11. Ceza Dairesi 2023/6965 E. , 2024/10860 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/38 Değişik iş SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık, şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi, görevi kötüye kullanma KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Cumh
**11. Ceza Dairesi 2023/6965 E. , 2024/10860 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/38 Değişik iş SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık, şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi, görevi kötüye kullanma KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.10.2022 tarihli ve 2022/182365 Soruşturma, 2022/107859 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliğinin, 01.03.2023 tarihli ve 2023/38 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 01.03.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 30.10.2023 tarihli ve 2023/14952 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2023 tarihli ve KYB-2023/116800 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2023 tarihli ve KYB-2023/116800 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, şikayet dilekçesinde şüpheli ...'nun avukat olduğunun iddia edildiği, ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticari faaliyetlerine devam ettiği, Uyap ve mernis kayıtlarının aktif olduğu ancak sermaye artışı yapmadığı için 07/07/2014 yılında re'sen terkin edildiği, bunu bilen şüpheli avukatın ve şüphelilerin şirket aleyhine açılan davalarda şirketin terkin edilerek tüzel kişiliğinin bulunmadığı itirazında bulunarak karşı tarafı zarara uğrattıkları iddiasına yönelik yapılan şikayet üzerine başlatılan soruşturma neticesinde herhangi bir soruşturma işlemi yapılmaksızın kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 27/03/2018 tarihli ve 2017/6844 esas, 2018/ 4309 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, müştekinin iddiası doğrultusunda, şüpheli ...'nun eyleminin görevinden doğan veya görev sırasında işlenmiş bir suç niteliğinde görülerek, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 58. maddesinin 1. fıkrasında yer alan ''Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlarından dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılır.'' şeklindeki düzenlemeye istinaden soruşturma izni verilip verilmeyeceğinin takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderilmesi gerektiği nazara alınmadan, atılı suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle genel hükümler uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, diğer yandan ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin aktif olarak ticari faaliyetlerine devam edip etmediği, adı geçen şirketin terkin edilip edilmediğinin araştırılarak, ilgili şirket yetkililerinin savunmalarının alınması, anılan şirket aleyhine açılan davaların incelenerek şirketin aktif ticari faaliyetine devam etmesine rağmen şirketin terkin edildiği iddiasında bulunularak karşı tarafların zararına hareket edilip edilmediğinin tespiti amacıyla soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmesi gerektiği cihetle, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi;“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir...“ şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) "Soruşturmaya yetkili Cumhuriyet Savcısı" başlıklı 58/1. maddesinde; "Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır..." ve aynı Kanun'un "Kovuşturma izni, son soruşturmanın açılması kararı ve duruşmanın yapılacağı mahkeme" başlıklı 59. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise; "58 inci maddeye göre yapılan soruşturmaya ait dosya Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne tevdi olunur. İnceleme sonunda kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde dosya, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın bulunan ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına gönderilir. Cumhuriyet Savcısı beş gün içinde, iddianamesini düzenliyerek dosyayı son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere ağır ceza mahkemesine verir. " denilmektedir. 7. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin, sermaye artışı yapmadığı için 07.07.2014 tarihinde resen terkin edilmesine karşın halen faaliyetine devam ettiğinin, bunu bilen ve gizleyen şirket ortakları şüpheliler ... ve ... ile avukat olan şüpheli ...'nun şirket aleyhine açılan davalarda bu hususu ileri sürerek alacaklıları zarara uğratmaya çalıştıklarının, yine şikâyetçi şirket ile ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında gerçekleşen arabuluculuk görüşmelerine kendisini şirket yetkilisi olarak tanıtan ve yetki belgesi ibraz eden şüpheli ...'ın gerçekte yetkili sıfatı bulunmadığı halde katıldığının ve son tutanağa yetkili sıfatıyla imza attığının iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; 1136 sayılı Kanun'un 58 ve 59. maddeleri uyarınca, avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma ve kovuşturma yapılması Adalet Bakanlığının iznine tâbi olup, avukat olan şüpheli ... hakkındaki şikâyet konusu eylemler bu kapsamda değerlendirilerek, soruşturma izni verilip verilmeyeceğinin takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmesi; diğer şüpheliler ... ve ...'ın ifadelerinin alınması, ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin faal olup olmadığı Ticaret Sicil Müdürlüğünden sorularak, suç tarihi itibarıyla şirket yetkilisi/yetkililerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/408 Esas sayılı dosyası ile suça konu İstanbul Adliyesi Arabuluculuk Bürosunun 2020/9219-50978 Ticari sayılı son tutanağının getirtilerek incelenmesi, tutanak aslı ile iş bu soruşturmayı ilgilendiren diğer delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, arabuluculuk görüşmelerine katıldığı bildirilen şüpheli ...'ın tutanağın imzalandığı tarihte şirket yetkilisi olup olmadığının belirlenmesi, şirket aleyhine açılan başka davalarda da benzer şekilde beyanlarda bulunulup bulunulmadığının araştırılmasından sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...tüm dosya kapsamından müştekinin şikayetinin hukuk davasındaki taleplere ilişkin beyan talep niteliğinde olduğu, tarafların taleplerine ilişkin kararları davanın bakıldığı mahkemenin verdiği, bu haliyle taleplerin mahkemeye iletilmesi gerektiği, olayda suç teşkil eden herhangi bir eylem tespit edilemediği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliğinin, 01.03.2023 tarihli ve 2023/38 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2024 tarihinde karar verildi.