10. Hukuk Dairesi 2024/1224 E. , 2024/2121 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3058 E., 2023/2991 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 37. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/72 E., 2021/230 K. Taraflar arasındaki ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile aylığın kesildiği tarihten itibaren bağlanması ve borçlu olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne kara
**10. Hukuk Dairesi 2024/1224 E. , 2024/2121 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3058 E., 2023/2991 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 37. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/72 E., 2021/230 K. Taraflar arasındaki ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile aylığın kesildiği tarihten itibaren bağlanması ve borçlu olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin davalı Kurumdan 2004 tarihinden itibaren emekli sandığına bağlı babası üzerinden yetim aylığı aldığını, aylığının kesildiğini başvurduğu SGK'dan haricen ve şifahen öğrendiğini, aylık kesilmesi nedeniyle kendisine herhangi bir bilgi verilmediği gibi kararın kendisine de tebliğ edilmediğini, müvekkilinin yine yetim aylığının kesilmesinin muvazaalı boşanmadan dolayı olduğunu öğrendiğini, eşinden muvazaalı olarak boşandığının tamamen davalı Kurumun iddiası olduğunu, bu konuda ispat yükünün davalıya ait olduğunu, müvekkilinin verdiği ifadelerde de muvazaalı boşanmadığını beyan ettiğini, müvekkili yönünden muvazaalı bir boşanma, tekrar barışma ve aynı çatı altında yaşamanın söz konusu olmadığını, bu nedenle aylığının kesilmesi ve ödenmiş aylıkların borç tahakkuk ettirilmesinin kanuni ve hukuki hiçbir dayanağının bulunmadığını belirterek, davalı Kurumca kesilen yetim aylığının kesilme tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte tekrar bağlanarak ödenmesine ve davalı Kuruma borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, davacının iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, Kurum teftiş raporlarının aksi sabit oluncaya kadar yazılı delil niteliğinde olduğunu, Kurum tarafından yapılan işlemlerde hata bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI [adres satırı maskelendi] [adres satırı maskelendi] IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, 'Müvekkilin babası 1997 yılında vefat etmiştir. 2004 yılından beri emekli sandığı üzerinden aylık almaktadır. 2004 yılında eşinden boşanmış olup, boşanma sonrası abisinin yanına taşınmıştır. Okullarına yakınlığı ve müvekkilin abisinin evinin imkanının kısıtlı olması nedeniyle müşterek çocuklar eski eşi anne babasının evinde kalmışlardır. Müvekkil boşandığı eşi ile birlikte yaşamamıştır. Hasta bilgilerinde görülen adresler eski eşin adresiyle hiçbir ilgisinin olmadığı iddiamızı kanıtlamaktadır. Müvekkil 2012 yılında .... mahallesi .... caddesi .... sokak.... Avcılar/... adresindeki gayrimenkulu satın almış. Burada ikamet etmeye başlamıştır. Bu durum elektrik Kurumu, İSKİ, TTNET ve İGDAŞ'tan gelen kayıtlarda da görülmektedir. Seçmen kayıtlarında da adreslerin alakasının olmadığı sabittir. Elektrik Kurumu SGK ve nüfus müdürlüğünden gelen cevabi yazılarda eski eşinin adreslerinin farklı olduğu görülecektir. Sosyal güvenlik hakkı nedeniyle boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığı iddiasıyla aylık kesilmesi yeterli değildir. '' beyanlarıyla kararın kaldırılıp, davanın kabulünü talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "... İlk Derece Mahkemesi tarafından yeterli inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçelerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının 5510 sayılı Kanun'un 56/2 nci fıkrası uyarınca boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeni ile ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile aylığın kesildiği tarihten itibaren bağlanması ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56 ve 96 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.