DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2488 E. , 2024/885 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2488 Karar No : 2024/885 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 07/03/2023 tarih ve E:2022/12860, K:2023/2192 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesi hakimi o…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2488 E. , 2024/885 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2488 Karar No : 2024/885 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 07/03/2023 tarih ve E:2022/12860, K:2023/2192 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesi hakimi olarak görev yapmakta iken, ... tarih ve ... sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu kararıyla 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılan davacının, Anayasa'nın 159. maddesinde 07/05/2010 tarih ve 5982 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile yapılan değişiklik üzerine, anılan disiplin cezasının kaldırılması istemiyle yaptığı başvurunun reddi yolunda verilen Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararına karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddi yolundaki aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile 04/10/2004 tarihinden itibaren yoksun kaldığı parasal haklarının tazminine karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 07/03/2023 tarih ve E:2022/12860, K:2023/2192 sayılı kararıyla; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26/04/2021 tarih ve E:2019/1418, K:2021/902 sayılı kısmen bozma kararına uyularak, "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "İnceleme ve Gerekçe" başlığı altında yapılan değerlendirmede; 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesinin son fıkrasına göre, suç teşkil etmeyen ve hükümlülüğü gerektirmeyen fiillerin dahi, “hâkimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte” oldukları takdirde, hâkim ve savcıların meslekten çıkarılmaları sonucunu doğuracağının kurala bağlandığı, Hâkimlik ve savcılık mesleğini ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerektiği; toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebinin, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan saygı ve güvenden de kaynaklandığı, yargı görevini yerine getiren kişilerin, adaleti gerçekleştirdikleri kadar bunu görüntü olarak da sağlamalarının gerektiği, yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile doğru orantılı olduğu; hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değerin, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarları olduğu, hakimlik mesleğinin saygınlığı ve onurunun hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik özel saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığını ifade ettiği, Hukuk Devletinin, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve itibarını (saygınlığını) korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumlu olduğu, bu nedenle, yasa koyucunun, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından, meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağladığı, Dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile soruşturma raporu ile eki belgelerin incelenmesinden, davacıya yöneltilen eylemlerin sübuta erdiği ve anılan eylemlerin "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık bulunmadığı, Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının yoksun kaldığı parasal haklarının 04/10/2004 tarihinden itibaren ödemesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, temyize konu kararın usule, yasaya ve maddi gerçekliğe aykırı olduğu, hakkındaki ceza yargılamasından beraat ettiği ve hükmün kesinleştiği, duruşma yapılmadığı halde yapılmış gibi duruşmalı vekalet ücretine hükmedildiği, soruşturma ve ceza zamanaşımı sürelerinin dolduğu, eski eşinin Adalet Bakanlığına yazmış olduğu ve müfettiş ile yakın ilişkisini belirttiği beyanının dikkate alınması gerektiği, hakkındaki suçlamaların gerçek dışı kötüniyetli olduğu, müfettişin keyfi ve kasıtlı hareket ettiği, kendisi tarafından yapılmış olan ihbarı gözardı ettiği ve cezalandırma amaçlı hareket ederek HSYK'yı yanıltmayı amaçladığı, R.Ö.(G.)'nin hakkındaki beyanlarının dikkate alınması gerektiği, malvarlığının gelir ve giderleriyle uyumlu olduğuna dair bilirkişi raporunun lehine olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; 4. fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş; 50. maddesinin 4. fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır. Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26/04/2021 tarih ve E:2019/1418, K:2021/902 sayılı kısmen bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 07/03/2023 tarih ve E:2022/12860 , K:2023/2192 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.