düzenlenmiş 2/3/2017 tarihli genel adli muayene raporunda; başvurucunun eşinin babaannesi ve dedesi tarafından darbedildiği şikâyetiyle hastaneye başvurduğu belirtilmiş, düşük yaptığı, vücudunda darp ve cebir izi olmadığı gözlemine yer verilmiştir. Başvurucunun şikâyeti üzerine Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmış, başvurucunun eşi , kayınvalidesi A. ve eşinin dedesi şüpheli olarak tespit edilerek bu kişilerin savunmaları alınmıştır. Şüpheliler, üzerilerine atılı suçlamaları kabul etmemiştir. Başvurucunun annesi P.B. olaya tanık olmuştur. P.B. damadının ailesinin kızıyla tartıştığını, kızının kendisiyle gelmek istemesi üzerine eşinin dedesi nin "Altınları vermem." diyerek kızına saldırdığını ve sinkaflı küfür ettiğini, kızının yere düştüğünü, A.nin de kızını silkeleyip ona bağırdığını belirtmiş; olay sonrasında kendi evlerine geldiklerini, ertesi gün kızının rahatsızlanması üzerine Hastaneye gittiklerinde kızının düşük tehlikesi olduğunun söylendiğini ifade etmiştir. Savcılık tarafından başvurucu hakkında alınan sağlık raporları doğrultusunda bilirkişi görüşü talep edilmiş, Adli Tıp Kurumu Konya Adli Tıp Şube Müdürlüğünce (ATK) hazırlanan 17/4/2017 tarihli raporda "tariflenen gebelik kaybının 01/03/2017 tarihli künt travmatik eylemle somut illiyet bağı bulunup bulunmadığı, herhangi bir travmatik eylem olmaksızın spontan abortusların mümkün olup olmadığı" hususlarında düzenlenecek olan ayrıntılı tıbbi raporun temini hâlinde görüş verilebileceği bildirilmiştir. ATK raporu doğrultusunda doktor G.G. tarafından yeniden ayrıntılı rapor hazırlanmış, genel adli muayene raporundaki gözlemler tekrar edilerek başvurucunun yaptığı düşüğün travma veya başka bir nedene bağlı olup olmayacağının tıbben tespit edilemeyeceği bildirilmiştir. Kolluk tarafından yapılan araştırma sonucunda düzenlenen 7/3/2017 tarihli Görgü ve Tespit Tutanağı'nda olay yerinin iki katlı müstakil ev olduğu, birinci kat ile ikinci kat arasında üzerine halı serili merdiven bulunduğu, iddia edilen olaya ilişkin delil veya olay yerini gösteren kamera bulunmadığı belirtilmiştir. 8/3/2012 tarihli ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun uyarınca başvurucunun otuz gün süreyle önlem amaçlı korunmasına karar verilmiştir. Yapılan soruşturma sonunda Savcılıkça 31/5/2017 tarihinde şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"...müştekinin aldırılan doktor raporunda vücudunda herhangi bir darp cebir izine rastlanılmadığının belirtildiği; çocuk düşürme olayı ile ilgili olarak Konya Beyhekim Devlet Hastanesince düzenlenen raporda müştekinin düşük yaptığının tespit edilmiş olup bunun travma ya da başka bir nedene bağlı olup olmadığının tıbben söylenemeyeceğinin belirtildiği, müştekinin vücudunda darp cebir izi olmadığı ve rapor da dikkate alındığında şüphelilerin atılı suçları işlediklerine dair ve dava açmayı gerektirir yeterli delil elde edilemediği..." Savcılık kararına karşı başvurucu tarafından yapılan itiraz, Konya Sulh Ceza Hâkimliği tarafından reddedilmiş; anılan karar başvurucuya 21/9/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 3/10/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.