Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/867 E. , 2025/1499 K. T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2024/867 Karar No : 2025/1499 DAVACI : ... Odası (... Şubesi) VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... / ... 2- ... Bakanlığı ... İdaresi Başkanlığı- / ... VEKİLLERİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Mülkiyeti hazineye ait, Ankara ili, Gölbaşı ilçesi, ... Mahallesi, ... ve ... sayılı parsel sayılı taşınmazlara ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından h…
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/867 E. , 2025/1499 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2024/867 Karar No : 2025/1499 DAVACI : ... Odası (... Şubesi) VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... / ... 2- ... Bakanlığı ... İdaresi Başkanlığı- / ... VEKİLLERİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Mülkiyeti hazineye ait, Ankara ili, Gölbaşı ilçesi, ... Mahallesi, ... ve ... sayılı parsel sayılı taşınmazlara ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanarak 17.11.2023 tarih ve 7807 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Uyuşmazlık konusu taşınmazlara ilişkin 16.04.2019 tarih ve 924 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanan 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliklerinin yargı kararıyla iptaline karar verildiği, dava konusu imar planları ile söz konusu yargı kararı dikkate alınmadan iptaline karar verilen önceki planlardaki kullanım kararlarının aynen getirildiği, hazine mülkiyetinde, tarım alanı niteliğinde, üzerinde herhangi bir yapı bulunmayan, 16.02.2007 tarihinde onaylanan 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planında da tarımsal niteliği korunacak alan, bağcılık-bahçecilik alanları lejantında kalan taşınmazların kullanım kararları dava konusu imar planları ile gelişme konut alanı-ticaret alanı olarak değiştirildiği, dava konusu imar planlarının, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı karar ve hükümlerini etkisiz hale getirmek için hazırlandığı, planlar ile kurgulanan parça-bütün ilişkisinin bozduğu, üst ölçekli planların stratejilerine, temel ilkelerine, plan karar ve hükümlerine, kamu yararına aykırı olduğu, planlama alanının konut-ticaret alanı ağırlıklı planlanmasının bilimsel ve teknik bir gerekçesinin bulunmadığı, bilimsel bir analize dayanmadığı ileri sürülerek, dava konusu imar planı değişikliklerinin iptaline karar verilmesi istenilmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Davanın süresinde açılmadığı, davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı, uyuşmazlık konusu taşınmazların Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alındığı, bu karara karşı herhangi bir dava açılmadığı, askı süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen dava konusu imar planlarının, meri planlar, kentsel estetik tasarım ilkeleri, ulaşım kademelenmesi, nüfusun ihtiyacı olan teknik ve sosyal donatı alanları ile çevre ve imar bütünlüğü göz önünde bulundurularak hazırlandığı, parsellerin kullanım kararlarının, kentin gelişme yönü, ulaşım aksları, çevre kullanımlar ile birlikte ihtiyaç duyulan sosyal altyapı dengesi dikkate alınarak belirlendiği, dava konusu imar planlarının üst ölçekli plan stratejilerine, temel ilkelerine, plan karar ve hükümlerine uygun olduğu ileri sürülerek, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Anayasa'nın 138. ve 2577 sayılı Yasa'nın 28. maddesi uyarınca idarenin yargı kararının gereğini yerine getirmesi bir zorunluluk olup, davalı idarelerce yukarıda özetlenen yargı kararının gerekçeleri göz önünde bulundurulmadan, taşınmazlara yargı kararıyla iptaline karar verilen önceki imar planlarındaki benzer kullanım kararlarının kısmen yer ve şekil değiştirilerek yeniden getirildiği, üst ölçekli 1/25.000 ölçekli nazım imar planında "tarımsal niteliği korunacak alanlar" başlığı altında düzenlenen "bağcılık-bahçecilik alanları" kullanımında kalmakta olan parsellerde bu planın bütünlüğüne, kurgusuna ve ana kararlarına aykırı şekilde yeniden yoğun bir yapılaşma öngörüldüğü, bölgedeki sosyal ve teknik altyapı dengesinin bozulduğu, kesinleşmiş yargı kararının tam anlamıyla uygulanmadığı, iptal kararında belirtilen hukuka aykırılıkların giderilmediği ve yargı kararının gereklerinin yerine getirilmediği sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava Mülkiyeti hazineye ait, Ankara ili, Gölbaşı ilçesi, ... Mahallesi, ... ve ... sayılı parsel sayılı taşınmazlara ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanarak 17.11.2023 tarih ve 7807 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır. Davalı idarenin usule yönelik iddiasına itibar edilmemiştir. Anayasa'nın 138. maddesinin son fıkrasında, "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." hükmü yer almaktadır. İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinde, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez." hükmü yer almaktadır. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır. 3194 sayılı Kanun'un 6. maddesinde, mekânsal planların, kapsadıkları alan ve amaçları açısından mekânsal strateji planlarına uygun olarak; “çevre düzeni planları” ve “imar planları” kademelerinden oluşacağı, imar planlarının ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanacağı, her planın bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanacağı hüküm altına alınmıştır. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 4. maddesinin "Tanımlar" başlıklı 1. fıkrasının c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı, (...) ifade eder." tanımına, yine aynı Yönetmelik'in 26. maddesinde, "İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yaran amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır." hükmüne yer verilmiştir. 3194 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 2. fıkrasında, "Belediye hudutları ve mücavir alanlar içerisinde bulunan ve özelleştirme programına alınmış kuruluşlara ait arsa ve arazilerin, ilgili kuruluşlardan gerekli görüş, (Belediye) alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak imar tadilatları ve mevzi imar planlarının ve buna uygun imar durumlarının Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak suretiyle yürürlüğe girer ve ilgili Belediyeler bu arsa ve arazilerin imar fonksiyonlarını 5 yıl değiştiremezler. İlgili belediyeler görüşlerini onbeş gün içinde bildirir." hükmüne, Ek 3. maddesinde, "Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir (…)(1) yürürlüğe girer. İlgili kuruluşlar bu madde kapsamında yapılan planları devir tarihinden itibaren beş yıl süreyle değiştiremezler. Bu süre içerisinde imar planlarına ilişkin olarak, verilecek mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini teminen yapılacak imar planı değişikliğine ilişkin iş ve işlemler Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca bu maddede belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilir. İlgili kuruluşlar görüşlerini onbeş gün içinde bildirirler. Bu madde kapsamında yapılan her ölçekteki plan ve imar planlarında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17 nci maddesinin (a) bendinin ikinci ve sekizinci paragrafındaki hükümler uygulanmaz. Özelleştirme sürecinde ihtiyaç duyulması halinde, bu planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca onaylanır (…) Bu planlara göre yapılacak yapılarda her türlü ruhsat ve diğer belgeler ile izinler, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili kurum ve kuruluşlarca verilir" hükmüne yer verilmiştir. 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunu'nun 1. maddesinde: "Bu Kanunun amacı; A) Bu maddede belirtilen ve Kanunun uygulanmasında "kuruluş" adı ile anılacak olan; a) İktisadi devlet teşekküllerinin, bunların müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ile varlıklarının ve iştiraklerindeki kamu paylarının, b) Kamu iktisadi teşebbüsleri statüsü dışında kalmakla beraber sermayesinin tamamı veya yarısından fazlası devlete ve/veya diğer kamu tüzelkişilerine ait olan ticari amaçlı kuruluşlardaki kamu payları ile bu kuruluşlara ait müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ve varlıklarının, iştiraklerindeki kamu paylarının, c) Devletin diğer iştiraklerindeki kamu payları ile Hazineye ait payların, d) Genel ve katma bütçeli idareler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların ve kamu iktisadi teşebbüslerinden kamu iktisadi kuruluşlarının gördükleri kamu hizmetleri ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının ve iştiraklerindeki paylarının, e) Belediye ve il özel idarelerine ait ticari amaçlı kuruluşlar ile pay oranlarına bakılmaksızın her türlü iştiraklerindeki paylarının, f) Genel ve katma bütçeli idarelerle bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların, mal ve hizmet üretim birimleri ve varlıkları (baraj, gölet, otoyol, yataklı tedavi kurumları, limanlar ve benzeri diğer mal ve hizmet üretim birimleri) ile bu Kanunun 35 inci maddesinin (B) fıkrasında belirtilen kamu iktisadi kuruluşlarının temel kuruluş amaçlarına uygun mal ve hizmet üretim birimlerinin işletilmesi haklarının, ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemektir." kuralına yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, mülkiyeti hazineye ait uyuşmazlık konusu taşınmazlar; 16.02.2007 tarihinde onaylanan 1/25.000 ölçekli Başkent Ankara Nazım imar planında; ''bağcılık-bahçecilik alanı'' olarak planlanmış, daha sonra Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 01.06.2010 tarih ve 2010/31 sayılı kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınmıştır. Uyuşmazlık konusu taşınmazlar, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanarak Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/25.000 ölçekli nazım imar planında; "orta yoğunluklu gelişme konut alanı" ve "eğitim alanı", 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında; "E:1.00, hmaks:serbest yapılaşma koşullarında konut alanı", "E:1.20, hmaks:serbest yapılaşma koşullarında ticaret alanı", "eğitim tesisleri alanı", "park alanı" ve "yol alanı" olarak planlanmış, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi'nin ... tarihli, ... ve ... sayılı kararları ile onaylanan Güneykent Kentsel Gelişim Projesi 1. Etap ve 2. Etap 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında da bu planlar ile getirilen kullanım kararları aynen korunmuştur. Söz konusu planların 1. ve 2. etabına yönelik ayrı ayrı açılan davalar neticesinde yargı kararlarıyla iptallerine karar verilmesi üzerine (... İdare Mahkemesi'nin ... tarihli, E:..., K:... sayılı ve ... İdare Mahkemesi'nin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararları) bu kez taşınmazları da kapsayan yaklaşık 460 ha. alan, Bakanlar Kurulu'nun 30.03.2018 tarih ve 2018/11469 sayılı kararı ile "Tuluntaş ve Koparan Mahalleleri Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı" ilan edilmiş, ancak bu kararın Danıştay Altıncı Dairesi'nin E:2018/4249 sayılı dosyasında açılan davada 04.02.2020 tarih ve K:2020/884 sayılı karar ile iptaline karar verilmiş, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 03/11/2021 tarih ve E:2020/1377, K:2021/2152 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir. Diğer taraftan, kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilanı doğrultusunda hazırlanarak Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında taşınmazlar için getirilen kullanım kararları Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca da uygun bulunmuş ve bu doğrultuda taşınmazlar; 16.04.2019 tarih ve 2019/924 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanan 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile "121-250 k/ha orta yoğunluklu gelişme konut alanı", 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar değişiklikleri ile "E:0.30, 2 kat yapılaşma koşullarında mevzi planlı konut alanı", "E:1.20, Hmaks:serbest yapılaşma koşullarında gelişme konut alanı", "E:1.20, Hmaks:serbest yapılaşma koşullarında ticaret alanı", "sağlık alanı", "park alanı", "ibadet alanı", "sosyal tesis alanı" ve "yol alanı" olarak planlanmıştır. 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliklerine yönelik açılan dava neticesinde ise Danıştay Altıncı Dairesince verilen 11.10.2022 tarih ve E:2019/16534, K:2022/8514 sayılı iptal kararı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 21.06.2023 tarih ve E:2023/1549, K:2023/1498 sayılı kararı ile gerekçeli onanarak kesinleşmiştir. Söz konusu iptal kararı üzerine, Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanarak 17.11.2023 tarih ve 7807 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile onaylanan dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişiklikleri ile taşınmazlar; ''gelişme konut alanı (E:1.00, Yençok: 6 kat)'', ''ticaret-konut alanı (E:1.00, yençok:6 kat), ticaret alanı (E:1.00, Yençok:6 kat), resmi kurum alanı (E:1.00, Yençok:5 kat)'', ''ilkokul, ortaokul, lise alanı (E:1.20, Yençok:5 kat)'', ''kültürel tesis alanı (E:1.00, Yençok:5 kat)'', ''sağlık tesis alanı (E:1.20, Yençok:5 kat)'', ''cami alanı (E:1.00, Yençok:serbest)'', ''park alanı'', ''meydan'', ''yol alanı'' ve ''otopark alanı'' olarak planlanmıştır. Dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planının; 11.12.2023-09.01.2024 tarihleri arasında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planının ise 04.12.2023 tarihi itibariyle 1 ay süreyle Gölbaşı Belediye Başkanlığı tarafından askıya çıkartılması üzerine, davacı tarafından 01.02.2024 tarihinde bakılan dava açılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere, taşınmazlara dava konusu imar planları ile benzer kullanım kararları getiren Cumhurbaşkanlığının 16.04.2019 tarih ve 2019/924 sayılı kararı ile onaylanan 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliklerine karşı açılan davada Dairemizce verilen 11.10.2022 tarih ve E:2019/16534, K:2022/8514 sayılı kararda; ''...Bu doğrultuda, dava konusu imar planı değişiklikleri; Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 12.08.2018 tarih ve 1360 sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının bir parçası olarak hazırlandığından, söz konusu imar planlarının kesinleşen yargı kararı ile iptaline karar verilmesi sonucunda dayanaksız hale gelen dava konusu imar planı değişikliklerinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Öte yandan, özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerde, ilgili kuruluşlardan gerekli görüşler alınmak suretiyle her ölçekteki imar planı değişikliklerini yapmak Özelleştirme İdaresi Başkanlığının yetkisi dahilinde olmakla birlikte, bu plan ve plan değişikliklerinin çevre ve imar bütünlüğünü bozmayacak şekilde yapılması gerektiği kuşkusuzdur. Bu çerçevede, bilirkişi raporunda yer verilen ve karara esas alınabilecek yeterlilikte görülen tespit ve değerlendirmeler doğrultusunda, dava konusu plan değişiklikleri ile oluşturulan kentsel gelişme kurgusunun ve öngörülen yapı ve nüfus yoğunluğunun, bölgenin doğal niteliği haiz mevcut durumu ile uyumsuz olduğu, yapılaşma koşullarının çevre ve imar bütünlüğünü bozucu nitelikte olduğu anlaşıldığından, dava konusu imar planı değişikliklerinin bu yönüyle de şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.'' gerekçelerine yer verildiği, bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 21.06.2023 tarih ve E:2023/1549, K:2023/1498 sayılı kararı ile; '...yukarıda yer verilen plan hükümlerinde; dava konusu parselin de içinde bulunduğu bölgeye ilişkin yoğun yapılaşma taleplerine vurgu yapılarak, bu alanlarda yapı ve nüfus yoğunluğunun sınırlandırılması ve bu planın yürürlüğe girdiği tarihten önce onaylanmış alt ölçekli planlarla bölgeye atanan nüfusun, çoğunlukla sabit tutulması; Güneybatı Planlama Bölgesinin tümü yönünden ise düşürülmesi yoluna gidilmiştir. Somut uyuşmazlık bu çerçevede değerlendirildiğinde; dava konusu edilen taşınmazları kapsayan alanın üst ölçekli planda, seyrek ve çok seyrek konut alanları ile beraber bağcılık-bahçecilik alanları olarak belirlendiği, parsellerin ise, "tarımsal niteliği korunacak alanlar" başlığı altında düzenlenen "bağcılık-bahçecilik alanları" kullanımında kalmakta iken, onaylanan değişiklik ile yapılaşmaya açıldığı, dolayısıyla, etrafın seyrek/çok seyrek yoğunlukta konut alanı olarak belirlendiği gözetildiğinde, 1/25.000 ölçekli nazım imar planının bütünlüğüne, kurgusuna ve ana kararlarına aykırı şekilde parçacıl nitelikte plan değişikliği yapıldığı ve var olan sosyal/teknik alt yapı dengesinin bozulduğu anlaşılmakta olup, bu durum planlama ilkeleriyle örtüşmemektedir. Bu durumda, 1/25.000 ölçekli nazım imar planında, plan bütünlüğüne ve Güneybatı Planlama Bölgesine ilişkin kurgu ve stratejilere aykırı şekilde değişiklik yapılmasında, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğundan hukuka uyarlık bulunmamaktadır... Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemlerin 1/25.000 ölçekli nazım imar planında değişiklik yapılmasına ilişkin kısmı yukarıda açıklanan nedenlerle hukuka aykırı bulunduğundan, bu plana dayalı olarak onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliklerinde de hukuka uyarlık görülmemiştir.'' gerekçeleriyle onandığı görülmüştür. Dava konusu imar planlarına ait plan açıklama raporlarında; uyuşmazlık konusu parsellere yönelik 16.04.2019 tarih ve 2019/924 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinin mahkeme kararı ile iptaline karar verilmesi nedeniyle plansız kalan parsellerin etkin ve verimli biçimde değerlendirilebilmesi için imar planlarının yeniden yapılmasına ihtiyaç doğduğuna dair açıklamalara yer verilmiştir. Bu durumda, Anayasa'nın 138. ve 2577 sayılı Yasa'nın 28. maddesi uyarınca idarenin yargı kararının gereğini yerine getirmesi bir zorunluluk olup, davalı idarelerce yukarıda özetlenen yargı kararının gerekçeleri göz önünde bulundurulmadan, taşınmazlara yargı kararıyla iptaline karar verilen önceki imar planlarındaki benzer kullanım kararlarının kısmen yer ve şekil değiştirilerek yeniden getirildiği, üst ölçekli 1/25.000 ölçekli nazım imar planında "tarımsal niteliği korunacak alanlar" başlığı altında düzenlenen "bağcılık-bahçecilik alanları" kullanımında kalmakta olan parsellerde bu planın bütünlüğüne, kurgusuna ve ana kararlarına aykırı şekilde yeniden yoğun bir yapılaşma öngörüldüğü, bölgedeki sosyal ve teknik altyapı dengesinin bozulduğu, kesinleşmiş yargı kararının tam anlamıyla uygulanmadığı, iptal kararında belirtilen hukuka aykırılıkların giderilmediği ve yargı kararının gereklerinin yerine getirilmediği sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle dava konusu imar planı değişikliklerinde şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından iptali gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra üye ...'in; uyuşmazlığa konu taşınmazların, üst ölçekli 1/25.000 ölçekli nazım imar planında "tarımsal niteliği korunacak alanlar" başlığı altında düzenlenen "bağcılık-bahçecilik alanları" kullanımında kaldığı anlaşıldığından, taşınmazların, tarım dışı kullanım izni alınması gereken nitelikte olup olmadığı ve tarım dışı kullanım izni alınması gereken nitelikte olması durumunda, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu uyarınca tarım dışı kullanım izni alınıp alınmadığı ve şayet alınmış ise tarım dışı kullanım iznine karşı dava açılıp açılmadığı açıklığa kavuşturulduktan sonra uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerektiği yolundaki karşı oyuna karşılık, 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dosyanın incelenmesinden, mülkiyeti hazineye ait uyuşmazlık konusu taşınmazlar; 16.02.2007 tarihinde onaylanan 1/25.000 ölçekli Başkent Ankara Nazım imar planında; ''bağcılık-bahçecilik alanı'' olarak planlanmış, daha sonra Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınmıştır. Uyuşmazlık konusu taşınmazlar, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanarak Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/25.000 ölçekli nazım imar planında; "orta yoğunluklu gelişme konut alanı" ve "eğitim alanı", 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında; "E:1.00, hmaks:serbest yapılaşma koşullarında konut alanı", "E:1.20, hmaks:serbest yapılaşma koşullarında ticaret alanı", "eğitim tesisleri alanı", "park alanı" ve "yol alanı" olarak planlanmış, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi'nin ... tarihli, ... ve ... sayılı kararları ile onaylanan Güneykent Kentsel Gelişim Projesi 1. Etap ve 2. Etap 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında da bu planlar ile getirilen kullanım kararları aynen korunmuştur. Söz konusu planların 1. ve 2. etabına yönelik ayrı ayrı açılan davalar neticesinde yargı kararlarıyla iptallerine karar verilmesi üzerine (... İdare Mahkemesi'nin ... tarihli, E:..., K:... sayılı ve ... İdare Mahkemesi'nin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararları) bu kez taşınmazları da kapsayan yaklaşık 460 ha. alan, Bakanlar Kurulu'nun 30.03.2018 tarih ve 2018/11469 sayılı kararı ile "Tuluntaş ve Koparan Mahalleleri Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı" ilan edilmiş, ancak bu kararın Danıştay Altıncı Dairesi'nin E:2018/4249 sayılı dosyasında açılan davada 04.02.2020 tarih ve K:2020/884 sayılı karar ile iptaline karar verilmiş, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 03/11/2021 tarih ve E:2020/1377, K:2021/2152 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir. Diğer taraftan, kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilanı doğrultusunda hazırlanarak Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında taşınmazlar için getirilen kullanım kararları Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca da uygun bulunmuş ve bu doğrultuda taşınmazlar; 16.04.2019 tarih ve 2019/924 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanan 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile "121-250 k/ha orta yoğunluklu gelişme konut alanı", 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar değişiklikleri ile "E:0.30, 2 kat yapılaşma koşullarında mevzi planlı konut alanı", "E:1.20, Hmaks:serbest yapılaşma koşullarında gelişme konut alanı", "E:1.20, Hmaks:serbest yapılaşma koşullarında ticaret alanı", "sağlık alanı", "park alanı", "ibadet alanı", "sosyal tesis alanı" ve "yol alanı" olarak planlanmıştır. 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliklerine yönelik açılan dava neticesinde ise Danıştay Altıncı Dairesince verilen 11.10.2022 tarih ve E:2019/16534, K:2022/8514 sayılı iptal kararı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 21.06.2023 tarih ve E:2023/1549, K:2023/1498 sayılı kararı ile gerekçeli onanarak kesinleşmiştir. Söz konusu iptal kararı üzerine, Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanarak 17.11.2023 tarih ve 7807 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile onaylanan dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişiklikleri ile taşınmazlar; ''gelişme konut alanı (E:1.00, Yençok: 6 kat)'', ''ticaret-konut alanı (E:1.00, yençok:6 kat), ticaret alanı (E:1.00, Yençok:6 kat), resmi kurum alanı (E:1.00, Yençok:5 kat)'', ''ilkokul, ortaokul, lise alanı (E:1.20, Yençok:5 kat)'', ''kültürel tesis alanı (E:1.00, Yençok:5 kat)'', ''sağlık tesis alanı (E:1.20, Yençok:5 kat)'', ''cami alanı (E:1.00, Yençok:serbest)'', ''park alanı'', ''meydan'', ''yol alanı'' ve ''otopark alanı'' olarak planlanmıştır. Dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planının; 11.12.2023-09.01.2024 tarihleri arasında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planının ise 04.12.2023 tarihi itibariyle 1 ay süreyle Gölbaşı Belediye Başkanlığı tarafından askıya çıkartılması üzerine, davacı tarafından 01.02.2024 tarihinde bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 138. maddesinin son fıkrasında, "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." hükmü yer almaktadır. İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinde, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez." hükmü yer almaktadır. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır. 3194 sayılı Kanun'un 6. maddesinde, mekânsal planların, kapsadıkları alan ve amaçları açısından mekânsal strateji planlarına uygun olarak; “çevre düzeni planları” ve “imar planları” kademelerinden oluşacağı, imar planlarının ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanacağı, her planın bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanacağı hüküm altına alınmıştır. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 4. maddesinin "Tanımlar" başlıklı 1. fıkrasının c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı, (...) ifade eder." tanımına, yine aynı Yönetmelik'in 26. maddesinde, "İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yaran amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır." hükmüne yer verilmiştir. 3194 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 2. fıkrasında, "Belediye hudutları ve mücavir alanlar içerisinde bulunan ve özelleştirme programına alınmış kuruluşlara ait arsa ve arazilerin, ilgili kuruluşlardan gerekli görüş, (Belediye) alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak imar tadilatları ve mevzi imar planlarının ve buna uygun imar durumlarının Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak suretiyle yürürlüğe girer ve ilgili Belediyeler bu arsa ve arazilerin imar fonksiyonlarını 5 yıl değiştiremezler. İlgili belediyeler görüşlerini onbeş gün içinde bildirir." hükmüne, Ek 3. maddesinde, "Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir (…)(1) yürürlüğe girer. İlgili kuruluşlar bu madde kapsamında yapılan planları devir tarihinden itibaren beş yıl süreyle değiştiremezler. Bu süre içerisinde imar planlarına ilişkin olarak, verilecek mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini teminen yapılacak imar planı değişikliğine ilişkin iş ve işlemler Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca bu maddede belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilir. İlgili kuruluşlar görüşlerini onbeş gün içinde bildirirler. Bu madde kapsamında yapılan her ölçekteki plan ve imar planlarında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17 nci maddesinin (a) bendinin ikinci ve sekizinci paragrafındaki hükümler uygulanmaz. Özelleştirme sürecinde ihtiyaç duyulması halinde, bu planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca onaylanır (…) Bu planlara göre yapılacak yapılarda her türlü ruhsat ve diğer belgeler ile izinler, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili kurum ve kuruluşlarca verilir" hükmüne yer verilmiştir. 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunu'nun 1. maddesinde: "Bu Kanunun amacı; A) Bu maddede belirtilen ve Kanunun uygulanmasında "kuruluş" adı ile anılacak olan; a) İktisadi devlet teşekküllerinin, bunların müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ile varlıklarının ve iştiraklerindeki kamu paylarının, b) Kamu iktisadi teşebbüsleri statüsü dışında kalmakla beraber sermayesinin tamamı veya yarısından fazlası devlete ve/veya diğer kamu tüzelkişilerine ait olan ticari amaçlı kuruluşlardaki kamu payları ile bu kuruluşlara ait müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ve varlıklarının, iştiraklerindeki kamu paylarının, c) Devletin diğer iştiraklerindeki kamu payları ile Hazineye ait payların, d) Genel ve katma bütçeli idareler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların ve kamu iktisadi teşebbüslerinden kamu iktisadi kuruluşlarının gördükleri kamu hizmetleri ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının ve iştiraklerindeki paylarının, e) Belediye ve il özel idarelerine ait ticari amaçlı kuruluşlar ile pay oranlarına bakılmaksızın her türlü iştiraklerindeki paylarının, f) Genel ve katma bütçeli idarelerle bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların, mal ve hizmet üretim birimleri ve varlıkları (baraj, gölet, otoyol, yataklı tedavi kurumları, limanlar ve benzeri diğer mal ve hizmet üretim birimleri) ile bu Kanunun 35 inci maddesinin (B) fıkrasında belirtilen kamu iktisadi kuruluşlarının temel kuruluş amaçlarına uygun mal ve hizmet üretim birimlerinin işletilmesi haklarının, ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemektir." kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Usul Yönünden: Süre itirazına ilişkin olarak; Dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planının; 11.12.2023-09.01.2024 tarihleri arasında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ise 04.12.2023 tarihi itibariyle 1 ay süreyle Gölbaşı Belediye Başkanlığı tarafından askıya çıkarılmış olup, 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi kapsamında olan davada, davacı tarafından son askı tarihini izleyen 30 günlük süre içinde 01.02.2024 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Ehliyet itirazına ilişkin olarak; İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan biri olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin buna bağlı olarak olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir. Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen subjektif ehliyet koşulu olan menfaat ihlali, kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edilmektedir. Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 08.03.1979 tarihli, E:1971/1, K:1979/1 sayılı kararında, Türk Mühendis ve Mimar Odalarının, tüzel kişiliği haiz birlikler gibi hak ve yetkilerinin bulunduğu gerekçesiyle davacı ve davalı olarak taraf ve dava ehliyetleri bulunduğuna karar verilmiş, 521 sayılı Danıştay Kanununun 69. ve 70. maddelerinde yer alan "ilgililer" ibaresinin gerçek ve tüzel kişilerden daha kapsamlı olduğu vurgulanmıştır. İmar planlarına karşı açılan davalarda ifa ettikleri meslek ve sanat açısından şehirleşme ve dolayısıyla imar faaliyetleriyle çok yakından ilgileri bulunan mimarların ve şehir plancılarının oluşturduğu oda ve şubelerin de birlikler gibi doğrudan dava açabileceği kabul edilmektedir. Bu bakımdan, TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesinin; imar planlarının mevzuata, planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına aykırı olduğu iddiasına dayalı olarak kendi kuruluş amacı doğrultusunda dava açma ehliyetine sahip olduğu açıktır. Açıklanan nedenle davalıların, sadece Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliğinin tüzel kişiliği olduğundan birlik üyesi odaların tüzel kişilikleri bulunmadığı gerekçesiyle davacının dava açma ehliyeti olmadığı yönündeki iddiası yerinde görülmemiştir. Esas Yönünden: Yukarıda açıklandığı üzere, taşınmazlara dava konusu imar planları ile benzer kullanım kararları getiren Cumhurbaşkanlığının 16.04.2019 tarih ve 2019/924 sayılı kararı ile onaylanan 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliklerine karşı açılan davada Dairemizce verilen 11.10.2022 tarih ve E:2019/16534, K:2022/8514 sayılı kararda; ''...Bu doğrultuda, dava konusu imar planı değişiklikleri; Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının bir parçası olarak hazırlandığından, söz konusu imar planlarının kesinleşen yargı kararı ile iptaline karar verilmesi sonucunda dayanaksız hale gelen dava konusu imar planı değişikliklerinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Öte yandan, özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerde, ilgili kuruluşlardan gerekli görüşler alınmak suretiyle her ölçekteki imar planı değişikliklerini yapmak Özelleştirme İdaresi Başkanlığının yetkisi dahilinde olmakla birlikte, bu plan ve plan değişikliklerinin çevre ve imar bütünlüğünü bozmayacak şekilde yapılması gerektiği kuşkusuzdur. Bu çerçevede, bilirkişi raporunda yer verilen ve karara esas alınabilecek yeterlilikte görülen tespit ve değerlendirmeler doğrultusunda, dava konusu plan değişiklikleri ile oluşturulan kentsel gelişme kurgusunun ve öngörülen yapı ve nüfus yoğunluğunun, bölgenin doğal niteliği haiz mevcut durumu ile uyumsuz olduğu, yapılaşma koşullarının çevre ve imar bütünlüğünü bozucu nitelikte olduğu anlaşıldığından, dava konusu imar planı değişikliklerinin bu yönüyle de şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.'' gerekçelerine yer verildiği, bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 21.06.2023 tarih ve E:2023/1549, K:2023/1498 sayılı kararı ile; '...yukarıda yer verilen plan hükümlerinde; dava konusu parselin de içinde bulunduğu bölgeye ilişkin yoğun yapılaşma taleplerine vurgu yapılarak, bu alanlarda yapı ve nüfus yoğunluğunun sınırlandırılması ve bu planın yürürlüğe girdiği tarihten önce onaylanmış alt ölçekli planlarla bölgeye atanan nüfusun, çoğunlukla sabit tutulması; Güneybatı Planlama Bölgesinin tümü yönünden ise düşürülmesi yoluna gidilmiştir. Somut uyuşmazlık bu çerçevede değerlendirildiğinde; dava konusu edilen taşınmazları kapsayan alanın üst ölçekli planda, seyrek ve çok seyrek konut alanları ile beraber bağcılık-bahçecilik alanları olarak belirlendiği, parsellerin ise, "tarımsal niteliği korunacak alanlar" başlığı altında düzenlenen "bağcılık-bahçecilik alanları" kullanımında kalmakta iken, onaylanan değişiklik ile yapılaşmaya açıldığı, dolayısıyla, etrafın seyrek/çok seyrek yoğunlukta konut alanı olarak belirlendiği gözetildiğinde, 1/25.000 ölçekli nazım imar planının bütünlüğüne, kurgusuna ve ana kararlarına aykırı şekilde parçacıl nitelikte plan değişikliği yapıldığı ve var olan sosyal/teknik alt yapı dengesinin bozulduğu anlaşılmakta olup, bu durum planlama ilkeleriyle örtüşmemektedir. Bu durumda, 1/25.000 ölçekli nazım imar planında, plan bütünlüğüne ve Güneybatı Planlama Bölgesine ilişkin kurgu ve stratejilere aykırı şekilde değişiklik yapılmasında, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğundan hukuka uyarlık bulunmamaktadır... Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemlerin 1/25.000 ölçekli nazım imar planında değişiklik yapılmasına ilişkin kısmı yukarıda açıklanan nedenlerle hukuka aykırı bulunduğundan, bu plana dayalı olarak onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliklerinde de hukuka uyarlık görülmemiştir.'' gerekçeleriyle onandığı görülmüştür. Dava konusu imar planlarına ait plan açıklama raporlarında; uyuşmazlık konusu parsellere yönelik 16.04.2019 tarih ve 2019/924 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinin mahkeme kararı ile iptaline karar verilmesi nedeniyle plansız kalan parsellerin etkin ve verimli biçimde değerlendirilebilmesi için imar planlarının yeniden yapılmasına ihtiyaç doğduğuna dair açıklamalara yer verilmiştir. Bu durumda, Anayasa'nın 138. ve 2577 sayılı Yasa'nın 28. maddesi uyarınca idarenin yargı kararının gereğini yerine getirmesi bir zorunluluk olup, davalı idarelerce yukarıda özetlenen yargı kararının gerekçeleri göz önünde bulundurulmadan, taşınmazlara yargı kararıyla iptaline karar verilen önceki imar planlarındaki benzer kullanım kararlarının kısmen yer ve şekil değiştirilerek yeniden getirildiği, üst ölçekli 1/25.000 ölçekli nazım imar planında "tarımsal niteliği korunacak alanlar" başlığı altında düzenlenen "bağcılık-bahçecilik alanları" kullanımında kalmakta olan parsellerde bu planın bütünlüğüne, kurgusuna ve ana kararlarına aykırı şekilde yeniden yoğun bir yapılaşma öngörüldüğü, bölgedeki sosyal ve teknik altyapı dengesinin bozulduğu, kesinleşmiş yargı kararının tam anlamıyla uygulanmadığı, iptal kararında belirtilen hukuka aykırılıkların giderilmediği ve yargı kararının gereklerinin yerine getirilmediği sonucuna ulaşıldığından dava konusu imar planı değişikliklerinde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmamıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Dava konusu mülkiyeti hazineye ait, Ankara ili, Gölbaşı ilçesi, ... Mahallesi, ... ve ... sayılı parsel sayılı taşınmazlara ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanarak 17.11.2023 tarih ve 7807 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin İPTALİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 18/03/2025 tarihinde gerekçe yönünden oyçokluğuyla, esas yönünden oybirliğiyle karar verildi.