(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/17290 E. , 2013/15147 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıkt…
**(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/17290 E. , 2013/15147 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: 1-2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca bilirkişi kurulu, arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak düzenleyeceği raporda, bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurları ve her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit etmelidir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında ise özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için dekar başına elde edilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğü verilerinin esas alınması aranmaktadır. Somut olayda dava konusu taşınmazın 4090.87 m²'lik bölümü üzerinde daimi irtifak hakkı kurulmuş olup, 07.07.2011 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz üzerinde 4 yaşında zeytin ağaçlarının bulunduğu ve bu niteliği itibariyle açık tarım arazisi olduğu, 25.11.2011 tarihli bilirkişi raporunda ve 16.01.2012 tarihli ek bilirkişi raporunda 4-5 yaşlarında zeytin ağaçları bulunduğu ve bu niteliği itibariyle kapama zeytin bahçesi olduğunun belirtildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun incelenmesinden ise; kamulaştırmaya konu edilen taşınmaz malın açık tarım arazisi kabul edilerek üzerindeki ağaçlara ayrıca değer belirlendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece gıda, tarım ve hayvancılık il müdürlüğünden yukarıda sözü edilen ağaçların yaş ve cinsine göre verim çağına gelmiş kaç tane zeytin ağacı bulunduğu, bu ağaçların tamamının taşınmaza kapama bahçe niteliği verip vermediği araştırılıp tamamının kapama bahçe olmasını sağlayacak yeterli sayıda ağaç bulunmaması halinde mevcut ağaç sayısına göre kapama bahçe olan kısmın saptanıp, geriye kalan bölüm açık tarım arazisi olarak değerlendirilmek üzere gıda, tarım ve hayvancılık il müdürlüğünden zeytin ağaçları ile ilgili olarak dekar başına verim miktarı, ortalama satış fiyatı ve üretim giderlerini de gösteren ve dosya içerisine getirilen verilerin ortalamasına göre yapılacak kapama bahçe olan bölüm ile açık tarım arazisi olan bölümün değeri saptanıp irtifak bedelinin buna göre hesaplanması gerektiğinin düşünülmemesi, Kabule göre de; 2-Kamulaştırma bedeli hesaplanırken toplam zemin bedeli üzerinden irtifak değeri hesaplanıp, bulunan irtifak değerine ağaçların zarar gördüğü tesbit edilmiş ise ve varsa ağaç bedeli eklenmesi gerekirken, tesbit edilen ağaç bedelinin dava konusu taşınmazın toplam bedeline ilave edildikten sonra toplam bedel üzerinden irtifak bedelini hesaplayan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuş olması, Doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 11.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.