12. Ceza Dairesi 2021/1354 E. , 2023/6074 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/917 E. 2016/559 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde
**12. Ceza Dairesi 2021/1354 E. , 2023/6074 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/917 E. 2016/559 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İzmir 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli ve 2015/917 Esas, 2016/559 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.01.2021 tarihli ve 2016/381112 sayılı, ret görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdİi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; 1.Sanığın İzmir 42. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/275 Esas sayılı dosyasında ikrarının olduğu ve hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine rağmen, eldeki dosyada suçun sanık tarafından işlenmediğinden bahisle beraat kararı verilmek suretiyle çelişki yaratılmasının yasaya aykırı olduğuna, 2.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü 1."Her ne kadar sanık hakkında 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle Mahkememize kamu davası açılmış ise de, sanığın suç tarihinde suça konu işyerinde çalışmadığı, Haktan Elektronik Ltd. Şti.'nde satış sorumlusu olarak görev yaptığı, dolayısıyla üzerine atılı suçu işlemediği anlaşıldığından sanığın atılı suçtan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraatine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir." denilmektedir. 2. Sanık savunmasında; "Benim İnciraltın'da Casede Garden isimli bir kır düğüm salonum vardı, biz burayı Erdal Düztaşlık ile işletiyorduk, kontrat benim üzerimeydi, 2014 yılının kasım ayı içinde ortağım ile anlaşmazlığımız oldu ve ben Kasım ayı içinde oradan ve ortaklıktan ayrıldım, ben ayrıldıktan sonra diğer ortağım Erdal Düztaşlık kır düğün salonunu yağmurdan korumak amacıyla üzerini branda ile örttürmüş ve etrafına katlanır cam yaptırmış, bu eylemler yapıldığında ben orada çalışmıyordum, oradan ayrılmıştım, ben o tarihte Haktan Elektronik Ltd. Şti'de satış sorumlusu olarak çalışıyordum, buna ilişin SSK kayıtlarım da vardır, olay tarihinde oranın yetkilisi ve sorumlusu Erdal Düztaşlık'tır. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum." demiştir. IV. GEREKÇE 1.Sanık hakkında III. derece doğal sit alanı içerisine 1,50x26 metre ebatlarında, üzeri açılıp kapanabilen, etrafı kısmen katlanır camlı yapı yaptığından bahisle açılan kamu davası kapsamında, sanık hakkında daha önce aynı eylem nedeniyle imar kirliliğine neden olma suçundan kamu davası açıldığı, İzmir 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/275 Esas sayılı dosyasında imar kirliliğine neden olma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 23.06.2015 tarihinde kesinleştiği, iddianame konusu eylemin eldeki davaya konu eylem ile aynı olduğu, eldeki davanın, aynı eylem nedeniyle farklı suç nitelendirmesi yapılarak sanık hakkında açılan ikinci dava olduğu anlaşılmakla, davanın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereğince reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Mahalli Cumhuriyet savcısının 02.08.2016 tarihinde hükmü temyiz ettiği, temyiz süresinin son günü adli tatil dönemine denk geldiğinden ve 5271 sayılı Kanun'un 331 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, adli tatil içinde temyiz süresi işlemeyeceğinden mahalli Cumhuriyet savcısının temyizinin süresinde olduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki "ret" isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli ve 2015/917 Esas, 2016/559 Karar sayılı kararına yönelik mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.12.2023 tarihinde karar verildi.