11. Ceza Dairesi 2024/5307 E. , 2025/4395 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 06.03.2024 tarihli ve 2023/302360 Soruşturma, 2024/19578 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2024 tarihli ve 2024/349 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mah
**11. Ceza Dairesi 2024/5307 E. , 2025/4395 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 06.03.2024 tarihli ve 2023/302360 Soruşturma, 2024/19578 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2024 tarihli ve 2024/349 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2024 tarihli ve 2024/524 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 29.03.2024’te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 18.09.2024 tarihli ve 2024/18173 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.09.2024 tarihli ve KYB-2024/96288 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.09.2024 tarihli ve KYB-2024/96288 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Adı geçen şüpheliler haklarında tanzim edilen iddianemenin, İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/03/2024 tarihli kararında yer alan "...Dosya kapsamında iddia sahibi müşteki kurumun savcılık dosyasına ibraz ettiği Vergi Tekniği ve Vergi Suçu Raporu dışında başkaca herhangi bir delilin toplanmadığı, bu kapsamda; 1-Şüphelilerin sahte fatura alıp kullandığı belirtilen ve haklarında karşıt inceleme raporu ve Vergi İnceleme Raporu düzenlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairelerinden sorularak şayet karşıt inceleme raporu düzenlenmiş ise onaylı suretlerinin celbine, ayrıca aynı mükellefler hakkında sahte fatura kullanma suçundan dava açılıp açılmadığının sorulması ile celbinin gerektiği, kaç adet sahte faturanın şüpheli tarafından düzenlendiği ve bu faturaların sahte olduğuna ilişkin kabulün ve anlatımın ne olduğu, 2-Şüphelilerden sahte fatura alıp kullandığı belirtilen ve haklarında karşıt inceleme raporu ve Vergi İnceleme Raporu düzenlenen şirket yetkililerinin ve şahısların faturalardan kimlik bilgilerinin tespit edilerek bilgi sahibi olarak dinlenilmesi ve bu kişilerin düzenlenen iddianamenin kabul kısmına yönelik tespitlerin bulunması gerektiği, 3-Vergi Dairesi Başkanlığı Hukuk İşleri Servis'nden şüphelilerden sahte fatura aldığı iddia edilen şahıslar ile ilgili dava açılıp açılmadığının sorularak açılmış ise dosya numaralarının istenilerek dosya getirtilmesi, 4-Düzenlenen faturalar ile ilgili imza yazı inkarında bulunan şüpheli hakkında dosyaya savcılığınızca alınan örneklerin inceleme yapılmak üzere bilirkişiye gönderilmesi gerektiği, 5-İstanbul Denetim Daire Başkanlığı'na müzekkere yazılarak vergi mükellefi şirket yetkilisi olan şüphelinin defter belgeleri ibraz etmesine dair tebligat yapılan şüphelinin defter ve belgelerin incelenmek üzere Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı'na getirilmesinin istenerek sürecin mükellef aleyhine çevrildiği anlaşılan olayda gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, ilgili vergi dairesinden mükellef olan şirkete ait iş yerinin suç tarihinde faal olup olmadığının ve iş yeri ile ilgili olarak mükellefin hesaplarının dairede incelenmesine imkan veren 213 sayılı VUK'un 139/2 maddesindeki istisnalardan birinin varlığının önceden belirlenip belirlenmediğinin, iş yeri dışında inceleme yapılmasını gerektirir de tespit varsa buna dair bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesi gerektiği, 6-Şüphelilerin sahibi olduğu iş yerinin bağlı bulunduğu Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak iddianameye konu firmanın suç tarihinde faal olup olmadığı hususunun araştırılmasının istenilmesi gerektiği, Bu hususlar yerine getirildikten sonra dosyaya celp edilen evraklar ile mali müşavirden bilirkişi raporu alınmadan iddia sahibi kurumun tek taraflı suç duyurusuna istinaden ve yeterli araştırma yapılmadan..." şeklinde gerekçe ile iadesine karar verilmiş ise de; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında yer alan, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklindeki ve, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmında yer alan, "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Şüpheli ... hakkında sahte belge düzenlemek suretiyle, şüpheli ... hakkında sahte belge düzenlemek ile defter ve belgeleri ibraz etmemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan kamu davasına ilişkin soruşturma dosyasında, ... Sektörel-3 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 21/06/2023 ve 08/11/2023 tarihli vergi tekniği raporlarının, 08/11/2023 tarihli vergi suçu raporu ile mütalaa formunun bulunduğu, olaya ilişkin yeterli anlatımın yapıldığı, eksik olduğu düşünülen hususların yargılamanın her aşamasında mahkemesince giderilebileceği, iade kararında sayılan gerekçelerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde düzenlenen iddianamenin iadesi nedenleri arasında bulunmadığı gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ...“ İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2024 tarihli ve 2024/349 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile "...1-Şüphelilerin sahte fatura alıp kullandığı belirtilen ve haklarında karşıt inceleme raporu ve Vergi İnceleme Raporu düzenlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairelerinden sorularak şayet karşıt inceleme raporu düzenlenmiş ise onaylı suretlerinin celbine, ayrıca aynı mükellefler hakkında sahte fatura kullanma suçundan dava açılıp açılmadığının sorulması ile celbinin gerektiği, kaç adet sahte faturanın şüpheli tarafından düzenlendiği ve bu faturaların sahte olduğuna ilişkin kabulün ve anlatımın ne olduğu, 2-Şüphelilerden sahte fatura alıp kullandığı belirtilen ve haklarında karşıt inceleme raporu ve Vergi İnceleme Raporu düzenlenen şirket yetkililerinin ve şahısların faturalardan kimlik bilgilerinin tespit edilerek bilgi sahibi olarak dinlenilmesi ve bu kişilerin düzenlenen iddianamenin kabul kısmına yönelik tespitlerin bulunması, 3-Vergi Dairesi Başkanlığı Hukuk İşleri Servis'nden şüphelilerden sahte fatura aldığı iddia edilen şahıslar ile ilgili dava açılıp açılmadığının sorularak açılmış ise dosya numaralarının istenilerek dosya getirtilmesi, 4-Düzenlenen faturalar ile ilgili imza yazı inkarında bulunan şüpheli hakkında dosyaya savcılığınızca alınan örneklerin inceleme yapılmak üzere bilirkişiye gönderilmesi, 5-İstanbul Denetim Daire Başkanlığı'na müzekkere yazılarak vergi mükellefi şirket yetkilisi olan şüphelinin defter belgeleri ibraz etmesine dair tebligat yapılan şüphelinin defter ve belgelerin incelenmek üzere Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı'na getirilmesinin istenerek sürecin mükellef aleyhine çevrildiği anlaşılan olayda gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, ilgili vergi dairesinden mükellef olan şirkete ait iş yerinin suç tarihinde faal olup olmadığının ve iş yeri ile ilgili olarak mükellefin hesaplarının dairede incelenmesine imkan veren 213 sayılı VUK'un 139/2 maddesindeki istisnalardan birinin varlığının önceden belirlenip belirlenmediğinin, iş yeri dışında inceleme yapılmasını gerektirir de tespit varsa buna dair bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesi, 6-Şüphelilerin sahibi olduğu iş yerinin bağlı bulunduğu Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak iddianameye konu firmanın suç tarihinde faal olup olmadığı hususunun araştırılmasının istenilmesi, bu hususlar yerine getirildikten sonra dosyaya celp edilen evraklar ile mali müşavirden bilirkişi raporu alınması gerektiğinden..." bahisle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.03.2024 tarihli ve 2023/302360 Soruşturma, 2024/19578 Esas sayılı iddianamesinin iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; 08.11.2023 tarihli ve 2023-(2014-2-419)/5 sayılı vergi suçu raporu ile ekindeki vergi tekniği raporlarında, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 619 059 7909 vergi kimlik numaralı mükellefi ... Reklam Film Organizasyon Temizlik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin yetkilisi olan şüpheli ... ile bu şirkete ait faturaları matbaadan teslim alan şüpheli ...'ün, 2018 takvim yılında iştirak halinde hareket ederek sahte fatura düzenleme suçunu işledikleri, yine şüpheli ...'nin usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen şirkete ait defter ve belgeleri vergi incelemesi amacıyla ibraz etmediği belirtilerek, alınan komisyon mütalaası sonrası suç duyurusunda bulunulması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, şüpheliler hakkında atılı suçlardan iddianame tanzim olunmuş ise de; şüpheli ...'nin, 02.01.2024 tarihinde ... Merkezi Amirliğinde alınan ifadesinde, 2017 yılında inşaatta çalışmak için 3 ay süreyle İstanbul ilinde bulunduğunu, kendisine ait kimlik fotokopisini ele geçirerek adına şirket kurmuş olabileceklerini, faturalar üzerindeki imza ve yazıların kendisine ait olmadığını bildirdiği; yine şüpheli ...'ün de 01.03.2024 tarihinde ...Merkezi Amirliğinde alınan ifadesinde, diğer şüpheli ...'yi tanımadığını, iş ararken kendisini... ismiyle tanıtan bir kişinin sigortalı iş vaadi ile kimlik bilgilerini aldığını, onun talimatı ile matbaaya giderek kendisine verilen fatura koçanlarını alıp bu kişiye teslim ettiğini, bu iş karşılığında para almadığını, daha sonra bu kişinin kendisini aramadığını, sigortasının da yapılmadığını öğrendiğini beyan ederek suçlamaları kabul etmemesi karşısında; adil yargılanma ilkesinin bir gereği olan kişilerin lekelenmeme hakkı da dikkate alınarak, özellikle şüphelilerin mükellef şirket ile bağlantısını ortaya koyacak şekilde gerekli araştırmalar yapılarak, iddianamenin iadesi nedeni olarak belirtilen eksiklikler de giderildikten sonra, şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerektiği anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, gereği için mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2025 tarihinde karar verildi.