17. Ceza Dairesi 2016/3259 E. , 2017/9568 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığı Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: 6352 Sayılı Yasa sonrası 05.07.2012 tarihi sonrasında işlene karşılıksız yararlanma suçları 5237 Sayılı TCK'nın 163/3. maddesinden düzenlenmiştir. ''Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyu
**17. Ceza Dairesi 2016/3259 E. , 2017/9568 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığı Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: 6352 Sayılı Yasa sonrası 05.07.2012 tarihi sonrasında işlene karşılıksız yararlanma suçları 5237 Sayılı TCK'nın 163/3. maddesinden düzenlenmiştir. ''Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi halinde kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.'' Suçun sübutu ve elektriğin sayaçtan geçmeden kullanıldığı bilirkişi raporu ile sabitse; mutlaka bakılması gereken husus ödeme konusudur. Bu durumda da bakılması gereken madde 5237 Sayılı TCK'nın 168/5: ''Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz.'' Bahsedilen zarar; vergili ve cezasız miktardır. Fakat ilgili maddede zararın soruşturma aşamasında ödenmesinden bahsedilmiştir. Bu durumda Cumhuriyet Savcısı tarafından keşif yapılıp ve alınacak rapor sonucunda sanığa ödeme bildiriminde bulunmalıdır. Eğer zarar soruşturma aşamasında tamamen ödenmişse mutlaka düşme kararı verilip adli sicilde bunlara ilişkin mahsus bir sisteme kayıt ettirilmelidir.Eğer sanık zararı soruşturma aşamasında taksitlendirmiş ve ödemeye başlamışsa; ödeme iradesini ortaya koyduğu için tamamı ödenmemiş olsa bile yine düşme kararı verilmelidir. Sanık soruşturma aşamasında hiç ödeme yapmamış, sanığa ödeme ihtarı da yapılmamış ve sanık kovuşturma aşamasında bilirkişinin hesapladığı miktarı tamamen gidermişse yine düşme verilmelidir. Somut olay bu açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; yasal ihtar olmamasına zarar soruşturma aşamasında taksitlendirmiş ve sanık tarafından ödeme iradesi ortaya konularak ilk taksidin iddianame tarihinden önce olmak üzere zararın tamamı giderildiğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma koşulu gerçekleşmediğinden, düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi gereğince, tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının TCK'nın 168/5. maddesi ve CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, karar kesinleştiğinde bir suretinin Adli Sicil Kanunu'nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü'ne yerel mahkemesince GÖNDERİLMESİNE, 11/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.