19. Ceza Dairesi 2017/2741 E. , 2017/3728 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, Şikayetçi vekili 10/04/2012
**19. Ceza Dairesi 2017/2741 E. , 2017/3728 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, Şikayetçi vekili 10/04/2012 tarihli dilekçesi ile; borçlu şirket hakkında Adana 7.İcra Müdürlüğünün 2012/2639 sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, kesinleşen takipte borçlu şirket yetkilisi olan sanıkların yetkilisi oldukları şirketin takip konusu borcunu ödemediklerini, borçlu şirket adına kayıtlı tüm mal varlığına aynı zamanda Adana 2.İcra Müdürlüğünün 2012/2408 sayılı dosyasından da haciz konulduğunu, ancak bu takibin muvaazalı başlatıldığını, sanıkların yetkilisi oldukları borçlu şirketin içerisinde bulunduğu ekonomik durumu bilmelerine rağmen suni borçlar yaratmak suretiyle yetkilisi olduğu şirketin aczine sebebiyet verdiklerinden bahisle sanıkların İİK'nın 332. maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesini talep etmiş ise de sanıkların iddia ve kabul edilen eylemlerinin “...takip kesinleşmeden önce ticaret şirketinin mallarını muvaazalı olarak devrederek, telef ederek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek alacağın tahsilini olanaksız hale getirmesi” eylemi olup, şikayetçi vekilinin şikayet dilekçesinde ileri sürdüğü hususların ispatlanması halinde sanıkların eylemlerinin İİK'nın 331. maddesinde müeyyideye bağlanan alacaklılarını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltme suçuna uyabileceği gözetilmeden, mahkemece sanıkların İİK'nın 332. maddesinde yazılı suçtan beraatlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde cezalandırılmalarına karar verilmesi, Kabule göre de, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile" ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin aynı Kanun'un 332. maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaşma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaşmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanıklar hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK'nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 25.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.