10. Hukuk Dairesi 2024/4276 E. , 2024/4546 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2967 E., 2024/205 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun İş Mahkemesi SAYISI : 2021/305 E., 2022/425 K. Taraflar arasındaki iş kazası tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın davalılar ... ve ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne
**10. Hukuk Dairesi 2024/4276 E. , 2024/4546 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2967 E., 2024/205 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun İş Mahkemesi SAYISI : 2021/305 E., 2022/425 K. Taraflar arasındaki iş kazası tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın davalılar ... ve ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 03.10.2016 tarihinde davalılardan ...'nın çalışanı olarak müteahitliğini davalı ...'in yaptığı, iş sahibi ...'e ait inşaatta çalışmaya gittiği, davacının inşaatta çalıştığı esnada davalılardan ...'nın attığı kerestenin üzerine düştüğü ve kolunun kırıldığı, davaya konu kazadan sonra SGK'ya iş kazası bildirimi yapılmadığı, Kuruma yapılan başvuruya ise olayın iş kazası olarak değerlendirilemeyeceğine dair cevap verildiği iddiasıyla 03.10.2016 tarihinde davacının maruz kaldığı kazanın iş kazası olduğunun tespiti ile aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 03.12.2020 tarih 2020/407110/50 sayılı denetim raporunda davaya konu olayın 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesine istianeden iş kazası olduğuna dair bir tespit yapılamadığının belirtildiği, davaya konu olayın 03.10.2016 tarihinde meydana geldiğinin iddia edildiği, davacının ise Kuruma 06.03.2018 tarihinde başvurduğu, yasal süre içerisinde Kuruma başvurulmadığı, yasal süreden sonra davacının beyan dilekçesine itibar edilerek işlem yapılmasının mümkün olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... aşamalarda özetle; kazanın gerçekleştiği iddia edilen binanın kendisine ait olduğu, ... ile sözleşme yaptığı, sözleşmenin karşılığında binaya bir kat fazladan kat çıkacağını, ancak ... ve ...'ı tanımadığı, yapılacak işin çatı katının yapılması işi olduğu, İstanbul'da oturduğu, işi ...'e devrettiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davalı ... aşamalarda özetle; davacıyla birlikte ...'e ait binanın inşaatında ...'in yanında 1 gün çalışmak için anlaştıkları, davacının 1 gün önce kardeşinin vefat ettiği, inşaata geldiği ancak cenaze işi için gitmek istediğini söylediğinden kendisine beklemesini söylediği, kenisi uzaklaştıktan bir süre sonra bir bağırtı duyduğu ve dışarıya çıktığı, davacının koluna inşaattan parça düştüğünü söylediği, davacının koluna kereste düştüğünü görmediği, o dönemde günlüğü 50 - 60 liraya anlaştıklarını hatırladığı, ücretlerini ...'den alacakları savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... aşamalarda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; 11.10.2016 tarihli kolluk tutanağında davacının inşatta çalıştığı esnada koluna düşen tahta parçasıyla yaralandığı şikayetiyle kolluğa başvurduğunun tutanak altına alındığı, Giresun Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 13.09.2017 tarihli raporunda Giresun Devlet Hastanesinin 10.10.2016 tarihli adli muayene raporunda 5 gün önce düşen davacı için tespitlere yer verildiğinin rapor edildiği, 10.10.2016 tarihi ile 5 günlük sürenin dava dilekçesinde yer alan tarihle uyumlu olduğu, yine Giresun Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin takip bilgileri evrakında takip tarihinin 03.10.2016, tanının düşme tarihi olarak, 10.10.2016 tarihli muayenede tanının "İş Kazası Sonrası Muayene ve Gözlem" olarak kaydedildiği, Giresun 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/325 Esas sayılı dosyasında davalı ...'nın inşaatın üst katından atmış olduğu tahtanın davacının sol koluna çarpması sonucu yaralandığının maddi vakıa olarak kabul edildiği dikkate alındığında davaya konu kazanın inşaatta çalışırken meydana geldiği, davalı ... ile ... arasında imzalanan protokol içeriği gereği (işin tamamının yapılması karşılığında tarafların 23.500,00 TL bedel üzerinde anlaştıkları, kapora alındığı, kalan tutarın işin tamamının bitmesinden sonra verileceği, malzeme ve işçiliğin ...'e ait olacağı konusunda anlaşmaya varıldığı) davalı ... ile ... arasında eser sözleşmesi niteliğinde protokol imzalandığı, bu nedenle ... aleyhine açılan davanın reddi gerektiği, davalı ...'nın ise davacının işvereni konumunda olmadığı, ...'nın farklı inşaatlarda iş olduğunda çalışması için davacıyı haberdar ettiği ancak bunun aralarında hizmet akdi kurulduğunu gösterir bağlılık ilişkisi niteliğinde olmadığı, davacı ücretini davalı ...'dan almış ise de ...'nın davacıya verdiği ücretin davalı ...'den alındığı, ...'nın ... için işin yapımında çalıştığı, kendi adına çalışmadığı ya da bu iki davalı arasında da eser sözleşmesi niteliğinde sözleşme olduğunun ispat edilemediği, SGK denetmen raporunda da ...'nın davalı ... ile arasında hizmet akdi bulunduğunun, ...'nın 4/a kapsamında sigortalı sayılması gerektiğinin tespit edildiği, bu nedenle ... aleyhine açılan davanın da reddi gerektiği, İnşaat işinin yapımında davacının işin görülmesinde çalıştığı kişinin davalı ... olduğu, ...'in üstlendiği iş için ceza davasında inşaatı kendisinin yaptığı, inşaat işyerinde gerekli tedbirleri aldığını beyan ettiği, protokolde malzeme ve işçiliğin ...'e ait olacağı konusunda anlaşmaya varıldığı, işçilerin ücretinin bu davalı tarafından karşılandığı, işyerinde, işin yapılması sırasında meydana gelen olayın iş kazası olduğu, işi tamamını başkasına devrettiği ispat edilemeyen davalı ... bakımından iş sahibi ... ile aralarındaki protokol hükümlerinin geçerli olacağı, işçiliğin protokol gereği davalı ... ... ait olduğu, SGK denetmen raporunda da işin bir bütün olarak götürü bedel karşılığı ...'e verildiği, tüm işçilerin ...'in emir ve talimatları doğrultusunda çalıştığı, ...'e karşı sorumlu oldukları, ...'in işveren durumunda olduğunun açık olduğunun tespit edildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde tıbbi evraklarda yazılı tarihlerin davacı iddiasını doğruladığı, 03.10.2016 tarihinde inşaat işyerinde, işin görülmesi sırasında meydana gelen olayın davalı ... ve iş kazası olduğu yönünde tespit kararı vermeyen SGK yönünden iş kazası niteliğinde olduğu gerekçesiyle davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan esastan reddine, davalılar SGK ve ... aleyhine açılan davanın kabulüne, davacının 03.10.2016 tarihinde geçirdiği kazanın davalı SGK ve davalı ... yönünden iş kazası olduğunun tespitine, aksine davalı Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuşlardır. B.İstinaf Sebepleri: 1.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; olaya ilişkin Sosyal Güvenlik Denetim Servisi tarafından 03.12.2020 tarih ve 2020/407110/50 sayılı denetim raporu tanzim edildiği, kaza olayının 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesine istinaden iş kazası olduğu konusunda bir tespit yapılamadığının belirtildiği, işçinin bizzat kendisinin, rahatsızlığı engel teşkil etmekteyse bir ayı geçmemek şartıyla, rahatsızlığı engel değilse 3 gün içinde durumu Kuruma bildirmek zorunda olduğu, kaldı ki tedavi için gidilen hastanede bulunan kolluk kuvvetine verilen bilgide de iş kazası olduğunun beyan edilmediği, davacının davalı yanında ne şekilde çalıştığının, çalışma koşulları ve usullerinin net olarak ispat edilemediği, dinlenen tanıkların beyanlarında davacının, davalı ...'in yanında çalışıp çalışmadığını bilmediklerini beyan ettikleri, davacı 5510 sayılı Kanun kapsamında işçi statüsü olmadığından kazayı iş kazası olarak nitelemenin usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurum işleminin iptali kararı yerinde ise de davalılardan ... ve ... yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, davacının 03.10.2016 tarihinde davalılardan ...’nın çalışanı olarak, müteahhitliğini ...’in yaptığı, iş sahibi ...’e ait inşaatta çalışmakta iken iş kazası geçirdiği, davalılardan ...'nın ...’i taşeronu olarak işi aldığı, ... ile ... arasında yapılan anlaşma uyarınca, ...’ın davalı ...’den almış olduğu çatı yapımı işini tamamen malzemesi ...’a ait olmak üzere ...'nın yapacağı, işin tamamen yapılıp bitirilmesi karşılığında toplam bir miktar üzerinden anlaşıldığı, davalı ...'ın, kendisinin yapabileceği işi ücret karşılığında davalı ...’a devrettiği, maaş ile veya günlük yevmiye ile çalışma olarak bir anlaşma yapılmadığı, dolayısıyla ... ile ... arasında taşeronluk ilişkisi bulunduğu, davalılardan ...'in iş kazasının meydana geldiği inşaatın sahibi olup, iş sahibi olarak sorumluluğu olduğu, iş yerinde meydana gelecek herhangi bir kazaya karşılık iş güvenliği önlemlerini almakla ve işi alan kişinin bu güvenlik önlemlerini alıp almadığını kontrol etmekle yükümlü olduğu, davalılardan ... ve ... yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasının haksız ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hastane kayıtları, SGK müfettişine verilen beyanlar, ceza dosyasındaki beyanlar, kusur raporu ile 11.10.2016 tarihli kolluk tutanağı birlikte değerlendirildiğinde davacının 03.10.2016 tarihinde inşaatta çalışırken iş kazası geçirdiğinin anlaşıldığı, davalı ... ile ... arasında imzalanan protokol dikkate alındığında bu davalı ile ... arasında eser sözleşmesi bulunduğu, iş kazası nedeniyle sorumluluğu bulunmadığı, davacı ile ... arasında iş ilişkisi bulunduğu, davacının davalı ...'nın işçisi olmadığı, bu davalı yönünden davanın reddinin yerinde olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının 03.10.2016 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13 üncü maddesi ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.