9. Ceza Dairesi 2021/5156 E. , 2023/4940 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/259 E., 2014/422 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarih…
**9. Ceza Dairesi 2021/5156 E. , 2023/4940 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/259 E., 2014/422 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2014 tarihli ve 2013/259 Esas, 2014/422 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 03.03.2018 tarih ve 14-2015/52372 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Sanığın mahkumiyetine yeter somut delil bulunmadığı, mağdurun ruh sağlığının bozulmadığına ilişkin adli tıp raporunun sanık lehine delil teşkil ettiği, sanığın mağdura dede şefkati ile yaklaşıp suç işleme kastının bulunmadığı, mağdura baro tarafından atanan vekil hakkında vekalet ücreti tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yapılan yargılama, savunma, katılan mağdur beyanları, tanık anlatımı, İstanbul Adli Tıp Kurumu 6 ıncı Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 17.02.2014 gün 683 Karar numaralı raporu, 02.12.2013 tarihli bilirkişi pedagog raporu ve tüm dosya içeriği içeriği nazara alındığında, sanığın cami imamı olduğu, olay günü mağdurun sanığın imamlık yaptığı camide ezan okunmasına müteakip gündüzleyin namaza iştirak ettiği, olayın yaşandığı caminin herhangi bir ticari eklenti veya müştemilatının bulunmadığı, namaz sonrasında cami hocası sanığın mağdura sarılarak karnesini sorduğu, poposunu ovaladığı, sırtını baştan aşağı ovaladığı, sevişmekten baska kötü huyum yoktur, sevişmekten çok hoşlanırım, gel evimde maç izleriz otururuz yalnızım şeklinde sözler sarf edip mağdurun dudağının yarısını kapsayacak şekilde öpmesinin ardından mağduru bıraktığı, katılan taraf ile sanık arasında olay öncesine ilişkin bir hukukun bulunmadığı, mağdurun olay sonrasında annesine bu durumu anlattığı, Adli tıp raporuna göre de mağdurun ruh sağlığının bozulmadığı, bu suretle sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Mağdura yaş küçüklüğü nedeniyle baro tarafından vekil tayin edildiği ve mağdur ile vekil arasında vekaletnameye dayalı bir ilişkinin bulunmadığı nazara alınıp vekil için belirlenen ücretin de yargılama giderlerine eklendiği gözetilmeden, sanık aleyhine mağdur vekili yönünden maktu vekalet ücretine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Sanık hakkında kurulan hükümde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, düzeltilmesi mümkün görülen husus dışında başka bir hukuka aykırılık görülmemiştir. 3. Tüm dosya içeriğinden, sanığın akıl hastası olduğuna yönelik iddia ve bu yönde bir tespit bulunmaması karşısında, Tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2014 tarihli ve 2013/259 Esas, 2014/422 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümde yer alan katılan mağdur vekili lehine vekalet ücreti verilmesine ilişkin bölümün karardan çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.09.2023 tarihinde karar verildi.