Başvuru, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) tarafından başvurucu hakkında El-Kaide terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma kapsamında başvurucu 30/11/2006 tarihinde tutuklanmıştır. Başvurucu hakkında Başsavcılık tarafından El Kaide terör örgütünün amaçları doğrultusunda yönetici olarak örgütlenme faaliyetinde bulunma, terör örgütü El Kaidenin internet yoluyla propagandasını yapma, disket bomba yapma ve bulundurma, Atatürk'ün manevi şahsiyetine hakaret suçlarından cezalandırılması istemiyle 8/1/2007 tarihli iddianame düzenlenmiştir. Yargılamanın yapıldığı İzmir Ağır Ceza Mahkemesi (CMK madde ile görevli) tarafından 16/2/2009 tarihli kararla başvurucunun El Kaide terör örgütünün yöneticisi olma suçundan 12 yıl 6 ay hapis, Atatürk'ün hatırasına alenen hakaret etme suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; patlayıcı madde bulundurma ve El Kaide terör örgütünün propagandasını yapma suçlarından ise beraatine karar verilmiştir. Yargıtay Ceza Dairesi 28/6/2010 tarihinde ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir. Bu kez İzmir Ağır Ceza Mahkemesi verdiği 24/2/2011 tarihli kararla başvurucunun El Kaide terör örgütü adına suç işleme suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmasına karar vermiştir. Verilen kararın başvurucu müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Ceza Dairesi 5/4/2013 tarihli kararıyla, 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun 'un maddesiyle 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun maddesinin (6) numaralı fıkrasında yapılan değişiklik karşısında hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar vermiştir. Bozma kararı üzerine dosyayı yeniden ele alan İzmir Ağır Ceza Mahkemesi 9/12/2013 tarihinde başvurucunun El Kaide terör örgütü adına suç işleme suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmasına karar vermiştir. Başvurucu müdafiinin temyiz talebi üzerine Yargıtay Ceza Dairesi eksik araştırma ile hüküm kurulduğu gerekçesiyle15/6/2016 tarihinde bozma kararı vermiştir. Bunun üzerine İzmir Ağır Ceza Mahkemesinin 30/4/2019 tarihli kararıyla başvurucunun terör örgütünün propagandasını yapma suçunu işlediğinin sabit olduğu ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 11/4/2013 tarihli ve 6459 sayılı Kanun'un maddesi ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı terörle Mücadele Kanunu'nun maddesine eklenen dördüncü fıkra hükmü uyarınca bu maddenin ikinci fıkrasında tanımlanan suçu örgüt adına işleyenler hakkında 5237 sayılı Kanun'un maddesinin (6) numaralı fıkrasında tanımlanan suçtan dolayı ceza verilemeyeceğinden ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Başvurucu 18/6/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucunun temyiz talebi üzerine Yargıtay Ceza Dairesi 19/4/2021 tarihli kararıyla İzmir Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararın onanmasına karar vermiştir. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.