Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/6751 E. , 2024/3169 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/6751 Karar No : 2024/3169 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenere…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/6751 E. , 2024/3169 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/6751 Karar No : 2024/3169 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu ... Madencilik ve Metal Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nden alınamayan 2019 ve 2020 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirkete gönderilen ödeme emirlerinin 17/03/2021 tarihinde düzenlenmesine rağmen 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde belirlenen 15 günlük ödeme süresi beklenilmeden davacı adına 23/03/2021 tarihli dava konusu ödeme emrinin düzenlenip tebliğ edildiği, asıl borçlu şirket adına tanzim olunan ödeme emrinin ... Vergi Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında dava konusu edildiği, bu durumda dava konusu ödeme emri içeriği amme alacağının kesinleştiğinden söz edilemeyeceğinden davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibi için gerekli koşulların oluştuğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu ödeme emri iptal edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Ödeme emrine konu amme alacağının asıl borçlu şirketin kendi beyanından kaynaklandığı, usulune uygun tebliğ edilerek kesinleşen borçtan davacının kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dava konusu ödeme emri içeriği amme alacağının tahsili için asıl amme borçlusu ... Madencilik ve Metal Sanayi Ticaret Anonim Şirketi adına düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin, 20/04/2021 tarihinde elektronik ortamda tebliğ edildiği, Uyap üzerinden yapılan incelemede asıl borçlu şirket tarafından anılan ödeme emrinin iptali istemiyle ... Vergi Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında 22/04/2021 tarihinde dava açıldığı, söz konusu amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsil edilemediğinden bahisle kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına tanzim edilen dava konusu ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin 30/03/2021 tarihinde davacıya tebliğ edildiğinin davacı ve davalı idarece kabul edildiği anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılmasının dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmayacağı, 4. fıkrasında ise vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılmasının, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durduracağı; ancak, 26. maddenin 3. fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işleminin devam edeceği, bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davaların, tahsil işlemini durdurmayacağı, bunlar hakkında yürütmenin durdurulmasının istenebileceği kural altına alınmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni Temsilcilerin Ödevi" başlıklı 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi veya buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı hükme bağlanmıştır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir "ödeme emri" ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabileceği hükümlerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Şirket tüzel kişiliğinden alınamayan vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrine ilişkin olarak Vergi Mahkemesince, asıl borçlu olan şirket adına düzenlenen ödeme emrinin yürütmesinin durdurulduğu veya iptal edildiği yönünde bir karar verildiğine dair tespit yapılmaksızın, sadece ödeme emrine karşı dava açıldığı ve bu nedenle kamu alacağının şirket nezdinde henüz kesinleşmediği neticesine varılmış ise de kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlem niteliği taşıyan ödeme emrine karşı açılan davada, Mahkemece yürütmenin durdurulması veya iptal kararı verilmediği sürece, davanın varlığı, şirket hakkındaki takip yollarının tüketilmesine ve kamu alacağının şirketten tahsil imkanının bulunmadığının ortaya konulması durumunda davacının takibi aşamasına geçilmesine engel teşkil etmemekle birlikte yukarıda yer verilen hükümler ile dosyada yer alan belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, asıl borçlu şirket adına ödeme emirleri düzenlenmesi, ödeme yapılmaması halinde şirket hakkında mal varlığı araştırması yapılması, bu araştırma sonucu kamu alacağının asıl borçlu şirketten tahsil olanağının kalmadığının tespit edilmesi ve alacağın şirket nezdinde kesinleşmesi gerekirken asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin 20/04/2021 tarihinde elektronik ortamda şirkete tebliğ edildiği; davacı, adına kanuni temsilci sıfatıyla tanzim edilen ... tarih ve ... takip numaralı dava konusu ödeme emrinin 30/03/2021 tarihinde davacıya tebliğ edildiği; olayda, asıl borçlu şirket hakkında yapılan takibat sonuçlandırılmaksızın davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibi için gerekli koşulların oluştuğundan söz edilemeyeceğinden ödeme emrinin yazılı gerekçeyle iptali yolundaki karara yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki Vergi Dava Dairesi kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 21/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.