4. Hukuk Dairesi 2022/13410 E. , 2024/10906 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/756 D.İş- 2022/755 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dav…
**4. Hukuk Dairesi 2022/13410 E. , 2024/10906 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/756 D.İş- 2022/755 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortaladığı ve davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu aracın 27.06.2020 tarihinde sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda tek taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, müvekkilinin kaza nedeniyle bir ay süreyle bakıcıya ihtiyaç duyduğunu, 6 aya kadar geçici iş göremezlik süresinin olduğunu ve sürekli iş göremezlik oranının %17 oranında olduğunu beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 100,00 TL bakıcı, 200,00 TL geçici iş göremezlik ve 700,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; bedel arttırım dilekçesiyle talebini 110.534,33 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, müvekkili tarafından, davacıya davaya konu kaza nedeniyle 01.03.2021 tarihinde 49.522,00 TL ödeme yapılmakla müvekkilinin sorumluluğunun son bulduğunu, davacı tarafça sunulan maluliyet raporunun tedavi evrakları üzerinden hazırlanmış olması nedeniyle hükme esas alınamayacağını, müvekkilinin sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limitleri ile sorumlu olduğunu, kusur durumunun tespiti hususunda bilirkişi raporu alınması gerektiğini, tazminat hesabı için aktüerya bilirkişisinden rapor alınması gerektiğini ve hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1.8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, SGK tarafından yapılan ödemelerin var olması halinde hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkilinin geçici bakıcı gideri, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, temerrüt tarihinin Uyuşmazlık Hakem Heyetine başvuru tarihi olduğunu ve uygulanması gereken faiz türünün ise yasal faiz olduğunu, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 110.534,33 TL'nin 27.10.2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden tahsiline, davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 14.450,76 TL vekalet ücretinin sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sürekli iş göremezlik tazminatı hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve %1,8 teknik faiz ve devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü kullanılması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant hesap yöntemi kullanılarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, müvekkili tarafından davacıya davaya konu kaza nedeniyle 01.03.2021 tarihinde 49.522,00 TL ödeme yapılmakla müvekkilinin sorumluluğunun son bulduğunu, 2021.E.29044 sayılı dosyada ödeme nedeniyle lehlerine karar verildiğini, maluliyet oranının doğru hesaplanmadığını, maluliyet oranının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, davacının emniyet kemeri taktığının belirsiz olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı araçta yolcu olarak yer aldığından hatır taşımasına istinaden indirim yapılması gerektiğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle uğradığı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davalı tarafından yapıldığı beyan olunan ödemenin ödeme tarihi itibariyle yetersiz olduğu ve ödeme tarihinden itibaren 2918 sayılı KTK'nin 111. Maddesi uyarınca iki yıllık hak düşürücü sürenin dolmadığı, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun düzenlenmiş olmasına, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın doğru olmasına, maddi ve manevi menfaatin bulunduğu akrabalar arasındaki ücretsiz taşıma ahlaki bir ödev niteliğinde olduğundan davacı ile davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsünün ifade tutanaklarına göre yakın akraba oldukları ve birlikte akrabalarının cenazesine gittiklerinden taşımanın hatır taşıması niteliğinde olmamasına, uzman bilirkişi raporunun denetime elverişli ve yeterli bulunmasına, davacının emniyet kemeri takmadığının davalı tarafça ispatlanamaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasının doğru olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İtiraz Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3. bendinde yer alan "14.450,76 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "5.100,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,11.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.