Başvurucu, Yargıtay Hukuk Dairesi Başkan ve üyeleri hakkında yaptığı şikâyetin herhangi bir gerekçe gösterilmeden işleme konulmadığını belirterek adil yargılanma hakkının ve hak arama hürriyetinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, Yargıtay Hukuk Dairesi Başkan ve üyeleri hakkında yaptığı şikâyetin herhangi bir gerekçe gösterilmeden işleme konulmadığını belirterek adil yargılanma hakkının ve hak arama hürriyetinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 9/11/2012 tarihinde Karaman Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, 8/4/2013 tarihinde başvurunun karara bağlanması için Bölüm tarafından ilke kararı alınması gerekli görüldüğünden, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru dilekçesindeki ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Yargıtay Birinci Başkanlık Kuruluna (Başkanlık Kurulu) hitaben yazdığı 21/2/2012 tarihli dilekçesi ile Yargıtay Hukuk Dairesi Başkan ve üyeleri hakkında temyiz incelemesi sonucunda verilen 20/9/2010 tarih ve E.2009/16174, K.2010/11690 sayılı; karar düzeltme incelemesi sonucu verilen 5/4/2011 tarih ve E.2010/18844, K.2011/5314 sayılı kararlarda lehine hükmedilmesi gerektiğini iddia ettiği 222,41 TL vekalet ücretini müvekkili lehine hükmederek bağımsızlık, tarafsızlık, doğruluk, tutarlılık, eşitlik, ehliyet ve liyakat ilkelerine aykırı hareket ettikleri gerekçesiyle şikayetçi olarak, bu kişilerin Yüksek Disiplin Kuruluna sevk edilmelerini talep etmiştir. Başkanlık Kurulu, 15/3/2012 tarih ve 44 sayılı kararı ile şikayetin konusunun yargı yetkisinin kullanılmasından kaynaklanan bir konuya ilişkin olduğu gerekçesiyle işlem yapılmasına yer olmadığına karar vermiştir. Başvurucu, Yargıtay Birinci Başkanlığından 5/4/2012 tarihli dilekçe ile işlem yapılmasına yer olmadığına dair karara karşı başvurabileceği kanun yolu, başvuru mercii ve süresinin bildirilmesini talep etmiştir. Yargıtay Birinci Başkanlığının 24/4/2012 tarih ve YBB.07/2012/3515/ 6505-2663 sayılı yazısı ile başvurucuya, anılan karara karşı 4/2/1983 tarih ve 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin (d) alt bendi gereğince Yargıtay Başkanlar Kuruluna (Başkanlar Kurulu) itirazda bulunabileceği bildirilmiştir. Başvurucu, bu bildirim üzerine 7/5/2012 tarihli dilekçesiyle Başkanlar Kuruluna itirazda bulunarak, Başkanlık Kurulu kararının kaldırılmasını ve yukarıda sözü edilen Hukuk Dairesi Başkan ve üyeleri hakkında disiplin soruşturması ve ceza kovuşturması açılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Başkanlar Kurulu, 24/9/2012 tarih ve 19 sayılı kararıyla yeniden incelenmesi istenilen Başkanlık Kurulu kararının 2797 sayılı Kanun’un maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle işin esasına girmeksizin başvurucunun talebinin reddine karar vermiştir. B. İlgili Hukuk 2797 sayılı Kanun’un maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin (d) alt bendi şöyledir:“Başkanlar kurullarının görevleri şunlardır: Başkanlar Kurulunun Görevleri: …d) Birinci Başkanlık Kurulu, Yüksek Disiplin Kurulu ile Yönetim Kurulu kararlarına karşı yapılan itirazları kesin olarak karara bağlamak. Bu itirazların incelenmesinde karara katılan kurul üyesi daire başkanları Kurula katılamaz ve eksiklikler o dairenin kıdemli üyeleriyle tamamlanır.…” 2797 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“Yargıtay Birinci Başkanı, birinci başkanvekilleri, daire başkanları, üyeleri, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekilinin görevleriyle ilgili veya kişisel suçlarından dolayı haklarında soruşturma yapılabilmesi Birinci Başkanlık Kurulunun kararına bağlıdır. Ancak, ağır cezayı gerektiren suçüstü hallerinin hazırlık ve ilk soruşturması genel hükümlere tabidir. Birinci Başkanlık Kurulu kendisine intikal eden veya ettirilen ihbar ve şikayetleri inceleyerek soruşturma açılmasını gerektirir nitelikte gördüğü takdirde, ilk soruşturma yapılması için ceza dairesi başkanlarından birini görevlendirir. Aksi takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verir. Bu karar kesindir.…”