4. Hukuk Dairesi 2021/16934 E. , 2022/17919 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 3. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davada rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne dair verilen 25.04.2019 günlü kararın istinaf incelemesi davalılar tarafından istenilmekle, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme neticesi
**4. Hukuk Dairesi 2021/16934 E. , 2022/17919 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 3. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davada rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne dair verilen 25.04.2019 günlü kararın istinaf incelemesi davalılar tarafından istenilmekle, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme neticesinde davalı ...’nin istinaf talebinin esastan reddine, davalılar ... ile davalı ...’ın istinaf talebinin kabulüne dair verilen kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. K A R A R Davacı vekili, dava dışı hasta ...'ın 14.06.2004 tarihinde Elazığ Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde tedavi altındayken tuz ruhu içerek intihara kalkıştığını, Elazığ Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastane yetkilileri tarafından hastanın davacı idareye bağlı Tıp Merkezine kaldırıldığını, tedavisinin yapılmaya çalışıldığını, ancak hasta tarafından reddedildiğinden tedavi için gerekli ilaçların Elazığ Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastane görevlilerine bildirilerek tekrar hastaneye gönderildiğini, bu hastanede müşahade altındayken vefat ettiğini, bunun üzerine dava dışı ölenin yakınları tarafından davacı idare aleyhine idari yargıda açılan tam yargı davasının kabul edilerek davacı aleyhine hüküm kurulduğunu belirterek, davacı tarafından ödenen tazminatın davacı idare nezdinde görevli olan davalı doktorlardan rücuen tahsili isteminde bulunmuştur. Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince, davalılar ... ve davalı ...’in adli vaka tarihinde Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesinde çalıştıkları, davalı ...'in acil serviste görevli olduğu, davalı ... 'ın ise gastroentoloji servisinde nöbetçi doktor olduğu, hastanın yatışının davalı ... tarafından yapıldığı ve diğer davalı ...'nin aranarak hastanın, bu davalının görevli olduğu servise gönderildiği, hastanın yatış esnasında psikiyatri servisi ile de görüşüldüğü, ancak hastanın tedaviyi kabul etmemesi üzerine hastanın, Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi personeli gözetimi altında ve ambulans ile, bir gün sonra endoskopi yapılmak üzere ve mevcut tedavisine bulunmakta olduğu sağlık kurulunda yapılması kaydıyla, hastanın imzası alınarak, davalı ... tarafından taburcu edildiği, hastanın 14.06.2014 tarihinde 03:30 sıralarında vefat ettiği, ATK 3. İhtisas Kurulu raporlarına göre; hastayı geri gönderen ve bu direktifi verenin 8/8 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, Yüksek Sağlık Şurası raporlarında da; hastayı geri gönderen ve direktifi verenlerin 6/8 oranında kusurlu oldukları yönünde görüş beyan edildiği, mevcut raporlar ve ceza dosyası içeriği dikkate alındığında, davalılar ... ve ...' nin 6/8 oranında eşit kusurlu oldukları, bu sebeple meydana gelen zarardan, müteselsil sorumluluk ilkeleri geçerli olmadığından, eşit oranda sorumlu tutulmaları gerektiği, davalı ... yönünden ise anılan raporlarda herhangi bir kusur tespiti yapılmadığı, ceza yargılamasında da, kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği ve bu şekilde davalı ... yönünden ceza dosyasının kesinleştiği, bu durumda mevcut raporlar ışığında, kusuru bulunmayan bu davalı yönünden, sorumluluk yoluna gidilemeyeceği değerlendirilerek, davalı ... ile davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı ... yönünden ise davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davalılar tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince, davalı ...’nin vekalet ücretinin nisbi olması gerektiğine yönelik istinaf talebinin esastan reddine, davalı ... ile ...’in istinaf talebi yönünden, davanın sağlık hizmeti dolayısıyla verilen zarar nedeniyle müteselsil sorumlu idarenin ödediği tutarın diğer sorumlu davalılara rücuuna ilişkin olduğu, rücunun amacının, birlikte sorumlular arasında hakkaniyete göre denge kurmak olduğu, somut olayda, kusur durumu, dava konusu olayın gerçekleşme biçimi, ölenin tuz ruhu içmek suretiyle intihara teşebbüs etmiş olması, kaldırıldığı hastanede tedaviyi kabul etmemiş olması, ağır çalışma koşulları ve iş yoğunluğu gözetilerek, tahsiline karar verilen zarar miktarından BK. 43-44 maddesi ( TBK. mad. 50-52 ) gereğince uygun bir miktarda hakkaniyet indirimi yapılmamasının doğru olmadığı, bu yöne ilişkin davalılar ... ve ...’in istinaf itirazlarının yerinde olduğu belirtilerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2 maddesi hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında kararla, zarar miktarından yukarıda yazılı sebeplerle %80 hakkaniyet indirimi yapılarak, davacının davalılar ... ve ... aleyhine açtığı davanın kısmen kabul, kısmen reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Resmi Gazete'de 27.05.2022 tarihinde yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 15. maddesi ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na eklenen geçici 13. madde “Ek 18 inci maddenin birinci fıkrası hükümleri, 4483 sayılı Kanun hükümleri uyarınca haklarında kesinleşmiş bir soruşturma izni verilenler bakımından uygulanmaz ve soruşturma veya kovuşturmalara devam olunur. Kamu kurum ve kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yapmış oldukları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle idare tarafından ödenen tazminattan dolayı açılan rücu davalarından, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla yargılaması devam edenler bakımından ek 18 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca karar verilmek üzere Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya iki aylık süre verilir. Başvuru yapılmaması hâlinde dava usulden reddedilir. Bu durumda yargılama gideri taraflar üzerinde bırakılır ve davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmez.” hükmünü haizdir. Dosya kapsamından, davalılar Dr...., Dr.... ve Dr....’nin olayın meydana geldiği gün davacı üniversiteye bağlı çalışan görevli doktorlar olduğu, dava dışı ... isimli hastanın davalılar tarafından önce yatışının yapıldığı daha sonra tıp merkezinden taburcu edildiği ve akabinde hastanın vefat ettiği olay nedeniyle davacı idarenin hizmet kusuru olduğundan bahisle açılan idari yargı davası kararı sonucu davacı tarafından ödenen bedelin davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkin bir dava olduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda Bölge Adliye Mahkemesi’nce, yukarıda gösterilen mevzuat hükmü gereğince Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya süre verilmesi; başvuru yapılmaması halinde ise davalılar hakkındaki davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmadan işin esasının incelenmiş olması doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu nedenle bozulması gerekir. SONUÇ: Yukarıda gösterilen nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’nin 14.12.2020 tarihli kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 27.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.