Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 25.02.2015 tarihinde yapılan ticari nitelikte satım sözleşmesi ve faturaya istinaden ... 6. Ana Bakım Merkez Komutanlığının ... numaralı müvekkili üzerinde kalan ihalesi için Askeriyeye teslim etmek üzere ... HİDROLİK DİREKSİYON POMPASI LANDROVER’ın davalı şirketten sipariş yoluyla satın alındığını, 22.800,00 TL bedelin ödenmiş olduğunu, İhale gereği askeriyeye teslim edilen malların yapılan muayenesinde malların evsaf ve kalite yönünden
davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ayıplı mal bedelinin indirilmesi ve fazla ödenen bedelin davalılardan alınarak müvekkile ödenmesini, Davacının servis işi yapmakta olduğunu. Müvekkil kullanmakta olduğu servis aracını büyütmeye karar verdiğini. İstediği servis aracını alabilmek için internette araştırma yaparken tanışmış olduğu davalılardan galericilik yapan,.... Yetkiline başvurduğunu. Bu başvuru sırasında da müvekkil hiçbir peşinatının olmadığını ifade ettiğini. davalı şirket yetkilisi.... peşinat olmamasının problem olmayacağını ve 15 gün içinde araç bulup kolayca müvekkilin işini çözebileceklerini ancak bunun için kimlik ve vergi levhasının fotokopisi ile imza beyannamesi ve vekaletname çıkartmasının yeterli olacağını söylediğini. Müvekkilin de istenilen belgeleri verdiğini ve ...’ın belirttiği kişilere vekaletname çıkarttğını. Davalı şirket yetkilisi müvekkile esnaf odasına kredi müracaatında bulundurduğunu. Müracaattan sonra müvekkili aranarak, kefil getirmesi halinde kredisinin halledileceği söylendiğini. Müvekkil de abisini kefil yaparak kredi sözleşmesini imzaladığını. Müvekkil çıkan kredinin 60.000 TL olduğu öğrenince şirket yetkilisi ...’ı arayarak ondan araç bedelinin 66.500 TL olduğunu öğrenmiştir. Müvekkil kredinin eksik olduğunu, bu şartlarda aracı alamayacağını söylemesi üzerine davalı şirket yetkilisi müvekkile “sen rahat ol, ben bir şekilde hallederim, sen evine git rahat ol” diyerek müvekkili gönderdiğini. Birkaç gün sonra müvekkili arayarak “geri kalan kısım için.... kredi çıktığını, gelip imza attığında aracın tescil işlemlerinin başlatılacağı ve iki gün içinde aracını alıp gidebileceğini” söylediğini. Müvekkilih abisi ile birlikte bankaya gittiğini gerekli kredi evraklarını imzalayıp bankadan ayrıldığını. Müvekkil bir iki gün bekledikten sonra aranmayınca davalı işyerine gittiğini ancak hiçbir yetkili ile görüşemeriğini. müvekkil bir kaç gün üst üste davalı şirkete gittikten sonra davalı şirket yetkilinse ulaşabildiğini. Müvekkil ilk görüştüğü .. görüşmüş ve mağdur edildiğini söylediğini. ...’da “sana kredi çıkmadı biz ne yapalım, eğer istersen elimizde... olduğunu söylemiştir. Müvekkil de çaresiz hiç araçsız kalmaktansa o aracı almaya karar verdiğini. Aracı teslim almaya gittiğinde, müvekkil yaşadığı sıkıntılarında etkisiyle aracı kontrol etmeden, satıcının beyanlarına güvenerek satın aldığını. Ancak aracı teslim almak için yine müvekkilden 5.000 TL para istediklerini ve müvekkilin de çaresiz ödeyerek aracı teslim aldığını. Müvekkile hasarsız diye satılan ..... plakalı aracın sürekli arıza verdiğini ve oldukça maliyetli bakımlara girdiğini. Aracın Tramer kaydında 3 defa ağır kaza yaptığının sonradan yapılan araştırmalar ile ortaya çıktığını. Müvekkilin davalı şirket tarafından kandırıldığını ve piyasa değeri 25.000-30.000 TL arasında olabilecek bir araç için toplam da 58.250 TL ödediğini. Yukarıda İzah Edilen Nedenlerle; Gabin durumunda bulunan müvekkilden hile ve desiselerle fazla alınan 58.250-35.000 =23.250 TL’nin davalı ....... ve ... den Tahsiline, Ayıplı mal ifası nedeniyle, ayıplı mal bedelinin indirilerek, şimdilik 3.000 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Yargılama harç ve Masrafları ile birlikte ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.