DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1355 E. , 2024/454 K. T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/1355 Karar No : 2024/454 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … Zeytincilik İmalat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU:…. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava…
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1355 E. , 2024/454 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/1355 Karar No : 2024/454 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … Zeytincilik İmalat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU:…. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, 2010 yılındaki bir kısım zırai ürün alışını borsaya tescil ettirmediğinden ve ilgili dönemde gelir vergisi tevkifatı yapmadığından bahisle re'sen tarh edilen 2010 yılının tüm dönemlerine ait gelir (stopaj) vergileri ile vergilerin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır. Danıştay Dördüncü Dairesinin, cezalı tarhiyatın dayanağı raporların davacıya tebliğ edilmemesinin davacının savunma hakkını kısıtlamadığı, davalı idarece gönderilen savunma dilekçesi ekinde tarhiyatın dayanağı olarak gösterilen raporların bulunduğu dikkate alındığında, davacının ulaşmak istediği halde ulaşamadığını belirttiği bir belgenin veya bilginin olduğundan bahsedilemeyeceğinden uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle verdiği bozma kararına uyarak uyuşmazlığın esasını inceleyen …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı: … Ticaret Borsasının, davacının 2010 yılında 187.526,00 kg zirai ürünü (zeytin) borsa dışında 1.104.956,00 TL'ye sattığı ve bu alım-satımları borsaya tescil ettirmediğinin tespit edildiğine dair … tarih ve … sayılı yazısının davalı idareye gönderilmesi üzerine davacı şirketin 2010 yılı hesap ve işlemleri incelenmiştir. Bu inceleme sonucu davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporu uyarınca, davacı şirketin bir kısım zirai ürün alışlarını borsaya tescil ettirmediği ve tevkifat yapmadığından bahisle vergi ziyaı cezalı tarhiyatların yapıldığı anlaşılmaktadır. Olayda, yalnızca İstanbul Ticaret Borsasının yazdığı yazı ve eki beyannameler esas alınarak matrah belirlenmiş ve yazıda yer alan gayri safi tutarlar üzerinden %4 oranında (ticaret borsalarında tescil ettirilerek satın alınanlar dışında kalanlar için) vergi tevkifatı hesaplanarak tarhiyatlar yapılmıştır. Ancak İstanbul Ticaret Borsasının yazısında davacının 2010 yılında borsa dışında yapmış olduğu satışlar hakkında bilgi verildiği, ilgili yıllardaki zirai ürün alımları hakkında inceleme ve araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. Oysa mevzuat hükümlerine göre, zirai ürünlerin çiftçilerden alınmaları durumunda satın alanların tevfikat yapmak zorunda olduğu, çiftçiler dışındakilerden satın alınması halinde ise ürünü satın alanların, bu ürünlerle ilgili gelir vergisi tevkifatı yapılmadığına kanaat getirirse tevkifat yapmaları gerektiği anlaşılmaktadır. Somut olayda ise, davacının zirai ürün alışlarını kimden (çiftçiden mi diğerlerinden mi) yaptığına dair herhangi bir inceleme yapılmadığı, alımları üzerinden tevkifat yapılıp yapılmadığının araştırılıp söz konusu durumun mükerrer vergilendirmeye sebep olup olmadığına ilişkin de herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadığı anlaşıldığından, eksik incelemeye dayalı dava konusu tarhiyatlarda hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle vergi ve cezaları kaldırmıştır. Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 02/11/2021 tarih ve E:2019/9465, K:2021/5992 sayılı kararı: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun vergi tevkifatı başlığı altında düzenlenen ve olay tarihinde yürürlükte bulunan 94. maddesinin birinci fıkrasının (11) numaralı bendinde, çiftçilerden satın alınan zirai mahsuller ve hizmetler için yapılan ödemelerden, hayvanlar ve bunların mahsulleri ile kara ve su avcılığı mahsulleri için (… sayılı BKK ile; ticaret borsalarında tescil ettirilerek satın alınanlar için %1, bunların dışında kalanlar için %2) ve diğer zirai mahsuller için (… sayılı BKK ile; ticaret borsalarında tescil ettirilerek satın alınan zirai mahsuller için %2, bunların dışında kalanlar için %4) tevkifat yapılacağı düzenlemesine yer verilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Vergi kesenlerin sorumluluğu" başlıklı 11. maddesinin beşinci fıkrasında ise Maliye ve Gümrük Bakanlığının, zirai ürünlerin (işlenmiş olanlar dahil) alım ve satımına aracılık eden kuruluşlar ile ticaret borsalarını bu mahsullerin satın alınması sırasında yapılacak vergi tevkifatından müteselsilen sorumlu tutmaya, söz konusu ürünlerin satışı dolayısıyla yapılacak vergi tevkifatının hangi safhada yapılacağını her bir ürün için ayrı ayrı belirlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır. Bu hükümler çerçevesinde, zirai ürünlerin alım bedelleri üzerinden yapılacak gelir vergisi tevkifatı konusunda uyulacak esasların düzenlendiği 15/09/1990 tarih ve 20636 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 164 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği'nde de, 5590 sayılı Kanun'a göre kurulmuş olan ticaret borsalarında işlem gören zirai ürünlerin tescil ettirilerek çiftçi dışındaki kişi ve kuruluşlardan satın alınması halinde, borsada tescil ettirilerek satın alınan zirai ürünler için satın alanların müteselsil sorumluluğunun bulunmadığı belirtilmiştir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre, zirai ürün satın alanların, söz konusu zirai ürünleri çiftçilerden almaları halinde yaptıkları ödemelerden ticaret borsalarında tescil ettirilmişse %2, tescil ettirilmemişse %4 oranında tevkifat yapmak zorunda oldukları, ticaret borsalarına tescil ettirilen zirai ürünleri çiftçi dışındakilerden satın almaları halinde ise bu ürünler için müteselsilen sorumlu tutulamayacakları açıktır. Davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporu'nda şu tespitlere yer verilmiştir: i. Şirket, işlenmiş zeytin toptan ticareti faaliyeti ile iştigal etmektedir. ii. İstanbul Ticaret Borsasının … tarih ve … sayılı yazısı ile 2010 yılında 187.526,00 kg zirai ürünü (zeytin) borsa dışında 1.104.956,07 TL'ye sattığı ve bu alım-satımları borsaya tescil ettirmediğinin tespit edilmesi üzerine şirketin 2010 yılı hesap ve işlemleri incelenmiştir. iii. Şirketin söz konusu alım-satımlara ilişkin muhtasar beyannamelerinde herhangi bir bildirime, dolayısıyla tevkifat beyanına rastlanmamıştır. iv. Şirket temsilcisine firmanın faaliyet konusu, zirai ürün alım ve satımlarında borsa tescili yaptırılıp yaptırılmadığı ve tutanak ekinde yer verilen borsaya geç tescil ettirilen satışlara ait listede belirtilen zirai ürünlerle ilgili olarak neden stopaj yapılmadığı sorulduğunda, şirket temsilcisi tarafından, şirket hisselerinin ilgili yılda devir alındığı, ticaret borsasına tescil bilgisi ve müşavir yönlendirmesi olmadığından dönemi dışında ancak aynı yıl borsaya geç bildirim yapıldığı, ticaret borsasının ilgili yılda cezalı uygulama yaptığı ve bu cezaların ilgili yılda ödendiği, herhangi bir kasıtlarının bulunmadığı beyan edilmiştir. Söz konusu tespitler değerlendirildiğinde, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca şirketin tescili olmayan alım-satımları nedeniyle %4 oranında gelir vergisi tevkifatı yapması gerektiğinden bahisle dava konusu cezalı tarhiyatların yapıldığı anlaşılmaktadır. Olayda, davacı şirketin 2010 yılında 187.526,00 kg zirai ürünü (zeytin) borsa dışında 1.104.956,07 TL'ye sattığı ve buna ilişkin alımlarını zamanında borsaya tescil ettirmediği sabittir. Dava dilekçesinde alış ve satış faturaları mukayese edildiğinde söz konusu alışların çiftçi dışındaki kişi ve kuruluşlardan yapıldığının anlaşılacağı iddia edilmiş ve Vergi Mahkemesince eksik incelemeye dayandığı gerekçesiyle tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir. Ancak yukarıda yer verilen mevzuat hükmü uyarınca satışı gerçekleştirilen zeytinlerin alımının çiftçi dışında kalan kişi ya da kurumlardan yapıldığı yönündeki iddiasını ispat külfeti üzerine düşen davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu belgeler incelendiğinde, bu belgelerin davacının bu iddiasını ispatlayıcı nitelikte olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, davacının zirai ürünleri çiftçilerden aldığının kabulü ile yaptığı ödemelerden tevkifat yapmak zorunda olduğu dikkate alındığında, davacı hakkında re'sen tarh nedeninin bulunduğu sonucuna varılmıştır. Bu durumda, Vergi Mahkemesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca, davacının çiftçilerden aldığı zirai ürünler karşılığında yaptığı ödeme tutarı (alım bedeli) üzerinden tevkifat yapması gerektiğinden bu bedel araştırılarak ve gerekirse ticaret borsasından kârlılık oranı sorularak, yani matrahın hukuka uygunluğu ve davacının diğer iddiaları yönünden değerlendirme yapılmak suretiyle dava konusu tarhiyat tadil edilerek yeniden bir karar verilmesi gerektmektedir. Daire bu gerekçeyle temyize konu kararı bozmuştur. …Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararı: Vergi Mahkemesi, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Israr kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1-Davalının temyiz isteminin REDDİNE, 2-…. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. X - KARŞI OY: Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.