4. Hukuk Dairesi 2021/17173 E. , 2023/11627 K. MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/960 E.-2020/1559 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul/Taraf Vekillerinin İstinaf Taleplerinin Kısmen Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ :Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/1228 Esas-2019/22 Karar Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekiller…
**4. Hukuk Dairesi 2021/17173 E. , 2023/11627 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/960 E.-2020/1559 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul/Taraf Vekillerinin İstinaf Taleplerinin Kısmen Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ :Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/1228 Esas-2019/22 Karar Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 29.11.2015 tarihinde karşıdan karşıya geçmeye çalışan müvekkili ...'e davalı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki aracın çarpması sonucunda davacı ...'in sol ayak parmaklarının kesilmek zorunda kaldığını, yaralanma sebebiyle davacının ciddi manevi zararlara uğradığını, iyileşme ihtimali bulunmadığını, sürekli maluliyet sebebiyle derin üzüntü ve ıstırap yaşadığını, yaralanan ...'in eşi olan ...'in de eşinin yaralanması sebebiyle onun yardımından mahrum kaldığını, ...'in çocukları olan diğer davacıların da annelerinin yaralanmasından olumsuz etkilendiğini, hayatlarının alt üst olduğunu, araç işleten sıfatıyla diğer davalı ... ...'nın tazminattan sorumluluğu bulunduğunu, kazaya karışan aracın manevi tazminatı da içeren genişletilmiş kasko poliçesi sebebiyle diğer davalı ... Japan Sigorta A.Ş.'nin de davalı gösterildiğini ileri sürerek ...'in için 100.000 TL, diğer davalılar için ayrı ayrı 30.000 TL olmak üzere toplam 400.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar... ve ... ... vekili cevap dilekçesinde; ceza yargılamasında davacının asli kusurlu bulunduğunu, ...'ya atfedilen tali kusuru da kabul etmediklerini, istenen tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacının ceza yargılaması sırasında şikayetten vazgeçtiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Karayolları Trafik Kanunu 97 nci madde gereğince başvuru yapılmadığından dava şartı gerçekleşmediğini, kusur oranlarının Adli Tıp Kurumunca tespitini istediklerini, zararla kusur arasında illiyet bağının araştırılmasını, istenen manevi tazminatın fahiş olduğunu, limitle sınırlı biçimde sorumlu olduklarını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " ..davalı ... ...'nın ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin raporu ile tespit olunduğu üzere %15 oranında kusurlu olarak kazaya ve davacı ...'in ayak parmaklarının kesilmek suretiyle yaralanmasına sebebiyet olduğu, ...'in kaza ve yaralanma nedeniyle acı ve elem duyduğu, kaza ile yaralanma ve ...'in ayak parmaklarının kesilmesi nedeniyle diğer davacıların acı ile elem duyacakları, ...'in malul kaldığı hayatını kazadan önceki gibi sürdüremeyeceği, TBK.nun 56 ncı maddesindeki şartların mevcut olduğu, aracı kullanan ..., aracın kayıt maliki ... ... ve sigorta şirketi Sompo Japon Sigorta A.Ş ile birlikte manevi tazminattan sorumlu olacakları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 15.000,00 TL manevî tazminatın, 29.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan birlikte alınarak davacı ...'e verilmesine, davacı ... için 7.500,00 TL manevî tazminatın, 29.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan birlikte alınarak davacı ...'e verilmesine, davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ... ve ... için 5.000,00'er TL manevî tazminatın, 29.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan birlikte alınarak her bir davacıya ayrı ayrı verilmesine. Her bir davacı lehine ayrı ayrı 2.725'er TL vekalet ücreti verilmesine " karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesi ile; davacı ...’in trafik kazasında asli kusurlu sayılmasının doğru olmadığını, kazaya dair tutulan tutanaklar, kazanın oluş şekli ve yapılan belirlemelerin kazanın meydana gelmesinde asli kusurlunun davalı ... ... olduğunu ortaya koyduğu, davalının çok hızlı ve dikkatsiz olduğunu bu nedenlerle davalının asli kusurlu sayılması gerektiğini, davacılar lehine belirlenen değerlerin çok düşük olduğunu, davacı ...’in ayak parmaklarının tamamını kaybettiğini, sürekli sakat kaldığını, tazminat oranlarının düşük olduğunu, yargılama gideri hesabında hata yapıldığını, davacılar tarafından 2.050,30 TL yargılama gideri yapılmasına rağmen 140,96 TL'sinin davalılardan tahsiline karar verildiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılar... ve .... ... vekili istinaf dilekçesi ile; kazanın meydana gelmesinde davalının kusuru bulunmadığını, Bursa 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/175 esas sayılı dosyasında aldırılan rapor ile asıl kusurun davacıda olduğunun sabit olduğunu, eksik inceleme yapıldığını, manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, tüm davacıların tek bir avukat ile temsil edildiğinden her bir davacı lehine avukatlık ücretine hükmedilmesinin haksızlık olduğunu, lehine verilen vekalet ücretinin de düşük olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... Japan Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesi ile; manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu, zira tüm kusurun davacıda olduğunu, dava öncesi şirkete başvuru yapılmadığından temerrüt tarihinin dava tarihi olması gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ".. tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, B.K.’nun 47 nci maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılması gerektiği, dolayısıyla davacılar için takdir olunan manevi tazminatların hakkaniyete uygun olduğu, davacı ...'e ait ATK raporuna göre yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek düzeyde olduğu, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (6.) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu dikkate alınarak 6098 Sayılı TBK'nın 56/2 nci fıkrası gereğince ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebileceğinden zarar görenin eş ve çocukları lehine manevi tazminata hükmedilmesinin doğru olduğu, ihtiyari dava arkadaşı olan davacıların kazazedenin yaralanması nedeniyle ayrı ayrı manevi tazminat talebinde bulunmuş olmasının, her birinin davasının diğerinden bağımsız olması ve aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak; her bir davacı yönünden lehine hükmedilen manevi tazminat miktarına göre ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesinin hukuka uygun olduğu, aynı şekilde ihtiyari dava arkadaşı olan davalıların her birinin davasının diğerinden bağımsız olması ve aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açıldığı durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak; her bir davalı yönünden red edilen manevi tazminat miktarına göre lehlerine ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesinin gerektiği, sigorta şirketi yönünden dava tarihinden önce davacılar tarafından bir başvuruda bulunulmadığı dolayısıyla temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle dava tarihi itibari ile yasal faize hükmedilmesi gerektiği ve davacılar tarafından yapılan yargılama gideri açısından kabul ve red oranına göre lehlerine hükmedilen yargılama gideri miktarının düşük bulunduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, mahkemenin kararının kaldırılmasına, HMK’nın 353/1-b/2. maddesine göre yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına ve kararın vekalet ücretleri, yargılama giderleri, sigortacı için faiz başlangıç tarihi yönünden düzeltilmesine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kusur oranına itiraz ettiklerini, asli kusurlu olan kişinin... olduğunu zira kendisinin çok hızlı ve dikkatsiz olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının çok düşük olduğunu, tüm davacıların hayatlarının alt üst olduğunu, davalılar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından manevi tazminat teminatını da içeren kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaya konumunda bulunan davacılardan ...'e çarpması sonucunda davacının malül kalması nedeniyle bu davacı ve yakınlarının manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 281, 341, 357, 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu, 50 nci, 56 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile dosyada mevcut kusur raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.