4. Hukuk Dairesi 2009/14104 E. , 2010/10345 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalı ... ve ... Muhtarlığı aleyhine 23/01/2009 gününde verilen dilekçe ile sınır tespiti istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 23/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya iç…
**4. Hukuk Dairesi 2009/14104 E. , 2010/10345 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalı ... ve ... Muhtarlığı aleyhine 23/01/2009 gününde verilen dilekçe ile sınır tespiti istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 23/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, taraf köyler arasındaki idari sınırın yer üzerinde tespit edilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesi reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı köy tüzel kişiliği, kadastro çalışmaları sırasında önceden beri köylerine ait bulunan mera parselinin davalı köy hudutlarında kaldığını, diğer davalı köy ile sınırlarının önceki duruma uygun düzenlenmediğini belirterek davalı köyler ile aralarındaki sınırın yer üzerinde tespitini istemiştir. Yerel mahkemece, 442 sayılı Köy Yasası'na göre köy sınırlarının ihtiyar meclislerince belirleneceği, uzlaşmazlık çıkması halinde ise il/ilçe idare kurullarının yetkili ve görevli olduğu, mahkemenin herhangi bir yetki ve görevi olmadığı gerekçesiyle görevsizlik nedeni ile dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir. 442 sayılı Köy Yasası'nın 4 ve 5. maddeleri ile 11/05/1988 gün ve 19811 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren sınır anlaşmazlığı "Mülki Ayrılma ve Birleşme ile Köy Kurulması ve Kaldırılması Hakkındaki Yönetmeliğin 4. ve 5. maddelerindeki düzenlemelerden, köyler arasında bulunan sınırların toprak üstü uygulanmasında anlaşmazlık doğması durumunda, bu anlaşmazlığın belirtilen idari usul ve esaslara göre idarece çözümleneceği ve gerekirse sınırların yeniden çizileceği anlaşılmaktadır. Eldeki dava, eda davasının öncüsü niteliğinde bir özel hukuk ilişkisinin saptanmasına ilişkin olmayıp idari usuller çerçevesinde, idarece yapılan idari işleme karşı çıkılarak, aynı konuda yargı kararı verilmesi istendiğinden, iki köy arasındaki sınırın saptanmasına ilişkin istemin de idari yargı yerinde inceleneceği açıktır. Ayrıca İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 34/2. maddesinde “Köy, belediye ve özel idareleri ilgilendiren mevzuatın uygulanmasına ilişkin davalarla sınır uyuşmazlıklarında yetkili mahkeme, mülki idari birimin, köy, belediye veya mahallenin bulunduğu yahut yeni bağlandığı yer idare mahkemesidir.” biçiminde düzenleme yer almaktadır. Görev sorunu açıkça veya hiç ileri sürülmese de mahkemelerce kendiliğinden gözetilir. Yerel mahkemece, yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddedilmesi gerekirken, görevli mahkeme gösterilmeksizin işin idarece çözümleneceği gerekçesiyle yazılı biçimde görevsizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de, görevsizlik nedeni ile dava dilekçesinin reddi kararı sonuç olarak doğru olduğundan, gerekçe değiştirilerek kararın onanması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle gerekçesi değiştirilerek ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 14/10/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi. .