12. Ceza Dairesi 2020/10982 E. , 2023/5260 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/664 E. 2016/334 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, ka…
**12. Ceza Dairesi 2020/10982 E. , 2023/5260 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/664 E. 2016/334 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli ve 2015/664 Esas, 2016/334 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 12.11.2020 tarihli ve 2016/247183 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; 1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2.Suçun unsurlarının oluştuğuna, 3.Diğer temyiz sebeplerine,İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü 1. "Sanıklar ... ve Vasfi Sumur Gazezoğlu hakkında Muğla İli Menteşe İlçesi Karabağlar Mahallesi Ayvalı Mevkii'nin İzmir II numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 08/07/1992 gün ve 2783 sayılı kararı ile 3. derece doğal sit alanı olarak belirlenen ve sanıkların da tapulu taşınmazlarının bulunduğu, 3. derece doğal sit alanı sınırları içerisinde izin almaksızın toprak malzeme ile dolgu yaptıkları ve su taşkınlıklarına sebebiyet verdikleri, yağmur sonrası biriken sulardan kendi arazilerini korumak amacıyla bu eylemleri gerçekleştirdikleri iddiası ile cezalandırılmaları istemi ile mahkememize kamu davası açılmış isede, sanıklar tarafından suça konu Muğla Merkez Karabağlar yaylasında bulunan 208 ada, 1, 3 ve 14 parseller arasında kalan çıkmaz yola dolgu malzemesi doldurulmak sureti ile müdahalede bulunulduğu, dosya kapsamı ile sabittir. Sanıkların müdahalede bulundukları yer sanıkların tapulu taşınmazı değil, 208 ada 1, 3 ve 14 parseller arasında kalan ve umumun kullanımına bırakılmış çıkmaz yoldur. Her ne kadar sanıklar savunmalarında buranın sit alanı olduğunu bilmediklerini beyan etmişler ise de, doğma büyüme Muğla'lı olan ve Muğla'da yaşayan herhangi bir kişinin Muğla'nın mesire ve yayla yeri sayılan bu yerin uzun yıllardır sit alanı olarak belirlendiğini bilmemesi hayatın olağan akışına uygun değildir. Sanıklara ait taşınmazların tapu kayıtlarında bu ibarenin bulunmaması, sanıkların buranın yayla olduğunu bilmediklerine ilişkin kesin karine teşkil etmeyeceği gibi bu şekilde geniş bir alanın sit alanı ilan edilmesi durumunda orada yaşayanlara tek tek ilan ve tebliğ edilmesi lüzumu yeni yasa ile bile kabul edilmemiş, iletişim vasıtaları ile tebligatın yapılması yeterli görülmüş olduğundan sanık vekilinin ilan, tebliğ, tapu kaydı ve bölgenin sit alanı olduğunu sanıkların bilmediğine ilişkin beyanlarına itibar edilmemiştir. Her ne kadar sanıklar tarafından umuma ayrılmış çıkmaz sokağa dolgu yapılmak sureti ile müdahale edildiği sabit ise de, Muğla Karabağlar yayla mevkiinde fiziki konum itibariyle tarlalar arasındaki dar sokak ve geçitlerden ulaşımın sağlandığı, bazı taşınmazların genel yola çıkmak için dahi yollarının bulunmadığı, mevkiinin devamlı olarak tarım yapılan bir yer olması ve Muğla ilinde yıllık yağışın çok olması nedeni ile zaman zaman toprak yapısı ve eğiminin değişebildiği, sanıkların olay tarihinde taşınmazlarına su basmasını önlemek amacıyla çıkmaz sokağa dolgu malzemesi koydukları, bu işlemin kalıcı nitelikte olmadığı ve keşif günü itibariyle çıkmaz sokağın eski hale getirilmiş olduğu ve sanıkların eylemi nedeni ile gerek komşu taşınmazlarda, gerekse üçüncü derece doğal ve kentsel sit alanı içerisinde bulunan suça konu yerde herhangi bir zarar meydana gelmediği bilirkişi raporları ve keşifte yapılan inceleme ile anlaşıldığından unsurları itibariyle oluşmayan müsnet suçtan sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir." denilmektedir. 2. Sanık ... savunmasında; "Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Benim bu olay ile herhangi bir ilgim yoktur. Bu parsel numaralarındanda bellidir. Ben orada devamlı ikamet ettiğim için beni de olaya dahil etmişler. Suçlamaları kabul etmiyorum." demiştir. 3. Sanık ... savunmasında; "Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ben daha önce bu hususda savunmamı yapmıştım. Tekrar ederim. Komşularımın talebi üzerine bu toprağı döktürdüm. Bende 5 yıldır yaylada bulunan evime gidip gelemiyordum. Bu nedenle yolu düzeltmek istedim. Ancak daha sonra yaşananlar nedeni ile toprağı geri aldırdım. Benim bu işlemi yaptırmam nedeni ile çevre taşınmazların daha çok su altında kalması söz konusu değildir. Karşı tarladaki kesik kapatıldığında su basması olayı sona ermiştir. Bu olay nedeni ile ben taşınmazımı satmaya karar verdim." demiştir. 4.Mahkemece mahallinde 15.04.2016 tarihinde keşif icra edilmiş olup, inşaat bilirkişi raporunda, keşif günü itibariyle dolgu malzemesinin kaldırıldığı, yükseltme kalmadığının tespit edildiği, arkeolog bilirkişi raporunda, taşınmaz üzerinde herhangi bir müdahale tespit edilmediğinin belirtildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1.Sanıklar hakkında doğal sit alanına izin almaksızın toprak malzeme ile dolgu yaptıklarından bahisle açılan kamu davası kapsamında, sanık ...'nin savunmasında, komşularının talebi üzerine toprağı döktürdüğünü, yolu düzeltmek istediğini, ancak daha sonra yaşananlar nedeni ile toprağı geri aldırdığını beyan ettiği, sanık ...'un savunmasında, dava konusu eylem ile ilgisi olmadığını, dolguyu sanık ...'nin yaptırdığını beyan ettiği, mahkemece mahallinde icra edilen keşif neticesinde, dolgu malzemesinin kaldırıldığı, herhangi bir müdahalenin kalmadığının tespit edildiği anlaşılmakla, mahkemece sanıkların beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2.Sanık ...'nun davaya konu dolgu malzemesini kaldırdığı, sit alanında müdahalenin ortadan kalktığı, bu hali ile sanığın suç işleme kastının olmadığı anlaşılmakla, mahkemece sanığın üzerine atılı suçun manevi unsuru oluşmadığından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde aynı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Sanık ...'nin dolguyu yaptırdığını beyan etmesi, sanık ...'un da eylemle ilgisi olmadığını, dolguyu Vasfi'nin yaptırdığını beyan etmesi karşısında, sanık ...'un 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde aynı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 4. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, kararda (2-3) nolu bentlerde açıklanan husus dışında hukuka aykırılık görülmemiş olup, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde (2-3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli ve 2015/664 Esas, 2016/334 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün ikinci paragrafı çıkartılarak yerine " Sanık ...'nun yüklenen suç açısından kastının bulunmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine, sanık ...'ın yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraatine," ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.11.2023 tarihinde karar verildi.