6. Hukuk Dairesi 2023/1472 E. , 2023/2642 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/616 E., 2022/746 K. HÜKÜM/KARAR : Asıl dava kabul, birleşen dava kısmen kabul Taraflar arasındaki asıl davada alacak, birleşen davada itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksikl…
**6. Hukuk Dairesi 2023/1472 E. , 2023/2642 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/616 E., 2022/746 K. HÜKÜM/KARAR : Asıl dava kabul, birleşen dava kısmen kabul Taraflar arasındaki asıl davada alacak, birleşen davada itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının 16.10.2004 tarihli genel kurulda kararlaştırılan ödentilerden 14.000,00 TL borcu bulunduğunu ileri sürerek faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının 16.10.2004 tarihli genel kurulda belirlenen borcunu ödemediğini, hakkında başlatılan icra takibine karşı da haksız olarak itirazda bulunduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçelerinde özetle; müvekkilinin kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini, kooperatif üyesi olmadığını, kooperatif ile arasında ibra sözleşmesi yapıldığını, bu nedenle kooperatife karşı herhangi bir borcu kalmadığını savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 08.12.2010 tarih ve 2008/343 E., 2010/340 K. Sayılı kararı ile 26.06.2004 tarihli genel kurul gündeminde ortakların ibralarına ilişkin bir madde yer almadığından ibra işleminin kabulüne ilişkin bir genel kurul kararının bulunmadığı, bu işlemin genel kurulda müzakere edilmediği, bu nedenle ibra işleminin geçerli olmadığı, ibralarına karar verilen ortakların ortaklık statüsünün devam ettiği, bu ortaklara tahsis edilen konutlar dışında başka konut kalmamasına rağmen başka şahısların kooperatife ortak olarak alınması ve bu kişilerin katılımıyla yapılan dava konusu alacakların bir kısmının kaynağını teşkil eden 16.10.2004 tarihli genel kurul ve müteakip yıllarda yapılan genel kurullarda alınan kararlar ve ihdas edilen borçların davalı ortak yönünden hiçbir hukuki sonuç doğurmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.