4. Hukuk Dairesi 2018/4754 E. , 2019/5222 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı .... San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine 08/07/2013 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/06/2018 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle daha önceden belirlenen 12/11/2019 duruşma günü için yapılan tebli
**4. Hukuk Dairesi 2018/4754 E. , 2019/5222 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı .... San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine 08/07/2013 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/06/2018 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle daha önceden belirlenen 12/11/2019 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine duruşmalı temyiz eden davalı şirket vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kâğıtlar incelenerek gereği düşünüldü. Dava, davacıya ait ruhsatlı maden sahasından izinsiz maden alınmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davaya konu silis madeni sahasında maden işletme ruhsatı ve işletme sahibi olduğunu, yasa gereği maden sahasından her türlü malzeme alma, çıkarma, taşıma, satma hak ve yetkisinin sahibi olduğunu, davalının maden sahasının değişik mevkilerinden maden aldığını ve bedelin bir kısmını çekle ödediğini, faturası kesilen ve teslim edilen madenin bir kısmının ise bedelinin ödenmediğini, davalının bu şekilde haksız kazanç elde ettiğini ve maden sahasına zarar verdiğini iddia ederek, oluşan zararın tazmini isteminde bulunmuştur. Davalı, davacı şirketten malzeme aldığını, bunların bedellerini ödediğini, anlaşma harici malzeme alınmadığını ve davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, bilirkişi raporu benimsenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 1- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 280 ve 281. maddelerinde bilirkişi raporunun duruşma gününden önce birer örneğinin taraflara tebliğ edileceği, tarafların bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; hükme esas alınan bilirkişi raporunun davalı vekiline 30/05/2018 tarihinde tebliğ edildiği, tebligat mazbatasında iki haftalık süre içinde itiraz edilebileceğinin belirtildiği, fakat mahkemece bu süre dolmadan 07/06/2018 tarihinde karar verildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere Hukuk Muhakemeleri Kanunu 280 ve 281. maddelerinin açık ve emredici hükümlerine rağmen davalı tarafın hukuki dinlenilme hakkını sınırlar mahiyette, bilirkişi raporuna itiraz süresi beklenmeksizin karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir. 2-6100 sayılı HMK'nın 118-186. maddeleri arasında düzenlenen yazılı yargılama usulünde ilk derece yargılaması beş aşamadan oluşmaktadır. Bunlar davanın açılması ve karşılıklı dilekçelerin verilmesi, ön inceleme, tahkikat, tahkikatın sona erdirilmesi ve sözlü yargılama ile hüküm aşamalarıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesinde ise davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgililerinin, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları ve bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkı ile mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini kapsayacağı düzenlenmiştir. HMK’nın 184. maddesinde hâkimin, tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delillerini inceledikten sonra, duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz vereceği, yine HMK’nın 186. maddesinde ise mahkemenin tahkikatın bitiminden sonra, sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet edeceği taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususunun bildirileceği ve sözlü yargılamada mahkemenin, taraflara son sözlerini sorarak hüküm vereceği düzenlenmiştir Dosyanın incelenmesinde; mahkemenin 07/06/2018 tarihli karar oturumuna, davalı veya görevlendirdiği bir vekilin katılmadığı, davalı vekilinin mazeret dilekçesi gönderdiği; fakat mahkemece mazeret talebine ilişkin olumlu veya olumsuz bir ara karar verilmediği gibi bir önceki oturumda davalıya HMK 186/1 maddesi gereği sözlü yargılama için duruşma davetiyesi gönderilmesine ilişkin herhangi bir ara karar da kurulmadığı anlaşılmaktadır. HMK’nın 27, 184 ve 186. maddelerinin açık ve emredici hükmüne rağmen, davalı tarafın savunma hakkını sınırlar mahiyette, sözlü yargılama için duruşmaya davet edilmeden ve sözlü yargılama aşaması gerçekleştirilmeden karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle de kararın bozulması iktiza eder. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan (1) ve (2) sayılı bentlerde açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve davalı şirket yararına takdir olunan 2.037,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.