10. Hukuk Dairesi 2023/10425 E. , 2023/9499 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/194 E., 2023/1299 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Batı 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/43 E., 2021/318 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun redd
**10. Hukuk Dairesi 2023/10425 E. , 2023/9499 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/194 E., 2023/1299 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Batı 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/43 E., 2021/318 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle ; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin, davalıya ait işyerinde 15.02.1984 tarihinden itibaren kaynak-torna-montaj bölümünde fiilen çalışmaya başladığını, müvekkilinin iş akdini haklı olarak sonlandırdığı 1986 yılına kadar fiilen ve kesintisiz çalıştığını, müvekkilinin 15.02.1984 tarihinde sigorta girişinin yapıldığını ancak sigortasının bildirilmediğini belirterek müvekkilinin fiilen çalıştığı 1984-1986 yılları arasında çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili; davacının davasının hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının müvekkili davalıya ait işyerinde 15.03.1984-20.08.1984 tarihleri arasında Milli Eğitim Bakanlığının belirlediği çıraklık sözleşmesi kapsamında çırak olarak çalışmakta iken iş akdinin istifa nedeniyle sona erdiğini, müvekkili davalı işverence davacının işe girişinin yapıldığını ve primlerinin düzenli olarak ödendiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. 2.Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının olduğunu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın reddine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, davacının çalıştığı döneme şahitlik eden tanıkların beyanlarına itibar edilmediğini, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait maaş bordrolarında 1/3 oranında hesaplama yapılarak maaş ödemesinin yapıldığı, tanıkların davacının çalıştığı tarihlere ilişkin net bir bilgilerinin olmadığı, ancak toplanan delillerin ve tanık beyanlarının çıraklık sözleşmesi ile uyumlu olduğunun anlaşıldığı; gerekçesiyle Mahkeme kararı yerinde bulunarak istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2 nci, 3/II-B, 6 ncı, 60'ıncı maddenin (G) bendi, 108'inci, 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Kanunu'nun 4 üncü, 5 inci, 16 ncı maddesi, 3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu'nun 10 uncu maddesi, 14 üncü maddesi, Geçici 4 üncü maddesi hükümleridir. 506 sayılı Kanun'un 108 inci maddesi gereğince sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesine ilişkin açılan her dava, sigortalılığın saptanması istemini de içerdiğinden, aynı Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası kapsamında bir günlük çalışmanın belirlenmesi davasıdır. Bu nedenle hizmet tespiti davalarındaki kanıtlama yöntem ve ilkeleri benimsenip uygulanmalı, başka bir anlatımla, sigortalılıktan söz edilebilmesi için, çalışmanın varlığı, hizmet tespiti davaları yönünden kabul edilen yöntem ve ilkelere uygun biçimde saptanmalıdır. 506 sayılı Kanun’un 2 nci maddesine göre sigortalılık niteliği, hizmet akdinin kurulması ve 6 ncı madde gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. “Sigortalı Sayılmayanlar” başlıklı 3/II-B maddesinde; “Özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu Kanunun 35 inci maddesi hükümleri uygulanmaz.” hükmü öngörülmüştür. Öte yandan aynı Kanun'un 3/II-B maddesinde, özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu kanunun 35 inci maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda; sigortalı ile işveren arasındaki hukuki ilişkinin niteliği ve sigortalının çırak olup olmadığı belirlenirken çalışma ilişkisi irdelenmeli, çıraklık sözleşmesinde akdi ilişkinin üstün niteliğinin çalışma yerine sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesi olduğu hususu gözetilmeli, sigortalının iş yerinde üretimle ilgili çalışmalara eylemli olarak katılması ve meslek ve sanat eğitiminin ikinci plânda tutulması, bir başka anlatımla sigortalının emeğiyle iş yeri ve işverene katkıda bulunması durumlarında çıraklık ilişkisinin söz konusu olamayacağı benimsenmelidir. 05.07.1977 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Yasası'nın 4 üncü maddesi çırağı, “Bu Kanuna tabi bir sanatı, o sanat için düzenlenen teorik ve pratik öğrenim programına göre o iş yerinde öğrenmek amacı ile bir çıraklık sözleşmesi ile bir işyeri sahibinin hizmetine giren kimse...” olarak tanımlamıştır. Kanun'un 5 inci maddesine göre çırak olabilmek için 12 yaşından küçük, 18 yaşından büyük olmamak gerekir. Kanun'un 16 ncı maddesinde ise, işyeri sahibi veya temsilcisinin çırak adayını çalıştırmağa başlamadan önce velisi veya kanuni mümessili ile üç örnek yazılı bir çıraklık sözleşmesi yapmaya mecbur olduğu, 20 maddesinde, sözleşmenin bir örneğinin Mahalli Çıraklık Eğitim Komitesine, derneğe kayıtlı ise ilgili derneğe veya odaya vermek ve sicil numarasını alarak sözleşmeye yazmak zorunda olduğu öngörülmüştür. 19.06.1986 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu'nun 10 uncu maddesinde, çırak olabilmek için 13 yaşını doldurmuş, 19 yaşından gün almamış olmak, en az ilkokul mezunu olmak, bünyesi ve sağlık durumu gireceği mesleğin gerektirdiği işleri yapmaya uygun olmak koşullarına yer verilip, 14 üncü maddesinde, çıraklık süresinin 3-4 yıl olduğu ve bu sürenin mesleklerin özelliğine göre ilgili kuruluşların görüşü alınarak Bakanlıkça belirleneceği kesintisiz olarak devam edeceği, Geçici 4 üncü maddesinde ise Kanun'un 25 inci maddesine göre sigorta primlerinin ödenmesine bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden mali yıl başından itibaren başlanacağı, bu tarihe kadar olan sürede primlerin işyeri sahiplerince ödenmesine devam edileceği düzenlemesi yer almaktadır. Çıraklık sözleşmesinde, akdi ilişkinin üstün niteliği çalışma olgusu değil, sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesidir. Ancak çırak, işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıyor, meslek ve sanat eğitimi arka planda tutuluyorsa, bu durumda çıraklık ilişkisinden söz edilemeyecektir. Sözü edilen öğrencilerin sigortalı sayılmamaları, “tatbiki mahiyetteki yapım ve üretim işleri” nin gördükleri öğrenimin doğal bir gereği olmasından ötürüdür. Bir başka anlatımla, bu işler -SSK anlamında sigortalı işçilerin gördükleri iş görünümünde bulunsalar bile- belirgin olarak öğrenim çevresine girmektedir. Bu bakımdan, bu gibi durumlarda, esasen bir hizmet akdinin varlığından söz edilemeyeceği için sigortalılık niteliği edinme hali de söz konusu değildir (Mustafa Çenberci, Sosyal Sigortalar Kanunu Şerhi; ..., 1977 Baskı, s;130). 3. Değerlendirme 1.Bu açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde,davacının 10.02.1968 doğumlu olduğu, davalı ... San.Tic.Ltd.Şti. unvanlı işverenin 66781 sicil numaralı iş yerinde 15.02.1984 tarihinde çalışmaya başladığına ilişkin işe giriş bildirgesinin verildiği tarihte 16 yaşında olduğu, işyeri tescil bilgilerinde işyerinin torna atölyesi-pompa tamiri mahiyetinde olup 01.04.1975 tarihinde kanun kapsamına alındığı, kanun kapsamından çıktığına ilişkin bir tarihin bildirilmediği, 1984/1-3, 1985/1-3,1986/1-3. dönemler arası iş yerinden dönem bordrosu verildiği ancak davacının bildirilmediği, davalı işveren tarafından davacının davalı işyerinde çırak olarak 15.02.1984-20.08.1984 tarihleri arasında Milli Eğitim Bakanlığının çıraklık sözleşmesine bağlı olarak çalıştığını, ancak davacının istifa etmesi sonucu çıraklık sözleşmesinin sona erdiğini beyan ettiği,davalı işverenlikçe Milli Eğitim Bakanlığı onayı olmayan 01.10.1983 tarihli bir çıraklık sözleşmesi, davacının 20.07.1984 tarihi itibariyle ayrıldığına dair istifa dilekçesi ile ibraname başlıklı davacı imzası taşıyan yazı örneğinin dosyaya sunulduğu,ayrıca davacı imzası taşımayan 1984 yılı mart ayı ücret pusulası ile davacının imzasını taşıyan Nisan ve Mayıs ayına ait ücret pusulalarının da dosyaya sunulduğu, iş yeri tescil bilgilerinin dosya kapsamına alınmadığı, dolayısıyla iş yerinde yapılan işin niteliğine dair kayıt dosyada bulunmamakla birlikte dinlenen tanıklardan ...'ın işyerinde madeni ve yemeklik sıvı yağların pompalarının üretimi ile petrol pompalarının üretiminin yapıldığı yönünde beyanda bulunduğu,diğer tanıkların iş yerinde yapılan işe yönelik herhangi bir beyanlarının olmadığı, davacının ne iş yaptığı yaptığı işin üretime yönelik olup olmadığı,ne kadar sürede bu işi öğrenebileceği gibi hususlarda da açıklayıcı beyanda bulunmadıkları, böylece eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar verildiği anlaşılmaktadır. 2.Mahkemece, davalı işyeri tescil bilgileri Kurumdan celbedilmeli, çıraklık sözleşmesi düzenlenip düzenlenmediği araştırılmalı, bir meslek eğitim merkezinde çıraklık kaydı olup olmadığı araştırılmalı,var ise buna ilişkin kayıtlar getirtilmeli, yukarıda anılan çalışma ilişkisi aydınlatılarak,davalıya ait iş yerinde davacının tam olarak hangi işleri yaptığı, davacının yaptığı işlerin üretimin bir parçası mı yoksa meslek ve sanat öğrenimine yönelik mi olduğu, iş yerinde işlerin davacının talep konusu dönemde yaşı itibariyle yapabileceği işlerden olup olmadığı, bu işleri yapma hususunda fiziksel ve psikolojik yetkinliğinin olup olmadığı, bu işi yapmayı bu yaşta öğrenip öğrenemeyeceği,yaptığı işi ne kadarlık süre içinde öğrenebileceği belirlenmeli,bu kapsamda bordro tanıklarının ayrıntılı beyanlarına başvurulmalı,tanık beyanları arasında oluşabilecek çelişkiler de giderilmek suretiyle varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.