20. Hukuk Dairesi 2019/2593 E. , 2019/4747 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davalılar vekili, yargılamanın yenilenmesini istemiş, mahkemece yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine, müdahalenin önlenmesine ve projeye uygun eski hale getirilmesine karar vermiştir. Hükmün temyizi üzerine, Dairem…
**20. Hukuk Dairesi 2019/2593 E. , 2019/4747 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davalılar vekili, yargılamanın yenilenmesini istemiş, mahkemece yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine, müdahalenin önlenmesine ve projeye uygun eski hale getirilmesine karar vermiştir. Hükmün temyizi üzerine, Dairemizin 02.10.2017 gün ve 2017/3066 E. - 2017/7126 K. sayılı kararı ile “Dava, ortak alana müdahalenin men'i, eski hale getirme talebine yönelik ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/859 E. - 2012/1749 K. sayılı kararına ilişkin yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkin olup, mahkemece HMK'nın 375. maddesindeki şartlara uymadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamış ise de hüküm fıkrasının 2. bendinde yargılama yapılıp karar düzeltme yolunun da kullanılıp kesinleşen maddi taleplere yönelik işin esası hakkında yeniden hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, mahkemece sadece HMK'nın 375. maddesinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesi şartlarına göre yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı görülmüştür” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılamada, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesindeki (Ek: 31/3/2011-6217/30 md.) “1) Bölge adliye mahkemelerinin, 26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. 2) Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/09/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. (Ek cümle: 1/7/2016-6723/34 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez.” hükümleri gereğince, daha önceden Yargıtay incelemesinden geçen dava dosyasının kanun yolu incelemesi, temyiz kanun yoluna tabidir. Mahkemenin gerekçeli kararı, davalılar vekiline 30.10.2018 tarihinde tebliğ edilmiş, ancak yasal 8 günlük süreden sonra 08.11.2018 tarihinde karar temyiz edilmiştir. Bu durumda HUMK'nın 437. maddesi hükmünde öngörülen 8 günlük temyiz süresi geçmiş olduğundan, 01.06.1990 gün ve 1989/3 E. - 1990/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca temyiz isteminin süreden REDDİNE, temyiz harcının istek halinde iadesine 02/07/2019 günü oy çokluğu ile karar vedildi. KARŞI OY YAZISI