11. Ceza Dairesi 2021/29582 E. , 2025/520 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/423 E., 2020/449 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın üzerine
**11. Ceza Dairesi 2021/29582 E. , 2025/520 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/423 E., 2020/449 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; 1. Sanığın, müştekinin evine para istemek üzere iki kez gittiği anlaşılan olayda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zincirleme suça ilişkin 43. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişiklik gözetilmeden, hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrilebileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşılmıştır. 3. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Sanık hakkında dolandırıcılık suçu nedeni ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1. maddesi sevki ile kurulan hükümde temel hapis cezasının alt sınırdan 1 yıl olarak belirlenmesine rağmen ayrıca bir gerekçe belirtilmeksizin doğrudan verilen adli para cezasında alt sınırda uzaklaşılarak temel cezanın 12 gün adli para cezası olarak belirlenmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hüküm fıkrasının doğrudan verilen adli para cezasına ilişkin kısımlarındaki "12 gün" ibaresi çıkartılarak yerine "5 gün", "10 gün" ibaresi çıkartılarak yerine "4 gün", "200,00 TL adli para cezası" ibaresi çıkartılarak yerine "80,00 TL adli para cezası" ibareleri eklenmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.01.2025 tarihinde karar verildi.