17. Hukuk Dairesi 2014/20050 E. , 2017/2611 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili; ....06.2008 tarihinde davalı ...'un maliki olduğu trafik sigortası bulunmayan aracın seyir halinde bulunduğu sırada tek taraflı m…
**17. Hukuk Dairesi 2014/20050 E. , 2017/2611 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili; ....06.2008 tarihinde davalı ...'un maliki olduğu trafik sigortası bulunmayan aracın seyir halinde bulunduğu sırada tek taraflı meydana gelen trafik kazası neticesinde araçta yolcu olarak bulunan ... ...'un vefat ettiğini, müteveffanın varislerine yapılan ödemenin davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan Van .... ... Müdürlüğü'ndeki ... takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; davalının söz konusu aracın sürücüsü olmadığını, aracın kayıt maliki olarak gözükse de haricen satmış olduğunu ve kazanın oluşunda herhangi bir kusuru bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, kayden malik gözüken ancak araç işleten sıfatı bulunmayan davalının Güvence Hesabının ödediği tazminattan dolayı sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava "Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası" kapsamında ödeme yapan davacı kurumun, söz konusu ödemelerin geri verilmesine yönelik ... takibine yapılan itirazın iptali istemine yöneliktir. İşleten tanımı,2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun .... maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı,ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı ...'nın .... maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve ...'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür. 2918 sayılı ...'nın 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse ...'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. Bunun yanında, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun .../d bendi “Tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri, satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlu taşıtlar vergisi, gecikme faizi, gecikme zammı, vergi cezası ve trafik idari para cezası borcu bulunmadığının tespit edilmesi ve taşıt üzerinde satış ve/veya devri kısıtlayıcı herhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması halinde, araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescil kayıtları esas alınarak noterler tarafından yapılır. Noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirler geçersizdir” hükmünü içermektedir. Görüldüğü gibi Yasa'nın .../d bendinde tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirlerinin ancak noterler tarafından yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. Ancak böyle bir satış ve devir işlemi araç üzerindeki mülkiyet hakkını devre elverişlidir. Bu devrin yöntemince aracın kayıtlı olduğu tescil müdürlüğüne bildirilmemesi yüzünden aracın tescil kaydında bir değişiklik yapılmaması satışa konu aracın mülkiyetinin geçişini engellemez ise de, anılan yasa maddesinde belirtilen türden resmi bir satış ve devir işlemi yapılmaksızın, satış işlemine dayalı olarak işleten sıfatının ve araç üzerindeki mülkiyet hakkının devredildiğinin kabulü mümkün değildir. Yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında somut olaya bakıldığında; mahkemece, dava konusu trafik kazasına karışan davalı ...'un işleteni olduğu aracın, kazadan önce müteveffa sürücü ... ...'a haricen satıldığı, aracın haksız fiil faili ... ... tarafından kullanıldığının sabit olduğu, bu nedenle ... ...'ın araç işleten olarak kabul edilmesi gerektiği, böylece kayden malik gözüken ancak araç işleten sıfatı bulunmayan davalının Güvence Hesabının ödediği tazminattan dolayı sorumlu olmayacağı ve davalının ... takibine yaptığı itirazın yerinde olduğu gerekçesiyle davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. Yukarıda anılan 2918 sayılı ...'nun .... maddesi ve .../d maddesi birlikte göz önünde bulundurulduğunda, kazaya karışan aracın davalı ... adına tescilli bulunması, aracın maliki olan bu kişi tarafından aracın kanunen aranan resmi şekle uygun olarak dava dışı müteveffa sürücü ... ...'a satışının yapıldığını gösterir herhangi bir kaydın bulunmaması, haricen satım hususunu kabulün .... kişi konumunda bulunan davacıya karşı ileri sürülmesinin mümkün olmaması gözetilerek; araç işleteni sıfatı devam eden davalının zarardan sorumlu olduğu gözetilmeksizin, yanılgılı değerlen- dirmeyle red kararı verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine .../03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.