T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 02/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/07/2025 NUMARASI :... Esas... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1-... 2-... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) G.KARA…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 02/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/07/2025 NUMARASI :... Esas... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1-... 2-... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 02/04/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin TÜRKPATENT nezdinde .../... tescil numaralı "..." markasına ilişkin tüm fikri ve sınai haklarına sahip olduğunu, müvekkili şirket ile ...de faaliyet gösteren dava dışı ...Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında 17/04/2023 tarihinde ... FRANCHİSE sözleşmesi imzalandığını, davalılardan ...ın sorumlu müdür sıfatıyla franchise alan adına bu sözleşmeyi imzaladığını, karşı taraf ...'ın ... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketindeki hisselerini 06/06/2023 tarihinde devrettiğini, 17/04/2023 tarihli FRANCHİSE sözleşmesinin 17/4. maddesindeki (bir) yıllık rekabet yasağı süresi geçmeden FRANCHİSE alan ...Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait işletmenin karşısında (... Mah. ... Cad. No:... .../ ... adresinde) eşi ... ile beraber 20/02/2024 tarihinde ......ŞTİ şirketini kurarak Cafe -Pastane işletmeye başladığını, tek başına bu hususun dahi 17/04/2023 tarihli FRANCHİSE sözleşmesinin 17/4. maddesinin ve Türk Ticaret Kanunu 54 ila 63.maddelerinde düzenlenen haksız rekabet kurallarının açık ihlali olduğunu, yine ...'ın hisselerini devrettiği şirkette hissedar- yönetici müdür olarak eşi ...'ın ise uzun bir süre ...... ŞTİ'de mutfak bölümünde çalıştığını ve ...' in menülerindeki tüm reçetelere hakim olduğunu, bu şekilde davalılar ... markası-işletmesinin bilgi tecrübe birikimi (know- how) nden faydalandıklarını, bu hususun davacı ( ... ) markası ve işletmesine ait menü-içerik-sunum ile davalıların ( ......ŞTİ işletmesinin ) menü- içerik ve sunumlarının nerede ise birebir aynısı olduğu hususunun .... Asliye Ticaret Mahkemesinin... D.İş sayılı dosyası ve bu dosyaya sunulan 29/05/2024 tarihli tespit raporu ile tespit edildiğini, yine karşı tarafın menü fiyatlarını davacı menüsündeki fiyatlara göre daha düşük tutarak davacı şirketin müşteri portföyünü olumsuz etkilemeye yönelik haksız rekabeti pervasızca sürdürdüğünü belirterek, 17/04/2023 tarihli FRANCHİSE sözleşmesi kapsamındaki rekabet yasağına ( aynı caddede karşı tarafta aynı iş kolunda işletme açılarak ) uyulmaması ve ...markasına ait bilgi birikim tecrübe ( know how- menünün kopyalanması ) kullanılarak ürünlerin imal ve satışının yapılması suretiyle, Türk Ticaret Kanunu 54 ila 63. maddeleri kapsamında davalılar tarafından haksız rekabet edildiğinin tespiti ile haksız rekabetin (davalılarca açılan işletmenin kapatılması vb. yöntemlerle) önlenmesine, haksız rekabete konu olduğu tespit edilen ürünlerin imhasına, sözleşmedeki 17/4 maddesindeki rekabet yasağına aykırılıktan kaynaklı 150.000TL cezai şart bedeli ve yine aynı sözleşmenin 25/2 maddesindeki menüdeki ürünlerin imali-satışı vb. nedenlerden kaynaklı 20.000TL cezai şart olmak üzere şimdilik toplam 170.000 TL cezai şart alacağının davalılardan müteselsilen tahsiline, TTK 59. maddesi gereğince masrafı davalılardan alınarak, kesinleşen kararın mahkemece uygun görülecek şekilde ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmamış, 07/11/2024 tarihli beyan dilekçesi sunulduğu anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; her ne kadar davalı şirket ile davacı şirketin tatlı ve içecek üzerine yemek sektöründe faaliyette bulunup aynı cadde üzerinde rakip nitelikte işletmeler ise de; haksız rekabetin varlığı için haksız fiilin varlığının gerektiği, her iki tarafın aynı sektör ile ilgilenmesi nedeniyle menüde yer alan ürünlerin de benzer nitelikte olabileceğinin kabul edilmesi gerektiği, zira tatlı sektörü ile uğraşan bir çok işletmenin de görsel açıdan menüsünün birbirine benzediği, yine menüde yer alan ürünlerin reçeteleri bulunmadığı için aynı kalitede ürünler olup olmadığının tespit edilemediği, satışa konu ürünler arasında fahiş fiyat farkı bulunmadığı, sırf aynı sektörde yer alıp görsel olarak yakın menülerin bulunmasının haksız rekabetin varlığına delil olarak gösterilemeyeceği, ayrıca sözleşmenin nisbiliği ilkesi kapsamında cezai şart sözleşme akitlerinden istenebileceğinden ve davalı ... Gıda Ticaret Limited Şirketi frachise sözleşmesi tarafı olmadığından işbu davalıdan cezai şart talep edilemeyeceği, davacı ve davalı ... arasında 17/04/2023 tarihli franchise sözleşmesinin imzalandığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmesinin incelenmesinde 17.maddede sistemin korunması ve rekabet yasağı husunun düzenlendiği, yine aynı maddenin 4.bendinde "...herhangi bir bölgede Franchise veren'in herhangi bir Franchise Alan ile rekabete girecek veya girme kapasitesi olan bir işe veya benzer işlere doğrudan veya dolaylı olarak girmeyecektir..." şeklinde maddenin bulunduğu, franchise hakkının "... Mah. ... Cad. No:.../.../..." adresinde işletileceğinin belirtilmesi karşısında işbu bölge ile sınırlandırıldığının kabul edilmesi gerektiği, davalının ise franchise sözleşmesinin devir edilmesini takip eden bir yıl içerisinde davacı işletmeye 50 metre mesafede aynı sektörde hizmet ve ürün sunumu yapan işletme açtığı, işbu durumun taraflarca akdedilen sözleşme kapsamında yer alan rekabet yasağı maddesine aykırılık teşkil ettiği ve taraflarca akdedilen sözleşmenin 25.4 maddesi kapsamında davacının ceazi şart talep edebileceği gerekçesiyle; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davacı tarafından davalı ... Gıda Ticaret Limited Şirketi yönünden açılan davanın reddine, davacı tarafından davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile, haksız rekabetin tespiti önlenmesi ve ilanına ilişkin talebin reddine, 20.000,00 TL tazminat isteminin reddine, 150.000,00 TL cezai şartın kabulü ile davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin kararında davalılardan ... yönünden rekabet yasağının ihlal edilmesi nedeniyle cezai şart ödenmesine yönelik kararın yerinde olduğunu, ancak davalılardan ... için haksız rekabet oluşmadığından bahisle haksız rekabetin tespiti ve tazminat taleplerinin reddine, yine davalılardan ... ....Şti. açısından hem rekabet yasağı hem haksız rekabetin tespiti ve tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı şirket ile ...'de faaliyet gösteren dava dışı ... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında 17/04/2023 tarihinde ...FRANCHİSE sözleşmesi imzalandığını, davalılardan ...'ın, sorumlu müdür sıfatıyla franchise alan adına bu sözleşmeyi imzaladığını, ardından ... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ndeki hisselerini 06/06/2023 tarihinde devrettiğini, 17/04/2023 tarihli FRANCHİSE sözleşmesinin 17/4. maddesindeki (Bir) yıllık rekabet yasağı süresi geçmeden FRANCHİSE alan şirkete ait işletmenin 50 metre ilerisinde aynı caddede eşi ... ile beraber 20/02/2024 tarihinde ......ŞTİ Şirketini kurarak Cafe -Pastane işletmeye başladığını, ... hisselerini devrettiği şirkette hissedar - yönetici müdür olarak, eşi ...'ın ise aynı şirkette mutfak bölümünde çalıştığını ve ...'in menülerindeki tüm reçetelere her ikisinin de erişim imkanı mevcut olduğunu, ...'ın ayrıca üretim aşamalarında da fiilen bulunarak reçetelerin ve üretimin her türlü detayını öğrendiğini, davalı ... Şirketinin iki hissedarı bulunduğunu, birisinin franchise sözleşmesinde bizzat imzası bulunan davalı ..., diğerinin de eşi ... olmasına göre; ... markası-işletmesinin bilgi tecrübe birikiminden (know- how) faydalandıklarının açık olduğunu, davacı (... ) markası ve işletmesine ait menü-içerik-sunum ile davalıların (......ŞTİ işletmesinin) menü- içerik ve sunumlarının büyük bölümünün nerede ise birebir aynısı olduğu hususunun hem ...Asliye Ticaret Mahkemesinin... D.iş sayılı dosyasındaki 29.05.2024 tarihli tespit raporu hem de yerel mahkemenin bilirkişilere verdiği yetki ile bilirkişilerin davalı şirkete ait iş yerinde yaptıkları tespitler sonucu düzenledikleri 04/04/2025 tarihli heyet raporu ile sabit olduğunu, bilirkişilerin müvekkili davacı şirkete ait ürünlerin reçetelerine rahatlıkla ulaşabilmişken, davalı tarafın ürünlerine ait reçetelerinin bulunmadığı, ürünlerin ustalar tarafından reçete olmadan üretildiğini beyan etmesinin; her gün menüdeki aynı ürünlerin aynı kalitede üretilmesi zorunluluğu düşünüldüğünde hayatın olağan akışına uygun bir açıklama olmadığını, davalı şirket...de bir şirketin franchise'ı olduklarını ve ürünlerin franchise usulüne göre üretildiğini iddia etmelerine göre de muhakkak reçetelerinin olması gerektiğini, bu sebeple reçetenin sunulamaması, franchise sözleşmesinin kesin süre içinde mahkemeye sunulamayıp karar günü bir sayfası eksik olacak şekilde ve fotoğraf şeklinde sunulmasının dahi aslında franchise iddiasının da ürünlerin reçetesiz üretildiğine ve reçete olmadığına yönelik beyanların da yalan olduğu, aslında ürünlerin davacı şirketin reçetelerinin kullanılarak üretildiğini gösterdiğini, bahsedilen bu hususlar dikkate alındığında 17/04/2023 tarihli FRANCHİSE sözleşmesinin 17/4. maddesinde düzenlenen rekabet yasağı ihlalinin ve Türk Ticaret Kanunu 54 ila 63.maddelerinde düzenlenen haksız rekabet ihlalinin hem davalı ... hem de davalı ... Şirketi açısından gerçekleştiğini, davalılardan ... Şirketinin ayrı bir hükmi şahsiyetinin bulunmasının davacı şirket ile arasında doğrudan bir sözleşme bulunmamasının bu davada ehemmiyeti olmadığını, her iki davalı açısından tüm taleplerinin kabulü gerekirken, yerel mahkeme tarafından ... Şirketi açısından davanın tamamen reddi, davalı ... açısından ise haksız rekabet açısından reddinin yerinde olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; verilen hükmün haksız olup, hukuka aykırı olduğunu, hükmün gerekçesinde cezai şarta hükmedilmesine gerekçe olan sözleşmeye müvekkilinin taraf olmadığını, sözleşmenin taraflarının tüzel kişilikler olduğunu, sözleşmeye konulan cezai şartın tek taraflı olarak konulduğunu, tek taraflı konulan cezai şartın geçerliliği bulunmadığını, rekabet yasağına ilişkin hükmün geçerli olmadığını, tanımı belli ve belirlenebilir olmayan ve hukuka aykırı rakabet yasağının geçerliliği bulunmadığını, verilen cezai şart miktarı fahiş olup indirim uygulanması gerektiğini, çalışma yasağı maddesinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan çalışma hürriyeti ilkesine aykırı olduğunu, sözleşme özgürlüğü kapsamında bireyler kendi bağımsız iradeleri ile her ne kadar borç ilişkilerinde özgürce sözleşebilecek ise de, TBK m.27/1 amir hükmüne göre; kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler yapamayacağını aksi takdirde yapılan hukuki işlemin kesin hükümsüzlük müeyyidesiyle karşı karşıya kalacağını, ayrıca tespiti istenen menülerin talep eden şirketin tescilli ürünleri de olmadığını, ilgili menüler tescilli olmadığı gibi herkes tarafından yapılabilecek farklılık yaratmayan haksız rekabete yol açmayacak genel geçer görseller olduğunu, dünyanın bir çok yerinde aynı konseptin kullanıldığını, ayrıca talep eden tarafın hangi know how bilgilerini müvekkillerine verdiğini de açıklamadığını, kaldı ki böyle bir bilgi aktarımının da hiçbir zaman olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava; haksız rekabet teşkil eden eylemlerin tespiti, önlenmesi, haksız rekabete konu ürünlerin imhası, ilanı ve cezai şart istemine ilişkindir. Davacı şirket ile dava dışı ... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında 17/04/2023 tarihinde franchise sözleşmesi imzalandığı, davalı ...'ın dava dışı şirketin sorumlu müdürü olarak sözleşmeyi imzaladığı uyuşmazlık konusu değildir. Davalı ..., dava dışı ... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ndeki hisselerini dava dışı şirket ortağı ...e devretmiş ve de ... dava dışı ... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin tek hissedarı olduğu anlaşılmıştır. Davalı ... ve eşi dava dışı ...'ın, davalı ... Gıda Ticaret Limited Şirketi'nin kurucu ortak ve şirketin münferiden temsile yetkili müdürleri olduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafın süresinde cevap dilekçesi sunmadığı, davalı ...'ın hisse devri sonrası yeni açtığı yere ilişkin franchise sözleşmesi sunduğu ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabının dosya kapsamında yer aldığı; franchise veren şirketin ... Gıda İmalat ve Sanayi Ticaret Limited Şirketi, franchise alan şirketin ise davalı ... Gıda Ticaret Limited Şirketi olduğu anlaşılmaktadır. Haksız rekabeti düzenleyen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun 54/2 maddesi "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." şeklinde haksız rekabeti tanımlamış, 55. maddesinde sayılan bazı hallerin haksız rekabet hallerinin başlıcaları olarak örnek kabilinden sayılmıştır. Aynı yasanın 56. maddesi ise; "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men'ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların bulunması halinde manevi tazminata verilmesini isteyebilir. Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir. Davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir." düzenlemesini içermektedir. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. Haksız fiillerde ispat yüküyle ilgili özel düzenleme getiren Türk Borçlar Kanunu’nun 50. maddesi gereği zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin 2021/1506 esas, 2025/27 karar sayılı ve 16/01/2025 tarihli karar ilamı) Davacı şirket bakımından yapılan istinaf incelemesinde; dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda TTK md. 55/1(a)4 maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil edebileceği değerlendirmesinde bulunulmuş ise de; ilk derece mahkemesi kararında da değinildiği üzere davalı şirket ile davacı şirketin tatlı ve içecek üzerine yemek sektöründe faaliyette bulundukları, her iki tarafın aynı sektör ile ilgilenmesi nedeniyle menüde yer alan ürünlerinde benzer nitelikte olabileceğinin kabul edilmesi gerektiği, zira tatlı sektörü ile uğraşan bir çok işletmenin de görsel açıdan menüsünün birbirine benzediğinden davacı tarafın istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Yine haksız rekabet ihlalinin bulunmadığı kabulü karşısında, davalı şirketin, davacı şirket ile akdedilen frachise sözleşmesinin tarafı olmadığından davalı şirket aleyhine cezai şart hükmedilemeyeceğinden davacı tarafın her iki davalı açısından tüm taleplerinin kabulü gerektiği yönündeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Davalı ... bakımından yapılan istinaf incelemesinde; davalı ..., davacı ile imzalanan 17/04/2023 tarihinde franchise sözleşmesini dava dışı ... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin sorumlu müdürü olarak imzaladığı, mezkur sözleşmenin 17.4 maddesinin incelenmesinde, cezai şarttan müdür olarak imza atan davalının da sorumlu olacağı değerlendirilmiştir.Zira davalı ...'ın franchise sözleşmesinin devir edilmesini takip eden bir yıl içerisinde davacı işletmeye 50 metre mesafede aynı sektörde hizmet ve ürün sunumu yapan işletme açtığı, ilgili maddede kendisinin, birinci ve ikinci dereceden yakın akrabalarının, kendisinin ilgili bir şirketinin... ibarelerinin yer aldığı ve temsilci sıfatıyla imzalayan davalı ... yönünden de bağlayıcı olduğu değerlendirilmekle davalı tarafın istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Netice olarak; mahkemece, hukuki nitelendirmenin, davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı ve davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/07/2025 tarih, ...Esas ...Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı ...'dan alınması gerekli 10.246,50 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.561,62 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.684,88 TL istinaf karar harcının davalı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen yatırana iadesine, 6-İstinaf kararının dairemizce taraflara tebliğine, 7-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-Harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/04/2026 ... Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.