17. Hukuk Dairesi 2013/415 E. , 2013/5674 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı, müvekkiline ait aracın önce çalındığını, daha sonra da tamamen yanmış şekilde bulunduğunu, kullanı…
**17. Hukuk Dairesi 2013/415 E. , 2013/5674 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı, müvekkiline ait aracın önce çalındığını, daha sonra da tamamen yanmış şekilde bulunduğunu, kullanılamaz hale geldiğini, ihbara rağmen davalının hasarı karşılamadığını belirterek aracın olay tarihindeki 2. El piyasa değerinin belirlenmesini ve şimdilik 8.000 TL.nin olay tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili hasarın ihbar edildiği şekilde meydana gelmediğini, davacının kendi beyanlarına göre aracı park ettiğinde her iki ön camlarınıda 10 cm kadar havalanması için açık bıraktığını aracın 3. anahtarının olaydan çok önce kaybetmesine rağmen bunu ihbar edip kilit sistemini değiştirmediğini, aracın çalınmasına davacının sebebiyet verdiğini, TTK.nin 1293. Maddesi uyarınca gerekli koruma tedbirlerini almadığını, davacı ile yanında bulunan şahsın karakoldaki ifadelerinin kendi içinde ve birbirleri ile çelişkili olduğunu aracın saat 19.00 sıralarında Yozgat'ta park edildiğini, 19.50 de şefaatli ilçesinde kundaklanarak yakılmış halde bulunduğunu sigortalı aracın bu rizikodan önce 18.4.201 tarihinde bir başka kazada hasarlandığını ekspertiz raporuna göre 6.946 TL tutarında hasar tesbit edildiğini bu hasarlar sebebiyle piyasa değerinin düştüğünü hasar miktarının fazla olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 1.400 TL hasar bedelinin kaza tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak davacı sigortalı tarafından davalı ... şirketine karşı açılan maddi tazminat istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK.nin 266. Maddesi gereğince " mahkeme çözümü hukuk veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." Mal sigortaları türünden olan kasko sigorta poliçesinin teminat kapsamını belirleyen A/1 maddesine gre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. Kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler aracın yanması çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan TTK.nin 1282 maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1281 maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değilde sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmetedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı kasko poliçesi genel şartlarının 1.5 maddesi ve TTK.nın 1292/3 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını, ispat külfeti sigortalıya geçer. Sigortacı rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde oluştuğunu aracın sigorta teminatı dışında ve başka şekilde hasarlandığını soyut iddialarla değil somut delillerle kanıtlamalıdır. TTK.nın 1278 maddesine göre sigortacı poliçede aksine hüküm olmadıkça sigorta ettirenin kusurlarından doğan hasarları tazmin ile mükelleftir. Ancak hiç bir halde sigortacı sigorta ettirenin kastından doğan hasarları tazmine mecbur değildir. Görüldüğü üzeri maddede tam kusurdan değil kasıt halinden söz edilmektedir. Bunun yanında kasko sigorta poliçesi Genel Şartlarında da sigortalının kusurlu olması sigortanın konusu dışında bırakılmadığı gib teminat dışı sayılan haller arasında da sayılmamıştır. Somut olayda davacı aracı davalı şirkete 13.4.2010/13.4.2011 vadeli poliçe ile sigortalı olup davaya konu riziko poliçe vadesi içinde 18.9.2010 tarihinde meydana gelmiştir. Davacıya ait araç ...,... kamyonet olup, poliçede 14.000 TL sigorta bedeli karşılığında sigortalanmıştır. Dosya kapsamına sigortalının ve olay anında yanında bulunan davacı tanığı ...'in beyanına göre davacı ile arkadaşı ..., 18.9.2010 tarihinde saati 18.00 sıralarında sigortalı araçla Yerköy'den Yozgat iline gezmeye gitmişler, sigortalı aracı şehir stadyumunun arkasındaki sokağa parkedip havalanması için aracın her iki ön camlarını 10 cm kadar açık bırakmıştır. Aracın 3. anahtarı bu olaydan 4 ay kadar önce kaybetmiş davacı sigortalı bu durumu davalıya bildirmemiştir. Sigortalı ile arkadaşı 1 saat kadar gezdikten sonra aracı bıraktıkları yere geldiklerinde aracın yerinde olmadığı görünce trafik ekipleri tarafından çekildiğini düşünerek karakola gittiklerinde trafik görevlilerince aracın çekilmediğini çalındığını anlamışlardır. Bu sırada karakola aracın Şefaatli tarafında üzerinde yanıcı madde dökülerek yanmış halde bulunduğu bilgisi ulaşmıştır. Aracı yanarak pert olduğundan davacı şimdilik 8.000 TL.nin davalıdan tahsilini talep etmiş, davalı vekili olayın şüpheli olduğunu, davacının gerekli koruma tedbirlerini almadığını, hasarın teminat kapsamında olmadığını savunmuştur. Hasarlı araç davacının uhdesindedir. Sigorta hukukçusu bilirkişi raporunda özetle davacının aracının camlarını açık bırakması, 3. anahtarının kaybolduğunu bildirmemesi ve TTK.nın 1293 maddesinde öngörülen zararı önlemek ve azaltmak için gerekli koruma tedbirlerini almaması nedeniyle %75 oranında ağır kusurlu olduğu aracın piyasa rayicinin 8.000 TL sovtajının 1.600 TL olduğu, 6.400 TL bakiye zarar oluştuğu %75 oranında davacının ağır kusuru nedeniyle indirim yapıldığında 1.600 TL talep edilebileceği belirtilmiş, davacı vekilinin itirazına rağmen hasardan %75 oranında indirim yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kasko sigorta sözleşmelerinde sadece sigortalının kastının varlığı halinde hasar teminat dışında bırakılmıştır. Sigortalının tamamen kusurlu ya da ağır kusurlu olması hasarın teminat dışında kalmasını gerektirmemektedir. Olayda davalı ... sigortalı aracın çalınmasında davacının kastı olduğunu aracın kundaklama sonucu sigortalı tarafından yakıldığını ya da kurgu olduğunu somut delillerle ispatlayamamıştır. Rizikodan sonra hasarın ne şekilde artırıldığı hususuda kanıtlanmamıştır. Davacının bu aşamada zararı önlemek ve azaltma için gerekli koruma tedbirini alacağıda somut olarak belirlenmemiştir. Bu durumda mahkemece davaya konu riziko nedeniyle meydana gelen hasarın tamamının teminat kapsamında kaldığının kabulü ile araç hasarı konusunda uzman bir bilirkişiden davacı aracının olay tarihindeki 2.elpiyasa rayiç değeri ile sovtaj değerinin tesbiti hususunda tüm dosya kapsamına göre önceki bilirkişi raporunun ekspertiz raporunun irdelendiği denetime elverişli gerekçeli, ayrıntılı bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde yanlış değerlendirme ve eksik inceleme sonucu hasar konusunda uzman olmayan ya da ne şekilde uzmanlığı bulunduğu anlaşılmayan sigorta hukukçusu bilirkişiden alınan raporu göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Kabule göre de, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre aracın 8.000 TL piyasa rayiç değerinden 1.600 TL sovtaj bedelinin mahsubu sonucu bulunan 6.400 TL.nin %25 i, 1.600 TL olduğu halde mahkemece 1.400 TL tazminata karar verilmeside isabetli değildir. SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ...'e geri verilmesine 18.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.