10. Hukuk Dairesi 2023/8481 E. , 2023/8222 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasında İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine dair kararına karşı süresi içinde taraf vekillerinin istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine verilen kar…
**10. Hukuk Dairesi 2023/8481 E. , 2023/8222 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasında İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine dair kararına karşı süresi içinde taraf vekillerinin istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyulmayarak önceki kararda direnilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından söz konusu kararın bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davalı kurumun davacı hakkında 5335 sayılı Kanun'a göre davalı Aybel İnş. Şti'deki 24.01.2015- 24.02.2017 tarihleri arasındaki çalışmasına ilişkin olarak 5510 sayılı Kanun'un 96 ıncı maddesi uyarınca ödenmesi istenilmiş, davalı Aybel şirketi söz konusu dönemlerde Sgk'ya işyeri bildirgesinde Özel şirket statüsünde ibaresini kullanarak bildirimden bulunmuş, daha sonra 01.03.2017 tarihinden itibaren ise Özel şirket ibaresine Kamu şirketi olarak değiştirerek bildirmiştir, şirket yetkilileri bildirgelerini daha önce yanlış ve hatalı olarak bildirmelerinden davacının her hangi bir sorumluluğunun bulunmayacağından davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı kurum vekili, davacının çalıştığı dönemlere ait emekli aylıkları kesilerek, fazla ödenen 24.01.2015 - 24.02.2017 tarihleri arası aylıklarının tutarı toplam 27.074,28. TL 5510 sayılı Kanun'un 96/b maddesine göre borç çıkartılmış, konuyla ilgili yapılan işlemler 05.12.2017 tarih 30261 sayılı yönetmelik esaslarına göre mevzuata uygun olarak yapılmış olup iş yerinin kamu statüsünde değerlendirildiğinden açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.06.2019 tarih, E.2018/38 K.2019/310 sayılı kararıyla; "1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.