Başvuru, mahkeme kararının uygulanmaması, kararı uygulamayan kamu görevlileri hakkında yapılan suç duyurusunun sonuçsuz kalması ve yürütmenin durdurulması istemine ilişkin kararın verilmesi sürecinin uzun sürmesi ile savunma ve cevap sürelerinin davalı idare lehine uzatılması nedenleriyle makul sürede yargılanma, kararların icrası, silahların eşitliği ilkesi ve çelişmeli yargılama haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; mahkeme kararının uygulanmaması, kararı uygulamayan kamu görevlileri hakkında yapılan suç duyurusunun sonuçsuz kalması ve yürütmenin durdurulması istemine ilişkin kararın verilmesi sürecinin uzun sürmesi ile savunma ve cevap sürelerinin davalı idare lehine uzatılması nedenleriyle makul sürede yargılanma, kararların icrası, silahların eşitliği ilkesi ve çelişmeli yargılama haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 10/8/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Orhangazi Belediyesi (Belediye) tarafından Bursa'nın Orhangazi ilçesi Gölyolu No: 26 adresinde faaliyette bulunan A.Ş. adına ek tesis kurulmasına ilişkin 5/3/2013 tarihli ve 41 sayılı ruhsat işlemi tesis edilmiştir.A. Olayla İlgili Yargısal Süreç Aynı ilçede ikamet eden başvurucu tarafından anılan ruhsatın yürütmesinin durdurulması ve iptali için Bursa İdare Mahkemesinde (Mahkeme) dava açılmıştır. Mahkeme 30/4/2014 tarihli kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir. Mahkeme kararının ilgili kısmı şöyledir:"Yukarıda yer verilen plan hükümleri ile tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi sonucunda; ülkemizin korunması gerekli doğal yaşam alanı ve su havzası olan İznik Gölü'ne ait koruma alanı içinde ve 1/100000 ölçekli planda irdelenecek sanayi alanında diğer bir deyişle mevcut kullanımı üst ölçekli plan kararları ile çeliştiği için 1/100000 ölçekli plan kararları ve uygulama hükümleri doğrultusunda tekrar ele alınarak sağlıklaştırılması gereken alanda kalan metal döküm tesisine mevcut kapasitesini ve çalışma, inşaat alanını genişletecek şekilde izin ve ruhsat verilmesinin 1/100000 ölçekli plan ve plan hükümlerine, 1/25000 ölçekli plan ve plan hükümlerine, İznik Gölü havzası koruma ilkelerine ve ilgili mevzuata aykırı olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir." Mahkeme kararına karşı Belediye tarafından yapılan temyiz başvurusu Danıştay Altıncı Dairesinin 16/6/2016 tarihli kararıyla reddedilerek karar onanmıştır. Temyiz incelemesi sonucunda verilen karara karşı Belediye tarafından yapılan karar düzeltme başvurusu aynı Dairenin 26/2/2020 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Başvurucu 10/8/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucunun uygulanmadığını ileri sürdüğü kararın gereklerinin yerine getirilip getirilmediği hususlarında Anayasa Mahkemesince Belediyeden bilgi istenmiştir. Belediye tarafından gönderilen 2/9/2019 tarihli yazı ve eklerinde dava konusu yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesinin 24/4/2017 tarihinde iptal edilerek mal sahibine tebliğ edildiği belirtilmiş ve ilgili belgeler yazı ekine iliştirilmiştir.B. Olayla İlgili Ceza Soruşturması Süreci Başvurucu, Mahkemenin iptal kararı üzerine 23/7/2014 tarihli dilekçe ile Belediyeden mahkeme kararının uygulanmasını talep etmiştir. Başvurucu, Belediye tarafından mahkeme kararının uygulanmaması sebebiyle söz konusu kararı uygulamayan kamu görevlileri hakkında Orhangazi Cumhuriyet Başsavcılığına (Cumhuriyet Başsavcılığı) suç duyurusunda bulunmuştur. Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan şikâyet üzerine dava konusu yapının bulunduğu yerde 21/10/2014 tarihinde inceleme yapılmış, Olay Yeri İnceleme ve Görgü Tespit Tutanağı düzenlenmiştir. Tutanakta; mühürlenen bina ve çevresinin büyük bir alan olduğu ve binada çalışma olduğu, Belediye tarafından tesisin sadece bir kapısının mühürlendiği, mühürlü alan içinde kimsenin bulunmadığı, mühürlü kapı haricinde tesise giriş yapılabilecek sekiz kapının daha olduğu fakat bu kapıların mühürlenmediği belirtilmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Belediye Başkanı için İçişleri Bakanlığından ve diğer kamu görevlileri hakkında ilgili Kaymakamlıktan soruşturma izni istenmiş fakat soruşturma izni verilmemiştir. Bu durum üzerine başvurucu tarafından Belediye Başkanı hakkında Danıştay Birinci Dairesine, diğer görevliler hakkında Bursa Bölge İdare Mahkemesine itiraz yoluna başvurulmuştur. Başvurucunun soruşturma izni verilmemesi kararına karşı yaptığı itirazlar Danıştay Birinci Dairesinin 8/1/2015 tarihli kararıyla reddedilmiş, Bursa Bölge İdare Mahkemesi tarafından ise soruşturma izni verilmesine karar verilmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11/2/2016 tarihli karar ile Belediye Başkanı dışındaki diğer kamu görevlileri hakkında da İçişleri Bakanlığından izin alınması gerektiği, bu durumda yetkili merciden alınmış bir izin bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir. Başvurucu Cumhuriyet Başsavcılığı kararının anayasal haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine 2016/75982 numaralı dosyası ile bireysel başvuruda bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi 23/2/2018 tarihli kararıyla anılan başvuruyu süre aşımı gerekçesiyle kabul edilemez bulmuştur.