4. Hukuk Dairesi 2022/517 E. , 2024/4784 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1490 Esas 2021/1650 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/12 Esas 2021/198 Karar Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından …
**4. Hukuk Dairesi 2022/517 E. , 2024/4784 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1490 Esas 2021/1650 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/12 Esas 2021/198 Karar Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, 23.09.2017 günü davalı ... ... sevk ve idaresindeki 42 SZ 626 plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen kaza nedeniyle davacının hayati tehlike geçirecek, kemik kırığı oluşacak ve basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek şekilde yaralandığını, davalının 1,23 promil alkollü olması ve yola gereken dikkati vermemesi nedeniyle kaza yaşanmış olduğundan tamamen kusurlu olduğunu, müvekkilinin yolcu konumunda olması nedeniyle kusurunun bulunmadığını iddia ederek şimdilik 50,00 TL geçici maluliyet, 50,00 TL sürekli maluliyet, 50,00 TL tedavi gideri, 50,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 200,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, müvekkili için 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalı ...'tan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının, kaza tarihi olan 23.09.2017 tarihinde davacı ... ve dava dışı ... ile birlikte eğlenme amacı ile buluştuklarını, gece geç saatlerde eğlencenin bitmesinin ardından tarafların evlerine gitmek için davalıya ait araca bindiklerini, davalının alkollü olduğunun hem davacı hem de dava dışı ... tarafından bilindiğini, davacının, mesleğinin polis olmasından ötürü, alkollü bir sürücünün aracına binmenin ne derece tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini bildiğini, kazanın, davalının dikkatsiz ve alkollü olmasından değil yol yapım çalışması, yolun çift şeritten aniden tek şeride düşmesi ve yeteri kadar uyarıcı levha bulunmaması nedeniyle meydana geldiğini, davacının geçirdiği kaza nedeniyle iddia edilen maluliyeti kabul etmediklerini, davacının yaralanmasının kendisine kalıcı maluliyet bırakmasına elverişli olmadığını, maddi anlamda bir kayıp yaşamadığını, savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının başvuru esnasında gerekli belgeler ile başvurmaması nedeniyle dava şartı ve menfaat yokluğu yönünden davanın reddinin gerektiğini, olayın haksız fiile dayandığı dikkate alındığında davanın asliye hukuk mahkemesi tarafından görülmesi gerektiğini, davalı şirketin kurumun, doğan zarardan sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davalı araç sürücüsünün Beyşehir ilçesi istikametinden Konya ili istikametine seyrettiği esnada D330-12 sayılı karayolunun 36 ncı kilometresine geldiğinde yolun tek şeride inmesi ve gerekli işaretlemelerin yetersiz olmasından kaynaklı direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kazanın meydana geldiğini, kazanın oluşumunda yol yapım çalışmasına ilişkin gerekli işaretleme araştırılmadan kaza tespit tutanağıyla sigortalı araç sürücüsüne asli kusur isnadı yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı şirkete başvuru yapılırken Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik’e göre düzenlenen bir rapor bulunmaması nedeniyle davalının sorumluluğunun bulunmadığını ve davanın reddi gerektiğini, kusur yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmasını gerektiğini, davacının Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ödeme alıp almadığının araştırılmasını, gelir durumunun asgari ücret olarak esas alınmasını, davacının kazayı yaşadığı sırada sigortalı araçta hangi amaçla bulunduğu ve bu taşımanın esasen hatır taşımasına binaen yapıldığı hususunun tespit edilmesini, sürücüsünün alkollü olduğunu bildiği araca kendi kusuru ile binen davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminat tutarının tenzili gerektiğini, davacının emniyet kemerini takmamış olması nedeniyle davacının kusuru oranında hükmedilen tazminattan mahsubu gerektiğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik açısından herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, geçici iş göremezlik dönemine ait bakıcı giderinin talep edilmesinin mümkün olmadığını, temerrüde düşmeyen müvekkili hakkında faiz talebinin haksız olduğunu, bu nedenlerle davanın öncelikle dava şartı yokluğu yönünden reddine bu talepleri yerinde görülmezse kusur yönünden yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, yargılamaya esas alınan maluliyet ve aktüerya raporları nazara alındığında; davacının iyileşme süresinde maaş ödemeleri tam olarak yapıldığı tespit edildiğinden geçici iş göremezlik taleplerine ilişkin herhangi bir zararının bulunmadığı, yine davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığından bu yöndeki taleplerine ilişkin herhangi bir zararının bulunmadığı, bakıcı giderinden doğan maddi zararı için 2.541,50 TL, kaçınılmaz tedavi giderinden doğan maddi zararı için 2.000,00 TL, olmak üzere toplam 4.541,50 TL tazminat hakkının bulunduğu davacının davalıya ait araçta gezinti için bulunduğu, davalı araç sürücüsünün bu taşımada herhangi bir menfaatinin bulunmadığı, kazanın gezinti dönüşü meydana geldiği, davacının taşınmada menfaatinin bulunduğu, anlaşılmakla; maddi tazminat talebine ilişkin davanın kısmen kabulü ile tazminat bedelinden %20 hatır indirimi yapılarak hesap edilen 3.633,20 TL'nin davalı ...'den kaza tarihi olan 23.09.2017 ve davalı ... yönünden dava tarihi olan 11.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, olayın oluş şekli, davacının maluliyet oranı ve yaralanmasının niteliği, hatır taşımasının vermiş olduğu hususlar nazara alınarak manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde, denetime elverişli olmayan raporun hükme esas alınarak karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin iyileşme süresinin dört aya kadar olacağı raporlarla sabitken bakıcıya ihtiyaç süresi olan iki ay üzerinden karar verilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, hükmedilen tazminat miktarına hatır taşıması indiriminin uygulanmasının da yanlış olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla somut olayda bir an için hatır taşımasının varlığının kabul edilmesi halinde hatır taşımasından sadece araç sürücüsünün yararlanabileceğinin kabul edilmesi gerektiğini, sigorta şirketi hakkında hakkaniyet indirimi uygulanmaması gerektiğini, maddi zararın varlığının sabitken manevi zararın reddinin açıkça hukuka ve yasalara aykırı olduğunu iddia ederek kararın kaldırılmasının talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 2 nci İhtisas Dairesi'nin 25.11.2020 tarihli raporunda açıklandığı üzere raporlar arasındaki maluliyet oranı farkının uygulanan yönetmelikten kaynaklandığı, hükme esas alınan raporun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne uygun olarak alındığı ve usul ve yasaya uygun olduğu, davacının ücret karşılığı olmaksızın taşınması sırasında kazanın meydana geldiği, somut olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, davacının olay tarihindeki yaşı, davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu gösteren bilirkişi raporu, ceza mahkemesinin kararı, yaralanmanın niteliği, davalının eylemindeki hukuka aykırılığın tespitinin sağlayacağı manevi tatmin ile birlikte değerlendirildiğinde 3.000.00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği" gerekçesiyle manevi tazminatın reddi kararına yönelik davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalının sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ıncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 111 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçsinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.05.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.