Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/2218 E. , 2024/806 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/2218 Karar No : 2024/806 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Bakanlığı VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen …günlü, E:…, K:…sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/2218 E. , 2024/806 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/2218 Karar No : 2024/806 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Bakanlığı VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen …günlü, E:…, K:…sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; 4. sınıf emniyet müdürü olarak görev yaptığı dönemde davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi uyarınca 16 ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasına, aynı Tüzüğün 15. maddesinin uygulanmasına gerek olmadığına, öğrenim durumu itibarıyla yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/5. maddesi gereğince, brüt aylığının 1/2 oranında kesilmesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun …günlü, …sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : …İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; olayda, Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığınca 17/12/2013 tarihinden itibaren bir görevin ifası için görev hitamına kadar devam edeceği belirtilen görevin içeriği ve süresi belirtilmeden araç ve personel görevlendirildiği, 18/12/2013 günü söz konusu görevlendirmenin bitiminde personelin görevlerine döndükleri, geçici görev yolluğu ödemesi yapılmadığı, yakıtların İdari Mali İşler Daire Başkanlığınca karşılandığı, onayda her ne kadar "bir görevin ifası" için denilmekte ise de, görevlendirmenin hizmetle ilgisinin bulunmadığı, bir başka şube müdürünün ağabeyinin cenazesine katılmak amacıyla anılan görevlendirmenin yapıldığı, eylemin hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak olduğu anlaşılmakta ise de, mevzuatta, kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara, Tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısının uygulanabileceğinin düzenlendiği, alt ceza uygulanıp uygulanmayacağı hususunun geçmiş hizmetleri ve sicilleri gözetilmek suretiyle değerlendirilmesi gerekirken, bu hususlara girilmeksizin, suçun niteliği, işleniş biçimi ve mesleğin özelliği çerçevesinde değerlendirme yapılarak ve alt ceza uygulanmayarak tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; alt ceza uygulama konusunda idarenin takdir yetkisi bulunduğu ve bu husustaki takdir yetkisinin kullanımının yargı kararı ile sınırlandırılamayacağı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dava dosyasının incelenmesinden; TEM Dairesi Başkanlığının teklifi ile Genel Müdürlük Makamınca, davacı ile birlikte toplam 13 personelin 17/12/2013 tarihinden itibaren resmi plakalı araçlar ile "bir görevin ifası için" görev hitamına kadar, yeteri kadar akaryakıtın İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığınca sağlanacağı belirtilerek Afyonkarahisar ilinde geçici olarak görevlendirilmelerine onay verildiği, 18/12/2013 günü görevlendirmenin bitiminde personelin görevlerine döndükleri, geçici görev yolluğu ödemesi yapılmadığı, yakıtların İdari Mali İşler Daire Başkanlığınca karşılandığı, gizli hizmet giderleri ödeneği harcama evraklarının imha edilmiş olması nedeniyle, seyahat dolayısıyla bu fasıldan herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilemediği, soruşturmaya konu onayda her ne kadar "bir görevin ifası için" denilmekte ise de, görevin ne olduğunun açıkça yazılmadığı, görevlendirmenin aynı dairede çalışan şube müdürünün ağabeyinin cenaze ve defin işlemlerine katılmak için yapıldığı, ancak onayda bahsedilmediği, Afyonkarahisar ilinde geçici veya kalıcı herhangi bir görevin söz konusu olmadığı, davacının Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığınca 17/12/2013 tarihinden itibaren bir görevin ifası için görev hitamına kadar devam edeceği denilerek görevin içeriği ve süresi belirtilmeden araç ve personel görevlendirilmesi hususunda kusurlu olduğundan bahisle dava konusu işlemin tesis edilmesi üzerine temyizen bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT : Anayasa'nın 125. maddesinin 4. fıkrasında, "Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idarİ eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez." hükmü yer almaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun -dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki haliyle- 2. maddesinin 2. fıkrasında, "İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler, yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler." kuralına yer verilmiştir. Dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesinde: "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak'' fiili, 16 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmış; aynı Tüzük'ün "Bir alt ceza verilmesi" başlıklı 15. maddesinin olay tarihinde yürürlükte bulunan metninde ise; "Kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara Tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısı uygulanabilir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME Yukarıda yer verilen Anayasal ve yasal düzenleme ile Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 15. maddesinde yer alan "uygulanabilir" ibaresi birlikte değerlendirildiğinde, emniyet teşkilatı mensuplarının geçmiş hizmetlerinin olumlu ve sicillerinin iyi olması halinde disiplin cezasına konu fiillerin karşılığı olan disiplin cezasından bir derece hafif cezanın verilmesi konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı, söz konusu yetkinin kullanılması açısından idarenin yargı kararıyla yönlendirilmesine veya takdir hakkına müdahale edilmesine hukuken olanak bulunmadığı, aksi durumun yerindelik denetimine sebep olacağı açıktır. Bu durumda; İdare Mahkemesince davacıya isnat edilen eylemin sübuta erdiği kabul edilmekle birlikte, Tüzüğün 15. maddesi uyarınca alt ceza uygulanıp uygulanmayacağı hususunun davacının geçmiş hizmetleri ve sicilleri gözetilmek suretiyle değerlendirilmesi gerekirken, bu hususlara girilmeksizin, suçun niteliği, işleniş biçimi ve mesleğin özelliği çerçevesinde değerlendirme yapılarak, alt ceza uygulanmamasına karar verilmek suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiş ise de, Tüzüğün 15. maddesi ile bir derece hafif ceza verilmesi konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin kullanılması açısından, idarenin yargı kararıyla yönlendirilmesine veya takdir hakkına müdahale edilmesine hukuken olanak bulunmamakta olup, aksi yöndeki temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE , 3. …İdare Mahkemesince verilen …günlü, E:…, K:…sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 4. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/02/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyizen incelenen karar ve dayandığı gerekçe usul ve hukuka uygun olup, davalı idare tarafından dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.