3. Hukuk Dairesi 2024/2054 E. , 2025/1051 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/862 E., 2023/214 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili
**3. Hukuk Dairesi 2024/2054 E. , 2025/1051 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/862 E., 2023/214 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin ... Mahallesi 226 nolu parsel üzerinde gecekondu yaptığını, davalı ... tarafından gecekondu sahiplerine arsa tahsis edileceğinin ilan edildiğini, bunun üzerine müvekkilinin davalıya ait banka hesabına 12.11.1993 tarihinde 3.200.000 TL para yatırdığını, davalı tarafından arsaların tahsis edilmediği gibi bedelinin de iade edilmediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin şimdilik 10.000,00 TL’sinin davalıdan tahsilini talep etmiş, 01.11.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini 110.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; dava konusu yerin Büyükşehir Belediyesinin kurulması ile birlikte Kepez Belediyesi sınırları içerisinde kaldığını, 775 ve 2981 sayılı Kanun'lar kapsamında uygulama yapmakla görevli ve yetkili belediyenin Kepez Belediyesi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 22.02.2013 tarihli kararıyla; davacının arsa bedeli olarak 3.200,000 TL yatırdığı hesabın ... Mahallesi Arsa Konut Yapı Kooperatifine ait olduğu, davacı tarafça yatırıldığı iddia edilen paranın davalı ... Başkanlığına ait hesaba yatırılmadığı, dava konusu yerin davacıya tahsis edildiğine ilişkin dosyada kayıt ve belge bulunmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin 22.02.2013 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece verilen 27.06.2013 tarihli ilamla; dava konusu paranın yatırıldığı hesap ile davalı ... arasında hukuki, fiili ve organik bağ bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılmadığı, hesapta bulunan paranın nereye aktarıldığı, kimler tarafından kullanıldığının belirlenmediği, bedeli tahsil eden davalı ... olduğu takdirde sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade ile sorumlu olacağı gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin 01.12.2021 tarihli kararıyla; davacı tarafından 12.11.1993 tarihinde yatırılan bedelin davalı Belediyenin hesabına aktarıldığı, davacı tarafından eski para birimi ile yatırılan 3.200.000 TL’nin davalıdan denkleştirici adalet ilkesi uyarınca ve sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde talep edilebileceği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 1.265,51 TL’nin 21.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. 3. Mahkemenin 01.12.2021 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairece verilen 26.05.2022 tarihli ilamla; davalı vekilinin temyiz dilekçesi reddedilerek, kamu kurumu olan davalı Belediyenin, davacının da aralarında bulunduğu gecekondu sahiplerine kamulaştırmadan sonra arsa tahsis edileceği yönünde güven aşılamak suretiyle tahsis edilecek arsalar karşılığında para topladığı, arsa tahsisi yapılacağı ilanına güvenerek Belediyeye para yatıran davacının edimini yerine getirdiği, davacının edimini yerine getirmeyen davalıdan ifanın imkansız hale geldiği tarihteki arsanın rayiç değerini isteyebileceği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Kepez Belediyesi tarafından alınan 04.03.2011 tarihli Encümen Kararı ile davalı Belediyenin davacıya taşınmaz tahsis etmeyeceğinin anlaşıldığı, davacı tarafın ifanın imkansız hale geldiği 04.03.2011 (davanın açıldığı) tarihindeki arsanın rayiç değerini isteyebileceği gerekçesiyle; davanın kabulüne, 110.000,00 TL'nin 04.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacının arsanın rayiç değeri yönünden talep hakkının bulunmadığını, hükme esas alınan raporda emsal karşılaştırması yapılmadığını, arsanın metrekare birim fiyatının fazla belirlendiğini, raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, ifanın imkansız hale geldiği 19.08.2010 tarihine göre hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu gecekondu arsalarının zilyetlerine tahsis edilmesi için yapılan duyuru sonucu davalı Belediyenin belirlediği banka hesabına yatırılan paranın arsa tahsisinin yapılmaması nedenine dayalı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi istemine ilişkindir. 1. Kural olarak bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. "Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlanan bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir. Mahkemece; bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gerekleri yerine getirilmemiş; taraflara, taşınmaza yakın bölgelerden ve ifanın imkânsız hale geldiği tarihe yakın zaman içinde yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkân tanınmamış, bu emsallere göre taşınmaza değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılmadan önceki bilirkişi heyetinden alınan ek raporla yetinilerek hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. 2. Kabule göre de; Kepez Belediyesi tarafından alınan 19.08.2010 tarihli Encümen Kararı ile davalı Belediyenin davacıya taşınmaz tahsis etmeyeceği anlaşıldığından, ifanın imkansız hale geldiği 19.08.2010 tarihindeki rayiç değere göre hesaplama yapılması gerekirken, dava tarihindeki rayiç bedele hükmedilmesi doğru görülmemiştir. 3. Hal böyle olunca Mahkemece; bozma ilamına uygun şekilde, taraflara taşınmaza yakın bölgelerden ve ifanın imkânsız hale geldiği tarihe yakın zaman içinde yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkân tanınması, sonrasında ise bu emsallere göre taşınmaza değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılmak suretiyle denetime imkân veren ve bilimsel verileri içeren rapor alınması suretiyle ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bozma ilamı gereği tam olarak yerine getirilmeden ve eksik inceleme ile hazırlanan bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.