10. Hukuk Dairesi 2011/7334 E. , 2012/11170 K. "" Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No :38-33 Davacı, trafik-iş kazası sonucu ölen sigortalının haksahiplerine bağlanan gelirler nedeniyle uğranılan Kurum zararının 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Hükmün, taraf avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğ…
**10. Hukuk Dairesi 2011/7334 E. , 2012/11170 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No :38-33 Davacı, trafik-iş kazası sonucu ölen sigortalının haksahiplerine bağlanan gelirler nedeniyle uğranılan Kurum zararının 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Hükmün, taraf avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Hükme dayanak kusur raporunda davalılardan ... Üzüm Sulama Birliği Başkanlığının %40, davalı sürücü ...’in ise %20 oranında kusurlu bulunduğu, Kurum tarafından asıl davada teselsül hükümlerine dayanılarak zararın bir kısmı olan 22.996,20 TL’nın talep edildiği, ıslah ile; 30.522,00 TL’nin davalılardan ...’ten talep edildiği, davalıların toplamda %60 oranında kusurlu olup, asıl davada dayanılan teselsül talebinin ıslah talebi içinde geçerli olduğu gözetilmeksizin ıslah ile talepte bulunulan miktarın tamamının hüküm altına alınması gerekirken hatalı değerlendirme ile davalı ...’in %20 kusur karşılığından sorumlu olduğu gerekçesiyle ıslah ile artırılan talebin kısmen hüküm altına alınması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.