3. Hukuk Dairesi 2016/20654 E. , 2018/10592 K. "" MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tanıma ve tenfiz davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen ve temyiz edilmeksizin kesinleşen hükme karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulmakla, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili ile davalının, 22.12.1997 …
**3. Hukuk Dairesi 2016/20654 E. , 2018/10592 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tanıma ve tenfiz davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen ve temyiz edilmeksizin kesinleşen hükme karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulmakla, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili ile davalının, 22.12.1997 tarihinde evlendiklerini ve bu evlilikten bir çocuklarının bulunduğunu; tarafların karşılıklı anlaşarak ... Sulh Hukuk Aile Mahkemesi'nin 13.02.2004 tarihinde kesinleşen kararı ile boşandıklarını, söz konusu kararın boşanmaya ilişkin kısmının tanıma ve tenfizine mahkemece karar verildiği; ... Yerel (Aile) Mahkemesi'nin ... dosya numaralı kesinleşmiş kararı ile de, müşterek çocuk için davalı tarafından ödenmesi gereken birikmiş ve aylık nafaka alacaklarının hüküm altına alındığını belirterek; ... Yerel (Aile) Mahkemesi'nin ... dosya numaralı kesinleşmiş nafaka kararının (Türkiye'de icrası için) tanınması ve tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde; tarafların 2009 yılında ...'da yaşadıkları sırada tanıma ve tenfize konu kararın alındığını, Türk yasalarına ve değişen maddi koşullara göre yeniden inceleme yapılması ve yeni bir nafaka miktarının belirlenmesi gerektiğini savunarak; davanın reddini istemiştir.Mahkemece; "Her ne kadar, davacının talebi doğrultusunda, kesinleşmiş nafaka kararının tanınması ve tenfizi talep edilmiş ise de; ... Nafakaya dair yabancı mahkeme ilamının 20.06.1956 tarihli Nafaka Alacaklarının Yabancı Memleketlerde Tahsili ile ilgili uluslararası sözleşme hükümlerine göre (New York Sözleşmesi) tenfizine ya da tanınmasına lüzum olmaksızın doğrudan Türkiye'de icra ettirilebilmesi mümkündür. Anılan sözleşme 26.01.1971 tarihli 1331 sayılı kanunla onaylanarak uygun bulunmuş ve iç hukuk kuralı haline gelmiştir. Bu bakımdan sözleşme hükümlerine göre yabancı bir ilam için Türkiye'de doğrudan icra ettirebilme olanağı olduğundan, tanıma ve tenfiz kararına gerek bulunmamaktadır. Davacının doğrudan icra ettirebilme imkanı olduğu halde tanıma ve tenfiz kararı talep etmesinde hukuki yarar görülmemiş, bu nedenle davanın reddine karar vermek gerekmiştir" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, temyiz edilmeksizin 22.01.2015 tarihinde kesinleşmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 08.11.2016 tarihli yazıları ile; "...1956 tarihli Birleşmiş Milletler Sözleşmesinin 5. maddesinin 3. bendinde nafakaya ilişkin yabancı