Başvuru, yakalama, gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin hukuki olmaması, tutukluluğun makul süreyi aşması, tutukluluğa itirazın bağımsız ve tarafsız hâkim güvencelerine aykırı olan sulh ceza hâkimliklerince karara bağlanması, soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması, tutukluğa ilişkin incelemelerin hâkim/mahkeme önüne çıkarılmaksızın yapılması, bu incelemeler sırasında alınan savcılık görüşünün bildirilmemesi ve tutukluluğun devamı kararlarına karşı yapılan itirazların sürüncemede bırakılması ne
Başvuru, yakalama, gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin hukuki olmaması, tutukluluğun makul süreyi aşması, tutukluluğa itirazın bağımsız ve tarafsız hâkim güvencelerine aykırı olan sulh ceza hâkimliklerince karara bağlanması, soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması, tutukluğa ilişkin incelemelerin hâkim/mahkeme önüne çıkarılmaksızın yapılması, bu incelemeler sırasında alınan savcılık görüşünün bildirilmemesi ve tutukluluğun devamı kararlarına karşı yapılan itirazların sürüncemede bırakılması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; mal varlığına yönelik uygulanan tedbir nedeniyle mülkiyet hakkının; hukuka aykırı arama kararlarına dayanılarak üzerinin, evinin ve arabanın aranması, ceza infaz kurumunda açık görüş ve telefonla görüş haklarının sınırlandırılması ile mektupla haberleşmenin yasaklanması nedenleriyle haberleşme hürriyetinin, özel hayata ve aile hayatına saygı ile konut dokunulmazlığı haklarının; yapılan birtakım açıklamalar ve haberler nedeniyle masumiyet karinesinin; soruşturma sürecindeki birtakım uygulamalar nedeniyle adil yargılanma hakkının; gözaltı sürecindeki bazı uygulamalar nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurular 4/10/2016, 2/6/2017 ve 3/1/2018 tarihlerinde yapılmıştır. Başvurular, başvuru formları ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Aynı kararla başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne de karar verilmiştir. Yapılan incelemede 2017/26837 ve 2018/2746 numaralı başvuruların aynı kişi tarafından ve aynı konuyla bağlantılı olarak yapıldığının anlaşılması nedeniyle 2017/84 sayılı başvuru ile birleştirilmesine ve incelemenin bu dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Türkiye 15/7/2016 tarihinde askerî darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış ve bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmiştir. Olağanüstü hâl 19/7/2018 tarihinde son bulmuştur. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak- bu teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine devam eden ve son yıllarda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (PDY) olarak isimlendirilen bir yapılanmanın olduğunu değerlendirmişlerdir (Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25). Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde darbe girişimiyle bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY ile bağlantılı olan ve aralarında yargı mensuplarının da bulunduğu çok sayıda kişi hakkında Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından soruşturma başlatılmıştır. Bu kapsamda teşebbüsün savuşturulduğu gün Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca -aralarında Yüksek Mahkeme üyelerinin de bulunduğu- üç bine yakın yargı mensubu hakkında FETÖ/PDY ile bağlantılarının bulunduğu iddiasıyla başlatılan soruşturmada bu kişilerin büyük bölümü hakkında gözaltı ve tutuklama tedbirlerine başvurulmuştur (Aydın Yavuz ve diğerleri, §§ 51, 350). Büyükçekmece Adliyesinde hâkim olarak görev yapan başvurucu hakkında 15 Temmuz darbe teşebbüsünden sonra Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ağır cezalık suçüstü hâli bulunduğu değerlendirilerek FETÖ/PDY'nin hiyerarşik yapılanmasında yer aldığı iddiasıyla soruşturma başlatılmıştır. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) İkinci Dairesi 16/7/2016 tarihinde başvurucunun görevden uzaklaştırılmasına, HSYK Genel Kurulu ise 24/8/2016 tarihinde başvurucunun meslekten ihracına karar vermiştir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının HSYK kararıyla görevden uzaklaştırılanlar hakkında soruşturma işlemlerinin yapılması yönündeki yazısı üzerine başvurucu Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla 18/7/2016 tarihinde gözaltına alınmıştır. Başvurucu 21/7/2016 tarihinde tutuklanması istemiyle Büyükçekmece Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edilmiştir. Büyükçekmece Sulh Ceza Hâkimliği 21/7/2016 tarihli kararıyla başvurucunun anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunun beraberinde başka suç işleme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından tutuklanmasına karar vermiştir. Büyükçekmece Sulh Ceza Hâkimliği 19/8/2016 tarihinde, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine başvurucunun da aralarında bulunduğu çok sayıda şüphelinin tutukluluk durumunu incelemiş ve başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Başvurucu bu karara 30/8/2016 tarihinde itiraz etmiştir. Başvurucu, anılan itirazının değerlendirildiği hususunda kendisine uzun bir süre bilgi verilmediğini belirterek -2017/84 sayılı başvuru yönünden- 4/10/2016 tarihinde doğrudan bireysel başvuruda bulunmuştur. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı 19/8/2016 tarihinde yetkisizlik kararı vererek dosyayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiştir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 6/1/2017 tarihli ve 29940 Mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 680 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin maddesi ile 24/2/1983 tarihli ve 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 93/ maddesinde, hâkim ve savcıların kişisel suçları hakkında soruşturma yapma yetkisinin ilgilinin görev yaptığı yerin bağlı olduğu bölge adliye mahkemesinin bulunduğu yerdeki il Cumhuriyet başsavcılığına ait olduğu şeklinde değişiklik yapılmış olması gerekçesiyle 12/1/2017 tarihinde yetkisizlik kararı vererek dosyayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiştir. İstanbul Sulh Ceza Hâkimliği 3/5/2017 tarihinde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine başvurucunun tutukluluk durumunu incelemiş ve tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Başvurucu anılan karara itiraz etmiş, İstanbul Sulh Ceza Hâkimliği 12/5/2017 tarihinde itirazın kesin olarak reddine karar vermiştir. Başvurucu, anılan kararı 17/5/2017 tarihinde öğrendiğini bildirmiştir. Başvurucu -2017/26837 sayılı başvuru yönünden- 2/6/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İstanbul Sulh Ceza Hâkimliği 6/11/2017 ve 5/12/2017 tarihlerinde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine başvurucunun tutukluluk durumunu incelemiş ve her iki kararda da tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Başvurucu anılan kararlara itiraz etmiş, İstanbul Sulh Ceza Hâkimliği 28/11/2017 ve 19/12/2017 tarihlerinde her iki itirazın da kesin olarak reddine karar vermiştir. Başvurucu, anılan kararları 8/12/2017 ve 20/12/2017 tarihlerinde öğrendiğini bildirmiştir. Başvurucu -2018/2746 sayılı başvuru yönünden- 3/1/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 22/5/2018 tarihli iddianamesi ile başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) kamu davası açmıştır. Aynı tarihte İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca başvurucu hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu haricindeki suçlardan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Başsavcılık, aynı tarihte silahlı terör örgütüne üye olma suçu haricindeki suçlar yönünden başvurucunun resen tahliyesine karar vermiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 28/5/2018 tarihinde iddianamenin kabulüne karar vermiş ve Mahkemenin E.2018/110 sayılı dosyası üzerinden kovuşturma aşaması başlamıştır. Mahkeme 17/8/2018 tarihli duruşmada başvurucunun tahliyesine karar vermiştir. Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemesinde derdesttir. İlgili hukuk için bkz. Salih Sönmez (B. No: 2016/25431, 28/11/2018, §§ 33-56) başvurusu hakkında verilen karar.