T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1132 - 2026/444 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1132 KARAR NO : 2026/444 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18.10.2023 NUMARASI : 2022/567 Esas 2023/717 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 12.03.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİH…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1132 - 2026/444 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1132 KARAR NO : 2026/444 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18.10.2023 NUMARASI : 2022/567 Esas 2023/717 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 12.03.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30.03.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 11.09.2020 tarihinde, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki, davalı ... Sigorta AŞ'ne zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı, davalı ... Sigorta AŞ'ne ihtiyari mesuliyet sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın, davacılar desteği yaya ...’ya çarparak ölümüne neden olduğunu, davalı ... sigorta şirketi tarafından 28.926,16 TL ödeme yapılmış ise de ödemenin yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL cenaze gideri ile destekten yoksun kalma tazminatının, haksız eylemin meydana geldiği 11.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketi bakımından limit dâhilinde) tahsiline, müteveffanın eşi olan davacı ... bakımından 200.000,00 TL, müteveffanın çocukları olan ..., ..., ... ve ... bakımından ayrı ayrı 100.000,00'er TL olmak üzere toplam 600.000,00 TL manevi tazminatın, haksız eylemin meydana geldiği 11.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ..., yargılama aşamasında 24.09.2023 tarihinde vefat etmiş, mirasçıları davayı takip etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ceza yargılaması sırasında alınan tüm bilirkişi raporlarında asli kusurlunun yaya merhum ... olduğunun açıkça belirtildiğini, alınan bilirkişi raporlarında dava dilekçesinde ifade edildiği gibi kazanın münhasıran alkolün etkisi ile olduğuna dair en ufak bir emare dahi bulunmadığını, dava konusu trafik kazasına karışan aracın davalılardan ... Sigorta AŞ tarafından genişletilmiş kasko sigortalı ile sigortalı olduğunu, sigorta kapsamında manevi tazminat klozunun da mevcut olduğunu, dava dilekçesinde talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunmuştur. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; tazminat hesabının ZMSS Genel Şartları esas alınarak yapılması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin, ZMSS poliçe limitini aşan zarardan sorumlu olduğunu savunmuştur. Davalı ... Sigorta AŞ, tebliğ edilen dava dilekçesine karşı cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde desteğin %90 oranında, davalı sürücünün %10 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, davacılar vekilinin maddi tazminat talebi bakımından davalı ... Sigorta AŞ’ye yönelik olarak davadan feragat ettiği, bu feragat nedeniyle diğer davalılar yönünden maddi tazminat talebinin konusuz kaldığı, TBK’nın 56. Maddesi gereğince davacılar lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile dava konusu maddi tazminat istemi yönünden davacılar tarafından davalı ... Sigorta AŞ aleyhine açılan davanın vaki feragat nedeniyle reddine, dava konusu maddi tazminat istemi yönünden davacılar tarafından davalı ... Sigorta AŞ aleyhine açılan davada dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu maddi tazminat istemi yönünden davacılar tarafından davalı ... aleyhine açılan davada dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacıların dava konusu manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, davacılardan ... ve ... ile ... ve ... lehine takdiren ayrı ayrı 15.000,00’er TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın trafik kazasının gerçekleştiği 11.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak anılan davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, müteveffa davacı ...'nın manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile; Davacı ... mirasçıları olan diğer davacılar lehine takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın trafik kazasının gerçekleştiği 11.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak anılan davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş; karara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün asli kusurlu olduğunu, çok hızlı seyrettiğini, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatın çok az olduğunu, hükmedilen vekalet ücretlerinin hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu, her bir davacı yönünden davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1-Mahkemece, kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarının belirlenmesi yönünden İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alındığı; raporda, davalı sürücü ...’ın, sevk ve idaresinde bulunan otomobil ile seyri sırasında gerekli dikkat ve özeni yola vermesi, kaza mahalli yol kesimine geldiği esnada hızını yeterince azaltarak mahal şartlarına uydurması ve seyrine müteyakkız şekilde devam etmesi gerekirken bu hususlara yeterince riayet etmediği, kaza mahalli yol kesimine geldiği esnada sağ önünde kendisiyle aynı istikamete doğru seyir halinde olan aracın önünden taşıt yoluna girerek karşıdan karşıya geçen yayaya vücut bütünlüğünün bozulmasına sebep olacak şekilde çarpması sonucu gerçekleşen kazada tali düzeyde %10 oranında kusurlu olduğunun, müteveffa yaya ...’nın, kaza mahalli yol bölümünde gece vakti karşıdan karşıya geçmek için mahalde yakın mesafede bulunan yaya üst geçidini kullanması, mümkün değilse taşıt yoluna girerek karşıdan karşıya geçmeden önce kaplama üzerinde seyir halinde olan araçların yakınlık ve hız durumlarını dikkate alması, öncelikli geçiş hakkını seyirle gelmekte olan araçlara vermesi, geçiş eylemini uygun bir anda, uygun bir noktadan kontrollü bir şekilde tamamlaması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, sol tarafından seyirle gelmekte olan araçlara rağmen, orta refüj üzerinde yaya geçişini engelleyen beton bariyerlerin bulunduğu yol kesiminde, kendi can güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde taşıt yoluna girmesi nedeniyle asli düzeyde %90 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, kazaya ilişkin Ankara 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/979 Esas 2023/459 Karar sayılı dosyasında yapılan ceza yargılamasında, kazanın meydana gelmesinde davalı (sanık) ...’ın tali, müteveffa ...’nın asli kusurlu olduğu kabul edilerek davalının taksirle bir kişinin ölümüne neden olma eyleminden cezalandırılmasına kararı verildiği, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 2024/238 Esas 2024/930 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği görülmüş olup eldeki dosyada hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunun, kazanın oluşumu ile uyumlu, ceza yargılamasında belirlenen somut olgulara uygun olduğu anlaşılmakla davacılar vekilinin kusur oranına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. 2-Davacıların manevi tazminat istemi TBK’nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK'nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Buna göre dava konusu olay değerlendirildiğinde; kazanın gerçekleşme biçimi, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusur oranı (%10), davacıların müteveffaya yakınlık dereceleri, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihinde (2020 yılı) paranın satın alma gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesince davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fazla olduğu kanaatine varılmıştır. Bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, dosya üzerinden yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler çerçevesinde yeniden yapılan değerlendirmede; davacı eş ... için 15.000,00 TL, davacı çocukların her biri için 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin davacılar tarafından duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde, olayın özelliğine ve manevi tazminatın amacına uygun olacağı takdir edilmiş, davalı ... vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmüştür. 3-14.03.2025 tarihli 32841 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 2024/29 Esas - 2024/226 Karar sayılı, 25.12.2024 tarihli kararı ile, manevi tazminat davaları yönünden 6100 Sayılı HMK'nın 326.maddesinin 2. fıkrasındaki, “davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır” düzenlemesinin Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline, kararın Resmi Gazetede yayınlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, eldeki dosyanın incelenme tarihi itibariyle de iptal kararının yürürlüğe girdiği, 08.01.2026 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde yapılan değişiklik ile de, manevi tazminat isteminin reddi halinde hükmedilecek vekalet ücretini düzenleyen AAÜT'nin 10/2. maddesinin yürürlükten kaldırıldığı gözetilerek davacıların manevi tazminat talebi kısmen reddedilmiş olsa da davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir. Ayrıca, davacıların maddi tazminat talebi yönünden, davacıların zararının yargılama aşamasında davalı ... Sigorta AŞ tarafından karşılanmış olması nedeniyle davalı ... Sigorta AŞ yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, hakkın özünden feragat edilmediği, maddi zararın karşılanmış olması nedeniyle davalılar ... ve ... Sigorta AŞ yönünden de karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, davanın açıldığı tarih itibariyle maddi tazminat talebinin haklı olduğu anlaşıldığından maddi tazminat talebi yönünden davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davacılar vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun, manevi tazminatın miktarı yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; 1-Maddi tazminat istemi yönünden davalı ... Sigorta AŞ aleyhine açılan davanın vaki feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Maddi tazminat istemi yönünden davalı ... Sigorta AŞ aleyhine açılan davada, dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 3-Maddi tazminat istemi yönünden davalı ... aleyhine açılan davada, dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 4-Davacıların manevi tazminat isteminin KISMEN KABULÜ ile, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın, olay tarihi olan 11.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak anılan davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 5-Müteveffa davacı ...'nın manevi tazminat isteminin KISMEN KABULÜ ile, 15.000,00 TL manevi tazminatın, olay tarihi olan 11.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak mirasçıları olan davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 6-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.757,05 TL karar harcından, davacılardan peşin alınan 80,70 TL karar harcının mahsubu ile bakiye 3.676,35 TL karar harcının davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacılar tarafından peşin yatırılan 80,70 TL harç ile 80,70 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 161,40 TL harcın davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine, 8-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2026 yılı AAÜT’nin 13. maddesi gereğince belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2026 yılı AAÜT’nin 13. maddesi gereğince belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2026 yılı AAÜT’nin 13. maddesi gereğince belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 11-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2026 yılı AAÜT’nin 13. maddesi gereğince belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 12-Müteveffa davacı ... mirasçıları kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2026 yılı AAÜT’nin 13. maddesi gereğince belirlenen 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine, 13-Manevi tazminat taleplerinin kısmen reddi nedeniyle davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 14-Davacıların maddi tazminat talebi yönünden davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 15-Davacılar tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı toplam 570,00 TL yargılama giderinin, davanın kabul oranı (%9.1) gözetilerek 51,87 TL’sinin davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine, bakiye giderin davacılar üzerinde bırakılmasına, 16-HMK’nın 333. Maddesi gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde İADESİNE, III-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-Davacılar vekili ve davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde yatırana iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf başvurusunda bulunan taraflarca yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 5-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 12.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. n