12. Ceza Dairesi 2025/4885 E. , 2026/2817 K. "" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/226 E., 2024/376 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı TCK'nın 179/3. mad…
12. Ceza Dairesi 2025/4885 E. , 2026/2817 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/226 E., 2024/376 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı TCK'nın 179/3. maddesi delaletiyle 179/2 ve 62. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.10.2019 tarihli ve 2019/358 Esas, 2019/606 Karar sayılı kararının 13.11.2019 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içinde 08.06.2022 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, seri muhakeme usulünün uygulanmasına ilişkin kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle kamu davasının durmasına, seri muhakeme usulü yönünden işlem yapılmak üzere dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine dair İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2023 tarihli ve 2023/433 Esas, 2023/555 Karar sayılı kararını takiben, şüphelinin hakkında seri muhakeme usulünün uygulanmasını kabul etmemesi nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08.01.2024 tarihli ve 2023/257513 Soruşturma, 2024/5576 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı takiben, hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı TCK'nın 179/3. maddesi delaletiyle 179/2 ve 62. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.05.2024 tarihli ve 2024/226 Esas, 2024/376 Karar sayılı kararı 21.06.2024 tarihinde istinaf edilmeksizin usulüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığı'nın, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca, 11.06.2025 tarihli ve 94660652-105-34-22540-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 16.07.2025 tarihli ve KYB-2025/85112 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2025 tarihli ve KYB-2025/85112 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/2. maddesindeki 'Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.' şeklinde yer alan düzenlemedeki 'üç ay' ibaresinin 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle eklendiği ve suç tarihinin 28.04.2019 olduğu nazara alındığında, Mahkemesince sanık hakkında anılan madde gereğince alt sınırdan hüküm kurulması durumunda dahi 3 ay hapis cezasının belirlenmesi ve bu cezadan aynı Kanun'un 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim uygulanması neticesinde 2 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik ceza tayininde; Kabule göre de; Adlî sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki 'Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir' hükmü uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde; isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Sanığın 28.04.2019 tarihinde işlediği trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçuna ilişkin olarak, suç tarihinden önce 24.11.2016 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 16. maddesi ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Trafik güvenliğini tehlikeye sokma" başlıklı 179. maddesinin 2. fıkrasında ''Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.'' şeklindeki düzenleme ile 'üç ay' ibaresinin eklendiği ve suç tarihinin 28.04.2019 olduğu nazara alındığında, Mahkemesince sanık hakkında anılan madde gereğince alt sınırdan hüküm kurulması durumunda dahi 3 ay hapis cezasının belirlenmesi ve bu cezadan aynı Kanun'un 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim uygulanması neticesinde 2 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmemesi, yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nın 50/3. fıkrası gereğince, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş sanığın otuz gün ve daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı yaptırımlara çevrilmesi zorunlu olup, sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde suç tarihinden önce kesinleşmiş hapis cezası mahkûmiyeti bulunmadığı anlaşıldığından sanık hakkında hükmedilen 25 gün hapis cezasının, 5237 sayılı TCK'nın 50/1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.05.2024 tarihli ve 2024/226 Esas, 2024/376 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. fıkrası gereği, aleyhe tesir etmemek koşuluyla oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2026 tarihinde karar verildi.