Ceza Genel Kurulu 2012/15-1353 E. , 2013/287 K. * DOLANDIRICILIK SUÇU * HIRSIZLIK * ETKIN PIŞMANLIK * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 53 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 58 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 141 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 157 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 168 "" Dolandırıcılık suçundan sanık Muharrem'in 5237 sayılı TCK'nun 157/1, 168/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 2 yıl 8 ay hapis ve 800 Lira adli para cezasıyla cezalandırılmas…
**Ceza Genel Kurulu 2012/15-1353 E. , 2013/287 K.** * DOLANDIRICILIK SUÇU * HIRSIZLIK * ETKIN PIŞMANLIK * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 53 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 58 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 141 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 157 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 168 **"İçtihat Metni"** Dolandırıcılık suçundan sanık Muharrem'in 5237 sayılı TCK'nun 157/1, 168/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 2 yıl 8 ay hapis ve 800 Lira adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin, Sincan 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 05.07.2007 gün ve 233-370 sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesince 07.05.2012 gün ve 13103-36435 sayı ile; “Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir Başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; olay tarihinde sanığın, bankamatikten para çeken müştekiye yardım etmek bahanesiyle fazla para çekmesini sağlayarak, parayı zarfa koyup geri yatırma önerisinde bulunduğu, müştekinin parayı koyduğu zarfı elinden alarak bankamatiğe yatırır gibi yaptığı, zarfı aldıktan sonra olay yerinden uzaklaştığı, sanığın koşarak gittiğini görmeleri üzerine müşteki ve oğlunun sanığı takibe aldığı, çevredekilerin yardımıyla yakaladıkları, sanığın kendi iradesiyle parayı müştekiye geri verdiği, sanığın bu şekilde önceden hazırlamış olduğu ve mağduru aldatmaya yönelik olan 'senaryo'yu sahneye koyduğu ve yardım etme bahanesiyle yaklaşarak mağdurun herhangi bir talebi olmaksızın isteği dışında cihazın butonlarına basarak mağdurun denetleme iradesini fesata uğrattığı, sanığın bu şekilde gerçekleşen eyleminin mahkemece dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;