11. Ceza Dairesi 2009/17400 E. , 2012/1234 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik HÜKÜM : Her iki sanık yönünden ayrı ayrı; 5237 sayılı Yasanın 204/1 ve 53/1. maddeleri gereğince 2 yıl hapis cezası, güvenlik tedbiri Sanıklar müdafiinin yasal koşulları oluşmayan duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip, katılan vekilinin, vekâlet ücretinin eksik ödendiği
**11. Ceza Dairesi 2009/17400 E. , 2012/1234 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik HÜKÜM : Her iki sanık yönünden ayrı ayrı; 5237 sayılı Yasanın 204/1 ve 53/1. maddeleri gereğince 2 yıl hapis cezası, güvenlik tedbiri Sanıklar müdafiinin yasal koşulları oluşmayan duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip, katılan vekilinin, vekâlet ücretinin eksik ödendiğine ilişkin temyizinin kapsamına hasren yapılan incelemede gereği görüşüldü: 1- Berra Kuyumculuk Dış Ticaret San. Ltd. Şti. nin ortak ve yetkilisi olan sanıkların 17.10.2005 gün, 57-165/13 sayılı soruşturma raporuna göre Haydarpaşa Gümrük Müdürlüğünde 24.01.2003 gün ve 3909 sayılı Serbest Dolaşım Gümrük Beyannamesi ile Çin Halk Cumhuriyeti’nden gerçekleştirdikleri ithalat sırasında eksik beyanda bulunduklarının iddia olunması, 17.10.2005 gün, 57-165/13 sayılı soruşturma raporu ve 14.08.2006 günlü bilirkişi raporunda, Deniz Konşimentosunda “navlun varışta Türkiye’de ödenecektir” ibaresinin yer aldığının, şirket Muavin Defterinde de mal bedelinin 4.400 USD (7.330.070.000 TL), navlunun 2.442.033.000 TL ve sigorta bedelinin de 244.203.000 TL olarak ayrı ayrı kalemlerde toplam 10.016.316.306.300 TL. olarak yazıldığı belirtilmesine karşın, beyanname ekindeki 22.12.2002 tarih ve K2226 sayılı faturada mal bedeli ile navlun ve sigorta bedeli olmak üzere toplam tahakkuk miktarının 4.400 USD olması, beyannamenin de buna uygun olarak doldurulmuş olması, sanıkları suçlamayı kabul etmediklerini, muhasebe servisince ithalat dosyaları ile ilgili kayıtların birbirine karıştırıldığını, ithalat sırasında hiç navlun ve sigorta bedeli ödemediklerini, beyannamenin 22.12.2002 tarih ve K2226 sayılı faturaya uygun ve tüm giderler dahil edilerek düzenlendiğini savunması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi için öncelikle, Serbest Dolaşım Gümrük Beyannamesine esas 22.12.2002 tarih ve K2226 sayılı gerçek olup olmadığı, faturaya navlun ve sigorta bedelinin dahil olup olmadığı Çin Halk Cumhuriyeti Devleti’nin yetkili makamlarından sorulması, sanıklar hakkında kaçakçılık suçundan Üsküdar 1. Ağır eza Mahkemesine açıldığı anlaşılan dava dosyası getirtilip incelenerek, bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya intikali sağlanarak, toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildikten sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Kabule göre de; a- Kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, bu ilkelere uyulmadan ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan gerekçeden yoksun olarak denetime olanak vermeyecek şekilde soyut ifadelerle 5237 sayılı Yasa hükümlerinin lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması, b- 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendindeki alt soyu üzerindeki hak yoksunluğunun şartla tahliye tarihine kadar, diğer hak yoksunluklarının ise hapis cezasının infazına kadar uygulanacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, c- Takdiri indirim nedeninin uygulanmamasına ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmemesi, d- Katılan vekili lehine eksik vekalet ücreti tayin olunması, yasaya aykırı, e- 5237 sayılı TCK’nun 7/2. maddesi gözetilerek; hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK’nun 231. maddesi uyarınca sanık ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 08.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.