5. Ceza Dairesi 2026/1042 E. , 2026/1821 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2025/1036 Değişik iş SUÇ : Tefecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara vaki itirazın reddi Çay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.09.2025 tarihli ve 2025/339 Soruşturma, 2025/546 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair Kararına vaki itirazın reddine ilişkin merci Bolvadin Sulh Ceza Hakimliğinin 31.10.2025 tarihli ve 2025/1036 Değişik iş sayılı Kararının, 5271 sayılı…
5. Ceza Dairesi 2026/1042 E. , 2026/1821 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2025/1036 Değişik iş SUÇ : Tefecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara vaki itirazın reddi Çay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.09.2025 tarihli ve 2025/339 Soruşturma, 2025/546 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair Kararına vaki itirazın reddine ilişkin merci Bolvadin Sulh Ceza Hakimliğinin 31.10.2025 tarihli ve 2025/1036 Değişik iş sayılı Kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 31.10.2025’te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca 26.12.2025 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.01.2026 tarihli ve KYB-2026/597 sayılı yazısı ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; ''5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin şikayetinde özetle, yaşadığı ekonomik sıkıntılardan ötürü şüphelilerden yüksek faiz karşılığında borç almak durumunda kaldığını, aldığı bu borca karşılık ise muhtelif tarihli çekler verdiğini, ancak ekonomik sıkıntılarını aşamadığından dolayı borcunu ödeyemediğini ve gün geçtikçe borcuna işleyen faizin arttığını, bu nedenle şüpheliler hakkında yüksek faizle borç verdiklerinden dolayı şikayetçi olunması üzerine yürütülen soruşturma neticesinde, Çay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.09.2025 tarihli kararı ile müşteki ile şüphelinin aralarında iki tarafın da kabul ettiği ticari ilişkinin bulunduğu, şüphelilerin üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği ve şüpheliler haklarında kamu davası açmaya yeter nitelikte delil bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de; Müşteki vekilinin başvurusunda özetle, her ne kadar Çay Cumhuriyet Başsavcılığının şüpheliler hakkında verdiği takipsizlik kararına gerekçe olarak tarafların aralarında ticari alışveriş olduğunu kabul ettiği şeklinde bir ibare geçmekte ise de, müştekinin ne şikayet başvuru dilekçesinde ne de kollukta verdiği ifadesinde böyle bir kabul beyanı bulunmadığı nazara alındığında, bilgi sahibi olduğu belirtilen ..., ..., ... isimli şahıslar ile tespit edilecek diğer tanıkların ifadelerinin alınması, müştekinin bahse konu borca ilişkin açmış olduğu belirtilen menfi tespit davasına ilişkin Afyon 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/775 Esas sayılı dava dosyasının bir sureti ile müşteki ve şüpheliler arasındaki banka hesap hareketleri vs. ilgili belgelerin birer suretinin temin edilmesi, şüpheliler tarafından müşteki ile aralarında ticari ilişki bulunduğu iddia edilmesine binaen vergi dairesinden bu hususun sorularak ilgili evrakın ve tarafların ticari defterlerinin birer suretinin de dosyaya temin edilmesi ile gerçekten taraflar arasında ticari bir ilişki olup olmadığına ilişkin alanında uzman bilirkişiden rapor alınmasını müteakip yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği cihetle, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.'' Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe Şikayetçinin yaşadığı ekonomik sıkıntılardan ötürü şüphelilerden yüksek faiz karşılığında borç almak durumunda kaldığı, aldığı borca karşılık muhtelif tarihli çekler verdiği ancak ekonomik sıkıntılarını aşamadığından borcunu ödeyemediği ve gün geçtikçe borca işleyen faizin arttığı, şüphelilerin tefecilik suçunu işledikleri iddiası üzerine şüpheliler hakkında başlatılan soruşturma sonucunda Çay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.09.2025 tarihli ve 2025/339 Soruşturma, 2025/546 sayılı Kararı ile şikayetçi ile şüpheli arasında iki tarafın da kabul ettiği ticari ilişkinin bulunduğu, şüphelilerin üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmedikleri ve haklarında kamu davası açmaya yeter nitelikte delil bulunmadığından bahisle verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara şikayetçi vekilinin itirazı üzerine merci Bolvadin Sulh Ceza Hakimliğinin 31.10.2025 tarihli ve 2025/1036 Değişik iş sayılı Kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği görülmüştür. 5271 sayılı Kanun'un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. Aynı Kanun'un 172. maddesi "(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir...", 173. maddesi“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) (Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, O yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir..." hükümlerini içermektedir. Yukarıda yer verilen kanuni düzenlemelerde de belirtildiği üzere Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. Karara itiraz edilmesi halinde itirazı inceleyecek olan Sulh Ceza Hakimliğince kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verilebilecektir. Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; Çay Cumhuriyet Başsavcılığının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararında şikayetçi ile şüpheli arasında iki tarafın da kabul ettiği ticari ilişkinin bulunduğu belirtilmiş ise de; şikayetçinin dilekçesinde ya da kolluk ve savcılık ifadelerinde böyle bir kabul beyanı bulunmadığı nazara alındığında, bilgi sahibi olduğu belirtilen ..., ... ve ... ile tespit edilecek diğer tanıkların ifadelerinin alınması, şüphelilerin tefecilik yapıp yapmadığı hususunda kolluk araştırması yaptırılması, vergi mükellefi olduklarının tespiti durumunda haklarında vergi inceleme raporu düzenlettirilmesi, şikayetçinin belirttiği menfi tespit davasına ilişkin Afyon 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/775 Esas sayılı dava dosyası ile şikayetçi ve şüpheliler arasındaki banka hesap hareketleri gibi para alışverişine konu ilgili belgelerin ayrıca şüphelilerin şikayetçi ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu savunmaları karşısında Vergi Dairesinden bu hususun sorularak ilgili evrakın ve tarafların ticari defterlerinin birer suretinin temin edilmesi, taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığına ilişkin alanında uzman bilirkişiden rapor alınması sonrasında yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Bolvadin Sulh Ceza Hakimliğinin 31.10.2025 tarihli ve 2025/1036 Değişik iş sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3.5271 sayılı Kanun'un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için soruşturma dosyasının Mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.