5. Ceza Dairesi 2018/1446 E. , 2018/9413 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Tefecilik, bedelsiz senedi kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Yargıtay C.Başsavcılığının 05/07/2017 tarihli iade yazısı üzerine tefecilik suçunun mağduru olan Hazinenin davadan haberdar edilmesi amacıyla gerekçeli kararın Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü yerine Gaziantep Vergi Daires
**5. Ceza Dairesi 2018/1446 E. , 2018/9413 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Tefecilik, bedelsiz senedi kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Yargıtay C.Başsavcılığının 05/07/2017 tarihli iade yazısı üzerine tefecilik suçunun mağduru olan Hazinenin davadan haberdar edilmesi amacıyla gerekçeli kararın Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü yerine Gaziantep Vergi Dairesi Başkanlığına tebliğ edilmesinin usulüne uygun tebligat olarak değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından, 12/09/2017 havale günlü dilekçede yer alan temyiz talebinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu gözetilerek yapılan incelemede; Sanığa yüklenen bedelsiz senedi kullanma suçundan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin davaya katılma hakkı ve hükmü temyiz etme yetkisi bulunmadığından, Hazine vekilinin bu suçtan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin ve tefecilik suçundan 20/06/2014 tarihinde verilen hükmü 1412 sayılı CMUK’nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra 30/06/2014 tarihinde temyiz eden O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek aynı Kanunun 317. maddesi gereğince ayrı ayrı REDDİNE, incelemenin sanık müdafin bedelsiz senedi kullanma ve tefecilik suçlarından kurulan mahkumiyet, mağdur Hazine vekilinin ise tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: 1-Tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık hakkında tefecilik suçundan kamu davası açıldığı, Hazinenin bu suçun mağduru olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK'nın 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve Ceza Muhakemesi Kanununun mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Bedelsiz senedi kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Sanığın aşamalardaki savunmalarında suçlamaları kabul etmediğini, katılanın borcunu ödememesi nedeniyle senedi icraya koyduğunu ve tarihsiz ibra niteliğindeki belgede yer alan yazı ve imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, sanığın incelemeye esas yazı ve imza örnekleri alınıp, resmi kurumlardaki tatbike elverişli samimi yazı ve imza örnekleri de getirtilerek, bahse konu tarihsiz ibra niteliğindeki belgede yer alan yazı ve imzanın aidiyeti konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra hasıl olacak sonuca göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde ceza tayini, Kabule göre de; Tatbik edilen yasa maddesine göre hapis cezası yanında adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafin ve mağdur Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, tefecilik suçu bakımından sair yönleri incelenmeyen, bedelsiz senedi kullanma suçu yönünden ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkı saklı tutulmak suretiyle, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.